Doktorsitesi.com

Meme Hastalıklarına Genel Bakış

Prof. Dr. Murat Akın
Prof. Dr. Murat Akın
7 Kasım 2015369 görüntülenme
Randevu Al
  • Meme dokusu, hormonal döngüye bağlı olarak hacimsel değişiklikler gösteren ve emzirme işlevi gören deri altı yerleşimli bir bezdir.
  • 20 yaşından itibaren kendi kendine muayene, 40 yaşından sonra ise yıllık uzman hekim kontrolü ve mamografi çekimi erken teşhis için kritiktir.
  • Meme hastalıklarının teşhisinde mamografi ve ultrasonografi temel yöntemler olup, şüpheli kitlelerin değerlendirilmesi ve biyopsi süreçlerinde etkin rol oynarlar.
Meme Hastalıklarına Genel Bakış
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Anatomisi ve Fizyolojik Yapısı

Meme, deri altı yerleşimli ve süt salgılama işlevi gören özelleşmiş bir bezdir. Temel işlevi olan emzirme, bebeğin hayatta kalması için gerekli besinleri almasını sağlar. Anatomik olarak meme dokusu, 2. ve 6. kotlar (kaburgalar) arasında, pektoralis major fasyasının yüzeysel ve derin tabakaları arasında konumlanır.

Meme yapısı yaşa, kiloya ve ırka bağlı olarak kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. İki meme arasında doğal bir asimetri bulunması olağan bir durumdur. Ayrıca meme hacmi hormonal döngüden etkilenir; menstruasyon başlangıcından bir hafta önce en yüksek hacme ulaşırken, mens başladıktan 5-6 gün sonra en düşük seviyesine iner.

Meme Sağlığı Takip ve Muayene Takvimi

Meme sağlığının korunmasında düzenli kontroller kritik bir rol oynar. Her kadının 20 yaşından itibaren düzenli aralıklarla kendi kendine meme muayenesi yapması önerilir. Yaş gruplarına göre takip protokolü şu şekildedir:

  • 20-39 Yaş Arası: Düzenli olarak 3 yılda bir uzman bir hekim tarafından fiziksel muayene yapılmalıdır.
  • 40 Yaş ve Üstü: Her yıl düzenli uzman hekim muayenesi ve yıllık mamografi çekimi ihmal edilmemelidir.
  • Genel Takip: Sağlık durumu elverdiği sürece yıllık mamografi kontrollerine devam edilmelidir.

Adım Adım Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM)

Kendi kendine meme muayenesi için en ideal zaman, adetin başlangıcından itibaren 7. ile 9. günler arasıdır. Menopozdaki veya adet görmeyen kadınlar ise muayeneyi her ayın aynı gününde gerçekleştirmelidir. Muayene sırasında şu adımlar izlenmelidir:

  1. Ayna Karşısında Gözlem: Kollarınızı önce aşağıya salarak, sonra yukarı kaldırarak memelerinizde görsel bir değişiklik olup olmadığını kontrol edin.
  2. Bel Bölgesi Kontrolü: Ellerinizi belinize bastırarak meme derisinde çekinti, kitle, şişlik veya çukurlaşma olup olmadığına bakın.
  3. Sırt Üstü Muayene: Sağ sırtınızın altına bir yastık koyarak uzanın ve sağ kolunuzu başınızın altına yerleştirin. Sol elinizin orta üç parmak ucuyla, hafiften derine doğru dairesel hareketlerle tüm memeyi tarayın.
  4. Yönelim: Muayeneyi yukarıdan aşağıya ve içten dışa doğru gerçekleştirin. Aynı işlemleri sol meme için de tekrarlayın.
  5. Duşta Kontrol: Duş sırasında sabunun sağladığı kayganlıktan faydalanarak memelerinizi ve her iki koltuk altı bölgenizi dikkatlice kontrol edin.

Meme Hastalıklarında Görüntüleme Yöntemleri

Meme hastalıklarının teşhisinde en yaygın kullanılan yöntemler mamografi ve ultrasonografidir. Modern mamografi cihazlarında alınan radyasyon miktarı 0.1 rad’dan daha azdır; bu seviyedeki radyasyonun meme kanseri ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Mamografinin Amacı ve Klinik Önemi

Mamografinin temel amacı, memedeki lezyonları henüz belirti vermeden (nonpalpabl) erken dönemde tespit etmektir. Erken teşhis, hastaların prognozunu (hastalık seyri) doğrudan olumlu etkiler. Amerikan Kanser Birliği, 35 yaşından sonra bir "base-line" (temel) mamografi çektirilmesini ve 40-50 yaş arası yıllık çekimlerin düzenli yapılmasını önermektedir.

Mamografinin kullanıldığı temel durumlar şunlardır:

  • Muayenede saptanamayan ancak neoplazm şüphesi uyandıran lezyonların değerlendirilmesi,
  • Çoklu kistlerin veya biyopsi gerekliliği netleşmemiş kitlelerin incelenmesi,
  • Segmental mastektomi ve radyoterapi almış hastaların takibi,
  • Mastektomi yapılan hastaların diğer (kontrlateral) memesinin kontrolü,
  • Belirti veren ancak kitle hissedilmeyen yağlı ve büyük memelerin incelenmesi,
  • Senkron veya multisentrik (birden fazla odaklı) lezyonların tespiti.

Ultrasonografi ve Biyopsi Süreci

Gelişmiş ultrasonografi cihazları, kitlelerin boyutunu belirlemede ve kitlelerin solid-kistik (katı veya sıvı dolu) ayrımını yapmada oldukça etkilidir. Ayrıca ultrason eşliğinde zahmetsiz ve güvenilir biyopsi işlemleri gerçekleştirilebilir. Nihai biyopsi kararı, deneyimli bir radyoloğun raporu doğrultusunda, hastanın klinik tablosuna hakim olan cerrah tarafından verilmelidir.

Etiketler

Meme ultrasonografisiMeme hastalıkları nelerdirMamografiMeme anatomisiMeme hastalıklarında görüntülemeMamografi neden çekilmelidirMeme hastalıkları hakkında

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Murat Akın

Prof. Dr. Murat Akın

Prof. Dr. Murat Akın, 1974 yılında Mersin'in Erdemli ilçesinde dünyaya geldi. 1990 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1996 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanını aldı. Genel Cerrahi ihtisasını ise yine aynı fakültede 2004 yılında tamamladı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.