Kolon kanseri nedir?

Kolon kanseri nedir?

Bağırsak Kanseri 

Kalın bağırsak (barsak, kolon) kanseri ne sıklıkta görülür?

Kalın bağırsak (barsak, kolon) kanserleri, dünyadaki en yaygın kanserler arasında yer alırlar ve yaklaşık 2,000 kişide bir görülürler. En sık 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülür ve kadın / erkek farkı gözetmezler. Bu durum bazı hücrelerin uygun olmayan şekilde (anarşik) çoğalması ile gelişirler. Bu tümörler iyi huylu (sıklıkla polip) ve kötü huylu (kanser) şeklinde olabilirler. İnce bağırsak yaklaşık 6 metre uzunluğunda iken, kalın bağırsak 1.5 metre kadar uzunluktadır. Kalın bağırsak su ve yararlı olan besinlerin emildiği organdır. Son 15 yılda, tarama testlerinin artması ile hem kalın bağırsak kanserleri sıklığı ve hemde ölüm oranları azalmıştır. Kalın bağırsak kanserlerinin % 70’i sol tarafta, % 25’i sağ tarafta ve % 5’i ise iki farklı bölgede (senkron tümör) yer alır.

Rektum kanseri nedir?

Kalın barsağın en uzun kısmı olan kolonda ortaya çıkan kanserlere kolon (kalın barsak, kalın bağırsak) kanseri ve son kısmında ortaya çıkan kanserlere de ‘rektum kanseri’ denir. Bu konu rektum kanseri bölümünde detaylı olarak açıklanmıştır.

Kalın bağırsak (barsak, kolon) kanseri kısa sürede mi gelişir?

Kalın bağırsak (barsak kanseri, kolon kanseri) kanserlerinin gelişmesi çoğu kez yıllar alır ve çoğunlukla bağırsak içindeki polip adı verilen iyi huylu urlardan veya Crohn hastalığı yada ülseratif kolit gibi bazı iltihabi kalın bağırsak hastalıklarından ötürü gelişirler. Bu tümörler yayılma yada sıçramalarını yakınlarındaki lenf damarlarına, karaciğer, kemik, prostat, mesane veya rahim gibi komşu organlara yapabilirler. Kalın bağırsak (barsak, kolon) kanserlerinin % 95’i adenokarsinom grubundandır.

Kimler kalın bağırsak kanseri açısından risk grubundadır?

50 yaşın üstündeki kişiler

Ailede kalın bağırsak kanseri olanlar

Ailevi polipozis hastalığı olanlar (familyal adenomatozis polipozis – FAP)

Yüksek yağ ve kalorili (özellikle hayvansal yağlar) ve düşük lifli diyetle beslenen kişiler

Kalın bağırsak polipleri veya kanseri olanlar

Yumurtalık, rahim veya meme kanseri öyküsü olan kadınlar

Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalığı varlığı

Aşırı kilolu olmak, egzersiz yapmamak

Şeker hastalığı, sigara ve aşırı alkol kullanmak ve uzun süreli olarak gece vardiyasında çalışmak

Peutz-Jeghers sendromu olan hastalarda yaşam boyu % 20 oranında bağırsak kanseri gelişme riski vardır.

Kimler kalın bağırsak kanseri açısından düşük risk grubundadır?

Kişisel veya ailesel bağırsak kanseri öyküsünün olmaması

Birinci derece akrabalarda bağırsak kanseri öyküsünün olmaması

Birinci derece akrabalardan birisinde 45 yaştan sonra bağırsak kanseri öyküsünün olması

Bu grupta risk altında olmayan kişilere oranla iki kat risk bulunur.

Bu gruptaki kişilere dışkıda gizli kan testi ve kolonoskopi önerilir.

Kimler kalın bağırsak kanseri açısından orta derecede risk grubundadır?

Birinci derece akrabalardan birisinde 45 yaştan önce bağırsak kanseri öyküsünün olması

Birinci derece akrabalardan ikisinde yaştan bağımsız olarak bağırsak kanseri öyküsünün olması

Bu grupta risk altında olmayan kişilere oranla altı kat risk bulunur.

Bu gruptaki kişilere 35-40 yaş civarında kolonoskopi önerilir ve 55 yaş civarında tekrarlanır.

