Doktorsitesi.com

Konjenital muskuler tortikollis

Fzt. Mesken Gümüşsoy
Fzt. Mesken Gümüşsoy
17 Mayıs 2018217 görüntülenme
Randevu Al
Konjenital muskuler tortikollis
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Konjenital Muskuler Tortikollis (KMT) Nedir?

Konjenital Muskuler Tortikollis (KMT), boyun bölgesinde bulunan sternokleidomastoid (SKM) kasının tek taraflı kısalması sonucunda ortaya çıkan bir kas iskelet sistemi problemidir. Bu durumda çocuğun başı, kısa olan kasın tarafına doğru yan yatmış; yüzü ise tam tersi yöne dönmüş bir pozisyon alır. KMT tanısı alan çocukların yaklaşık üçte birinde SKM kası içerisinde belirgin bir kitle tespit edilmektedir.

Klinik tanı aşamasında uzmanlar belirli fiziksel bulguları baz almaktadır. Başın eğri tutulması, tortikollis görülen taraftaki yanağın daha basık olması ve kas dokusu içinde kitle varlığı, tanıyı kesinleştiren temel unsurlardır. Erken teşhis, tedavi sürecinin başarısı açısından kritik bir öneme sahiptir.

KMT Nedenleri ve Risk Faktörleri

İstatistiksel verilere göre tortikollis, erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha sık görülmektedir. Vücudun sağ tarafında oluşma sıklığı ise sol tarafa göre daha yüksektir. Bu durumun gelişiminde gebelik ve doğum sürecine dair birçok faktör rol oynamaktadır.

Tortikollis oluşumuna zemin hazırlayan temel risk faktörleri şunlardır:

  • İkiz gebelikler,
  • Makat geliş ile gerçekleşen doğumlar,
  • Gecikmiş sezaryen operasyonları,
  • Zorlu ve komplike doğum hikayeleri.

Oluşma mekanizması incelendiğinde; bebeğin anne karnında anormal pozisyonda kalması, travmaya maruz kalması veya doğum esnasında kas liflerinin gerilerek uzaması gibi nedenler öne çıkmaktadır. Ayrıca tortikollis sadece boyunla sınırlı kalmayıp; omurga, kalça, kol ve bacaklarda da asimetrik duruş bozukluklarına yol açabilmektedir.

Tedavi Edilmeyen Tortikollis Riskleri

Zamanında müdahale edilmeyen olgularda, ikincil (sekonder) olarak gelişen ciddi sağlık sorunları gözlemlenebilir. Bu problemler sadece estetik kaygılarla sınırlı kalmayıp, çocuğun genel gelişimini de olumsuz etkilemektedir.

Etkilenen AlanGörülebilecek Problemler
Kafatası ve YüzŞekil bozuklukları ve asimetri
Motor FonksiyonlarHareket kısıtlılığı ve gelişimsel gecikmeler
Postür ve DengeVücut duruş bozuklukları ve denge kayıpları

Bu tür komplikasyonların önlenmesi adına, asimetri fark edilir edilmez vakit kaybetmeden bir fizyoterapi programına başlanması gerekmektedir.

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Süreci

KMT tedavisinde uygulanan fizyoterapi programı temel olarak masaj, germe egzersizleri ve stratejik pozisyonlamalardan oluşmaktadır. Tedavinin başarısı, klinik seansların evdeki uygulamalarla desteklenmesine bağlıdır. İlk aylarda tedaviye başlanan bebeklerin neredeyse tamamında, cerrahi işleme gerek kalmadan tam iyileşme sağlanmaktadır.

Aile Eğitimi ve Günlük Pozisyonlama

İyileşme sürecini hızlandırmak için çocuğun uyanık olduğu tüm zaman dilimlerinde asimetriyi azaltacak pozisyonlar tercih edilmelidir. Bu süreçte ailenin rolü büyüktür:

  1. Yüzüstü, sırtüstü ve yan yatışlarda çocuk tortikollis yönüne göre doğru konumlandırılmalıdır.
  2. Ebeveynler çocuğu kucakta taşırken asimetriyi düzeltecek teknikleri uygulamalıdır.
  3. Ailenin tüm bireyleri bu pozisyonlama eğitimi sürecine dahil edilmelidir.

İyileşme Süreci ve Cerrahi Müdahale

Bilimsel çalışmalar, yaşamın ilk 4 ayında fizyoterapiye başlayan bebeklerin, ortalama 3-4 aylık bir süreçte cerrahi müdahaleye ihtiyaç duymadan iyileştiğini kanıtlamaktadır. Ancak, bir yıl boyunca düzenli tedavi almasına rağmen klinik tabloda iyileşme görülmeyen olgular, cerrahi açıdan değerlendirilmek üzere ilgili uzmanlara yönlendirilmelidir.

Sonuç olarak, çocuk hekimleri tarafından tanısı konulan bebekler, gelişimsel risklerin minimize edilmesi için gecikmeksizin bir fizyoterapiste yönlendirilmeli ve kişiye özel tedavi programına başlanmalıdır.

Etiketler

Tortikollis nedirTortikolliste ftrKonjenital muskuler tortikollis

Yazar Hakkında

Fzt. Mesken Gümüşsoy

Fzt. Mesken Gümüşsoy

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.