Obezite bir hastalık mı?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Obezite Cerrahisi ve Tedavi Yaklaşımları
Hastanemizde kanser cerrahisinin yanı sıra obezite ameliyatları da güvenli bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Op. Dr. Murat Can Mollaoğlu, obeziteyi yalnızca estetik bir kaygı değil, tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık olarak gördüklerini ifade etmektedir. Bu kapsamda, hastaların dış görünüşlerinden ziyade obezitenin yol açabileceği ikincil hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilmesi temel öncelik olarak belirlenmiştir.
Obezite Ameliyatı İçin Gerekli Kriterler ve Vücut Kitle İndeksi
Obezite cerrahisi kararı, hastanın kişisel beyanından ziyade belirli tıbbi kriterlere ve vücut kitle indeksine (VKİ) dayanmaktadır. Ameliyat planlaması yapılabilmesi için hastanın genel sağlık durumunun ve kilo oranının uluslararası standartlara uygun olması gerekmektedir. Bu kriterleri karşılamayan hastalar için cerrahi dışı alternatif yöntemler değerlendirilmektedir.
Ameliyat İçin Gerekli VKİ Kriterleri:
| Vücut Kitle İndeksi (VKİ) | Ek Koşul |
|---|---|
| 35 ve Üzeri | Hipertansiyon, şeker vb. eşlik eden hastalık varlığı |
| 40 ve Üzeri | Ek hastalık şartı aranmaksızın cerrahi endikasyon |
Cerrahi Dışı Alternatifler: Mide Botoksu ve Mide Balonu
Son dönemde popülaritesi artan mide botoksu ve mide balonu uygulamaları, cerrahiye uygun olmayan veya cerrahi öncesi hazırlık aşamasındaki hastalar için birer seçenektir. Bu işlemler genellikle vücut kitle indeksi 27 ile 35 arasında olan bireylere uygulanmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki; bu yöntemler bir cerrahi alternatifi değildir ve cerrahi endikasyonu olan hastalar için en etkili çözüm yolu ameliyattır.
Morbid obez veya ultra morbid obez grubundaki hastalarda, ameliyat risklerini azaltmak ve hastayı operasyona hazırlamak amacıyla öncelikle bu işlemlerden yararlanılabilmektedir. Bu sayede hastanın bir miktar kilo vermesi sağlanarak cerrahi süreç daha güvenli hale getirilmektedir.
Ameliyat Öncesi Multidisipliner Değerlendirme Süreci
Ameliyat kararı, farklı uzmanlık alanlarından hekimlerin yer aldığı multidisipliner bir kurul tarafından titizlikle alınmaktadır. Bu kurulda; endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları, psikiyatri, anestezi ve genel cerrahi uzmanları görev yapmaktadır. Hastanın fiziksel uygunluğunun yanı sıra psikiyatrik ve endokrinolojik olarak da sürece hazır olup olmadığı detaylıca incelenmektedir.
- Endokrinoloji Kontrolü: Hastanın en az 6 aylık zayıflama tedavisine rağmen sonuç alamamış olması şartı aranır.
- Psikiyatri Kontrolü: Geçmişte yaşanan psikiyatrik problemlerin ameliyata engel teşkil edip etmediği araştırılır.
- Kurul Onayı: Tüm branşlar onay verdikten sonra hasta operasyon için hastaneye yatırılır.
Ameliyat Süreci ve Sonrası Takip
Hastalar operasyondan bir gün önce hastaneye yatırılarak hazırlık süreci başlatılmaktadır. Ortalama 1 ile 1,5 saat süren ameliyatın ardından hastalar 3 gün boyunca serviste gözetim altında tutulmaktadır. Üçüncü günün sonunda yapılan radyolojik kontrollerde herhangi bir sorun saptanmazsa taburculuk planlanmaktadır.
Taburculuk sonrası süreçte diyetisyen desteği ile beslenme planı oluşturulmaktadır. Hastaların sağlık durumları; 1. ay, 3. ay, 6. ay ve 1. yılın sonunda gerçekleştirilen periyodik kontrollerle yakından takip edilmektedir.
Operasyon Sonrası İyileşme ve Yaşam Tarzı Önerileri
Hastaların ameliyat sonrası dönemde normal hayatlarına hızlıca dönebilmeleri hedeflenmektedir. Taburcu olan hastalar günlük rutinlerini yerine getirebilse de, tam iyileşme için belirli kurallara uymaları kritiktir. Özellikle ilk 6 ay boyunca ağır kaldırmaktan kaçınılması gerekmektedir.
Fiziksel aktivite konusunda ise ilk bir ay boyunca düzenli yürüyüşler yapılması tavsiye edilmektedir. Birinci ayın tamamlanmasıyla birlikte, kilo kaybına bağlı oluşabilecek sarkmaları önlemek ve vücudu sıkılaştırmak amacıyla yüzme ve hafif sporlara başlanması önerilmektedir. Hastalar, ameliyattan bir ay sonra sosyal ve profesyonel yaşamlarına tamamen adapte olabilmektedir.




