Mesane, yani daha çok bilinen ismiyle idrar torbası böbreklerden genel idrarın dış ortama atılmadan önce vücut içinde depolandığı bir organdır. Tümörleri genel olarak iyi huylu tümörler ve kötü huylu tümörler olarak ikiye ayırabiliriz.

Mesanenin kötü huylu tümörlerine mesane kanserleri diyebiliriz. Mesanedeki kitlelerin büyük çoğunluğu kötü huylu tümördür yani kanserdir. Mesanenin iyi huylu tümörleri olmakla birlikte daha az sıklıkta görülmektedirler.

Mesane kanseri sıklıkla mesanenin en iç tabakasını oluşturan üroepitelyum adı verdiğimiz dokudan kaynaklanır ve üroepitelyal karsinom olarak adlandırılır (Transizyonel hücreli karsinom). Daha az sıklıkla olmakla birlikte mesanenin kas dokusu gibi diğer doku gruplarına ait kanserlerde görülebilmektedir.

Erken evrelerde sadece en iç tabakada oluşan ve büyüyen kanser hücreleri ileri evrelerde mesanenin kas dokusuna ve daha ileri evrelerde mesanenin hemen çevresindeki yağ dokusuna doğru ve hatta mesane çevresindeki diğer organlara doğru da büyüyebilir.

En tipik belirti idrarda kan görülmesidir (hematüri). Hemen tüm olgularda görülür ve genellikle ağrısızdır. İdrarda çıplak gözle de görülebildiği gibi bazen de yalnızca idrarın mikroskopik incelemesinde saptanır.

İdrarda kan görülmesi, aynı gaitada ya da balgamda kan görülmesinde olduğu gibi potansiyel olarak bir kanser belirtisidir ve göz ardı edilmemelidir.

İdrarda kan, tek başına mesanede kanser olduğunu göstermez. Buna neden olabilen başka durumlar da vardır.

Örneğin, bir idrar yolu enfeksiyonu veya böbrek taşı da buna neden olabilir. Özellikle mikroskopik hematürinin bazı kişilerde önemli bir sorun olmaksızın mevcut olabileceğini bilmek gerekir. Mesane kanserinin varlığını göstermek için tanısal testler yapmak gerekir.

Diğer belirtiler sık idrar yapma ve idrar yaparken ağrıdır (dizüri). Bu tür “irritatif” belirtiler daha nadirdir. Ancak üriner enfeksiyon yokluğunda bu belirtiler tesbit edilirse mesane kanserinin mevcut olmadığından emin olmak gerekir.

Mesane kanserinin tanısı konulduktan sonra tümörün büyüklüğü ve yerleşimine göre yapılacak ilk tedavi seçeneği cerrahidir. TUR adı verilen yöntemle mesane tümörü bu iş için özel olarak geliştirilmiş üzerinde ışık kaynağı,kamerası olan aletler yardımıyla parça parça kesilerek yakılır.

Bu parçalar patoloji tarafından incelenir, çıkan sonuca göre,cerrahi müdahale sonrasında mesanede kalan tümör hücrelerinin tekrar çoğalarak tümör oluşturmaması ve mesanenin daha derin katlarına ilerleyerek çevre dokulara sıçramaması için özel tıbbi ilaçlar mesane içerisine verilerek kalan tümör hücreleri yok edilebilir.

Bu tedavilerin tümüne mesane içi tedaviler denir. Genellikle hastanede yapılır. Mesaneye ince bir kateter yerleştirilerek ilaç mesaneye verilir. Bu hastalıkta önemli olan şudur hasta bir kez operasyon geçirdim mesane içi ilaç aldım artık ben iyiyim deyip takibi bırakmamalı çünkü nüks edebilir mutlaka 3 ayda bir kontrol sistoskopisi gereklidir.

Tümör adale tabakalarına tutmuş ise özellikle genç ve genel durumu iyi olan hastalarda mesanenin tamamen çıkartılması (Radikal Sistektomi) ve ardından barsaktan mesane yapılması en ideal tedavi yöntemidir. Bu ameliyat sonrası idrar yoluna bağlanan barsak mesane uygun hastalarda hasta konforu açısından en iyi yöntemdir.

Buna uygun olmayan hastalarda karında idrar torbası taşınan yöntem uygulanır. Bu ameliyatlar günümüzde laparoskopik hatta robotik olarak da yapılmaktadır.

Mesane kanseri olan hastaların çoğunun sigara içicisi olduğunu biliyoruz. Öncelikle kesinliği kanıtlanmış olan sigaradan uzak durarak mesane kanseriniönleyebiliriz. Mesane kanseri tanısı konulan ve tedavi edilen hastalarda dahi sigara içiciliğinin bırakılması kanserin tekrarlamaması açısından oldukça önemlidir.

Sadece sigara içmek değil sigara içilen bir ortamda sigara dumanını solumak dahi sakıncalıdır bu nedenle sigara içilen ortamlarda bulunmaktan kaçınmalıyız. Diğer bir sakınılması gereken madde arseniktir. Sudaki arsenik miktarının azaltılması ile mesane kanserlerinin sıklığının azaldığı bazı ülkelerde gösterilmiştir.

Meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan vitaminlerin de mesane kanserini önlediği ve koruyucu olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle bol miktarda meyve sebze tüketmeliyiz.

Bunun yanı sıra yüksel kolesterollü besinlerle beslenmenin ise mesane kanseri riskini artırdığı bilinmekte. Bu nedenle yüksek kolesterollü besinlerden de mümkün olduğunca uzak durmalı ve kan kolesterol düzeyimizi düzenli aralıklarla ölçtürmeliyiz.

Mesane kanserinden koruyucu etkisi olan ve her yerde rahatlıkla bulabileceğimiz bir diğer madde ise sudur. Sürekli sıvı almak idrar torbasını zararlı maddelere maruz kalmaktan koruyacağı için bol su tüketmeliyiz.


Tekirdağ Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!