Doktorsitesi.com

Meme Dikleştirme Ameliyatı

Op. Dr. Ercan Demirbağ
Op. Dr. Ercan Demirbağ
16 Şubat 2022402 görüntülenme
Randevu Al
Meme dikleştirme ameliyatı, yağ ve süt bezelerinden oluşan kastan yoksun, yer çekimi, emzirme, sık sık kilo alıp verme, doğum yaşlanma ve yanlış sütyen kullanımı gibi etmenlerle birlikte sarkan memelerin yeniden estetik ve sağlıklı bir görünüme kavuşturulması ameliyatıdır.
Meme Dikleştirme Ameliyatı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Dikleştirme Ameliyatı Nedir?

Meme dikleştirme ameliyatı, çeşitli etkenlere bağlı olarak formunu kaybeden ve sarkan memelerin yeniden estetik, dik ve sağlıklı bir görünüme kavuşturulması işlemidir. Meme dokusu, kas tabakasından yoksun olup yağ ve süt bezelerinden oluştuğu için dış etkenlere karşı oldukça hassastır. Yer çekimi, emzirme, sık kilo alıp verme, doğum, yaşlanma ve yanlış sütyen kullanımı gibi faktörler zamanla sarkmaya yol açmaktadır.

Tıp literatüründe memelerin olması gereken anatomik konumdan daha aşağıda bulunması durumuna pitoz adı verilir. Pitoz geliştiğinde, meme dokusunun içi boşalabilir veya deri aşırı derecede bollaşarak sarkık bir görüntü oluşturabilir. Bu durum, kadınlarda estetik kaygıların yanı sıra psikolojik huzursuzluklara da neden olabilmektedir.

Mastopeksi olarak adlandırılan bu cerrahi prosedürde, meme hacmi değiştirilmeden sadece meme ucu ve meme dokusu olması gereken ideal pozisyona taşınır. Böylece daha genç ve diri bir meme formu elde edilir.

Meme Dikleştirme Ameliyatında İz Kalır mı?

Mastopeksi, temel olarak estetik kaygıları gidermeyi amaçlayan bir operasyon olsa da, memenin durumuna göre belirli izler kalabilmektedir. Bu noktada en belirleyici kriter, meme başının normal seviyesinden ne kadar aşağıda olduğu ve dokudaki sarkma miktarıdır. İz oluşumu şu iki duruma göre değişiklik gösterir:

  • Hafif ve Orta Dereceli Sarkmalar: Meme başı olması gereken yerden 2-3 cm aşağıda ise periareolar mastopeksi yöntemi uygulanır. Bu yöntemde belirgin bir iz bırakmadan dikleştirme yapmak mümkündür.
  • İleri Dereceli Sarkmalar: Hem meme başında hem de dokusunda bariz bir sarkma mevcutsa, meme başından aşağı doğru uzanan düz çizgi şeklinde bir iz kalması kaçınılmazdır.

Mastopeksi ameliyatı, teknik ve sonuçlar açısından meme küçültme ameliyatı ile benzerlikler taşır. Operasyon sonrası elde edilen yeni meme formu, hastaların vücut hatlarıyla uyumlu bir görünüme kavuşmasını sağlar. Bu değişim sayesinde hastalar istedikleri kıyafetleri rahatlıkla giyebilir, özgüven artışı ve psikolojik iyileşme yaşarlar.

Ameliyat Süreci ve Teknik Detaylar

Meme dikleştirme operasyonları modern cerrahi tekniklerle, hastanın konforu ön planda tutularak gerçekleştirilir. Operasyon süreciyle ilgili temel bilgiler şu şekildedir:

  • Anestezi Türü: Operasyon genel anestezi altında yapılır.
  • Operasyon Süresi: Ameliyat ortalama 2,5 saat sürmektedir.
  • Güvenlik Önlemleri: Ameliyat sonrasında bölgede kan birikmesini önlemek amacıyla geçici olarak dren yerleştirilir.
  • Destekleyici Ekipman: Ameliyat bitiminde memelere ideal şekli veren özel bir medikal sütyen giydirilir.

İyileşme Dönemi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ameliyat sonrası iyileşme süreci oldukça hızlıdır ve hastalar kısa sürede günlük rutinlerine dönebilirler. İyileşme takvimi genel olarak şu şekilde ilerlemektedir:

SüreçUygulama ve Durum
Hastanede YatışAynı gün taburcu olunabilir veya 1 gün misafir edilir.
Banyo ve PansumanAmeliyatın 3. gününde banyo yapılabilir ve pansuman yenilenir.
DikişlerGizli ve kendiliğinden eriyen dikişler kullanıldığı için dikiş alınmasına gerek yoktur.
Sütyen KullanımıÖzel medikal sütyenin 3-6 hafta boyunca kullanılması gerekmektedir.
İşe DönüşAğır olmayan işlerde çalışanlar 1 hafta sonra işine dönebilir.
Spor Faaliyetleri2. haftadan itibaren hafif, 6. haftadan itibaren ağır sporlar yapılabilir.

Etiketler

Göğüs dikleştirmeMeme dikleştirme estetiğiMeme dikleştirme ameliyatıGöğüs dikleştirme ameliyatı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ercan Demirbağ

Op. Dr. Ercan Demirbağ

Op.Dr. Ercan DEMİRBAĞ, Ankara’da doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da, lise öğrenimini Konya Meram Fen Lisesi’nde tamamladıktan sonra, 1996 yılında birincilikle Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine girmiş ve başarıyla tamamlayarak "Tıp Doktoru" unvanı almıştır. 2003 yılında çok istediği Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ihtisasına TUS’ta dereceyle ilk tercih olarak ülkemizin en yoğun kliniklerinden SSK Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başlamıştır. ‘Parsiyel Kulak Defektlerinde Lokal Flep Alternatifleri’ konusunda hazırladığı uzmanlık teziyle Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı olmaya hak kazanmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.