Doktorsitesi.com

Manik atak ve tms tedavisi

Uzm. Dr. Mustafa Erim
Uzm. Dr. Mustafa Erim
20 Mayıs 20151503 görüntülenme
Randevu Al
Manik atak ve tms tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bipolar Bozukluk Nedir? Tanı Kriterleri ve Yaygınlığı

Bipolar bozukluk, temel olarak duygu durumunun iki uç noktası olan mani ve depresyon dönemleri ile karakterize bir psikiyatrik rahatsızlıktır. Klinik bir tanı konulabilmesi için hastanın hayatı boyunca yalnızca bir kez mani veya hipomani atağı geçirmesi yeterli kabul edilmektedir. Bu tanı için kişinin mutlaka bir depresyon nöbeti geçirme şartı bulunmamaktadır.

Dünya genelinde ve ülkemizde yapılan araştırmalar, bu hastalığın her dilden ve ırktan bireyi etkilediğini göstermektedir. Toplumdaki genel görülme sıklığı (insidansı) yaklaşık %1 civarındadır. Bu istatistik, her 100 kişiden birinin yaşamının bir döneminde en az bir kez mani atağı tecrübe ettiği anlamına gelmektedir.

Mani Atağının Belirtileri ve Klinik Görünümü

Mani atağı dönemindeki bireylerde belirgin bir neşe hali, sürekli gülme, şarkı söyleme ve çevresindekilere şaka yapma eğilimi gözlemlenir. Bu süreçte uyku ihtiyacı ciddi oranda azalır; kişi günde sadece 3 saatlik bir uykuyla kendisini son derece zinde hissedebilir. İştah artışına rağmen, metabolik hızın etkisiyle genellikle kilo alımı gerçekleşmez.

Atak sırasında bireyler kendilerini olduğundan çok daha güçlü, zeki ve zengin hissederek kendilerini dünyanın merkezinde konumlandırabilirler. Bu özgüven artışı, beraberinde ciddi riskli davranışları getirmektedir. Mani dönemindeki bir kişi şu davranışları sergileyebilir:

  • Maddi imkânlarını aşan, ölçüsüz ve hesapsız harcamalar yapmak.
  • Kapasitesini aşan büyük yatırımlara girerek maddi kayıplar yaşamak.
  • Olağan dışı ve şaşırtıcı cinsel davranışlar sergilemek.
  • Sosyal normların dışına çıkan giyim ve iletişim tarzı benimsemek.

Bilişsel Fonksiyonlar ve İletişim Bozuklukları

Manik hastalar, çevrelerindeki insanları yoracak düzeyde aşırı konuşma eğilimi gösterirler. Düşünce akışındaki hız nedeniyle konudan konuya atlayarak bir olayı bitirmeden diğerine geçerler. Bu durum, dinleyiciler için iletişimi oldukça güç bir hale getirir. Ayrıca, telefon görüşmelerindeki aşırılıklar nedeniyle yüksek faturalarla karşılaşılması sık görülen bir durumdur.

Bu dönemde en büyük sorunlardan biri de dikkat eksikliğidir. Hasta, herhangi bir konuya odaklanmakta veya konsantre olmakta büyük güçlük çeker. Bu yönüyle mani tablosu, çocukluk çağında görülen hiperaktivite ve dikkat eksikliği sendromu ile benzerlikler taşımaktadır.

Hastalığın Seyri ve İyileşme Süreçleri

Bipolar bozukluk ataklar halinde seyreden bir hastalıktır ve ataklar arasındaki dönemlerde kişi tamamen normal işlevselliğine döner. Dışarıdan bakıldığında, kişinin bir rahatsızlığı olduğu anlaşılamaz. Atakların iyileşme süreleri ise türüne göre farklılık gösterir:

Atak TürüOrtalama İyileşme Süresi
Mani Nöbeti2 - 4 Hafta
Depresyon Nöbeti1 - 3 Ay

Tedavi Edilmeyen Vakalar ve Kronikleşme Riski

Tedavi altına alınmayan vakalarda mani ve depresyon atakları sıklaşabilir. Bazı durumlarda depresyon tablosu kronik bir hal alarak hastanın yılın büyük bölümünü depresif modda geçirmesine neden olur. Özellikle ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalar, iyileşme dönemlerinin çok azaldığı kronik faza geçiş yapabilirler.

Bipolar Bozukluk Tedavisinde TMU Yöntemi

Günümüzde bipolar bozukluk tedavisinde TMU (Transkraniyal Manyetik Uyarı) oldukça kritik bir tedavi unsuru haline gelmiştir. Bu yöntemde, hastanın içinde bulunduğu faza göre farklı frekans uygulamaları tercih edilir:

  1. Manik Fazda: Beyin aktivitesini dengelemek adına daha düşük frekanslar uygulanır.
  2. Depresif Fazda: Duygu durumunu yükseltmek amacıyla daha yüksek Hz (hertz) değerleri tercih edilir.

Bu stratejik frekans farklılıkları, TMU'nun her iki uçtaki nöbetlerin tedavisinde etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamaktadır.

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Mustafa Erim

Uzm. Dr. Mustafa Erim

Uzm. Dr. Mustafa ERİM, Lisans öncesi eğitimlerini tamamlamasının ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğu tıp eğitimini 1987 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Zorunlu hizmet yükümlülüğünü Afyon/Emirdağ'da yerine getirmiştir. 1989 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde Nöroloji Asistanı olarak görev yapmaya başlamıştır. 1993 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimini tamamlamış ve Nöroloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.