Kimler kalın bağırsak kanseri açısından yüksek risk grubundadır?

Aile bireylerinden birisinde ailevi polipozis hastalığı olması (familyal adenomatozis polipozis – FAP)

Aile bireylerinden birisinde HNPCC (herediter veya kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser) bulunması

Üç veya daha fazla birinci ve ikinci derecede akrabalarda kalıtsal bağırsak kanseri olması

Bu gruptaki kişiler % 50 gibi risk altındadır.

HNPCC veya kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser ile ilişkili tümörler hangileridir?

Bu gruptaki hastaların % 80’inde bağırsak kanseri, % 40’ında rahim kanseri, % 15’inde mide kanseri, % 12’sinde yumurtalık kanseri ve % 5’inde idrar yolları kanseri bulunur.

Kalın bağırsak kanserinden nasıl korunulabilir?

Düzenli olarak 50 yaştan itibaren dışkıda gizli kan testi, kalın bağırsak röntgeni (barsak grafisi, kolon grafisi), kolonoskopi veya sanal kolonoskopi gibi tarama testlerini yaptırmak

Ailede kalın bağırsak polibi veya kanseri öyküsü olanların, genetik danışmanlık alması ve bu tür testleri yaptırması

Diyet düzenlemesi: bol miktarda posa bırakan baklagiller, sebze ve meyve tüketilmesi ve aşırı yağlı gıdaların kısıtlanması

Düzenli spor yapmak

Düzenli folik asit, kalsiyum ve D vitamini içeren multivitamin kullanmak

Kadınlarda menapoz sonrasında hormon tedavisi almak

Düzenli Aspirin kullanmak, kalın bağırsak polibi oluşumunu azaltır. 

Kalın bağırsak kanseri nasıl yayılır?

Kalın bağırsak kanseri, direkt temas yolu, lenf, kan veya periton yolu ile yayılabilir. Vakaların % 30’unda lenf bezi tutulumu mevcuttur. Hastaların % 50’sinde karaciğere ve % 10’unda ise akciğere yayılır.

Kalın bağırsak kanserinin belirtileri nelerdir? 

Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, bir haftadan uzun süren kabızlık, ishal yada dışkı çapının incelmesi gibi

Bağırsağın tam olarak boşalamama hissi

Sıklıkla kramp tarzında karın ağrıları

Dışkıda kan görülmesi, dışkının parlak kırmızı veya koyu siyah olması

Nedeni açıklanamayan demir eksikliğine bağlı kansızlık ve yorgunluk hissi

Nedeni açıklanamayan kilo kaybı

Kalın bağırsak kanseri nasıl teşhis edilir? 

Parmakla makattan muayene

Dışkıda gizli kan testi

Endoskopi (ışıklı bir aletle bağırsağın incelenmesi) ile biopsi alınması

İlaçlı kalın bağırsak filmi (barsak grafisi, kolon grafisi)

Sanal kolonoskopi (tomografi ile araştırma)

Bilgisayarlı tomografi

Kan testleri: tümör markerları (CEA, Ca 19-9)

PET/CT: diğer organlara yayılımı araştırmak için

Kalın bağırsak kanserinin tedavisi nasıldır?

Kalın bağırsak (barsak, kolon) kanseri tedavisinde başlıca şu tedavi yöntemleri kullanılır.

Cerrahi

Kemoterapi

Işın tedavisi (radyoterapi)

Hedefli tedaviler

Kalın bağırsak kanserinin cerrahi tedavisi nasıl yapılır?

Tümörü ve lenf bezlerini çıkartmaya yönelik cerrahi işlem, kalın bağırsak kanserleri için en yaygın tedavidir. Ameliyat öncesinde bağırsak hazırlığı veya temizliği uygulanır. Ameliyat öncesinde, enfeksiyondan korunmak için antibiyotik ve pıhtılaşmayı önlemek içinse düşük molekül ağırlıklı heparin (kan sulandırıcı) uygulanır. Kalın bağırsak (barsak, kolon) kanseri ameliyatı açık cerrahi, laparoskopik cerrahi veya robotik cerrahi yöntemlerinden birisi ile gerçekleşirilebilir. Laparoskopik cerrahi veya robotik cerrahi yöntemleri, birkaç küçük delikten kalın bağırsak kanserinin alınması ve farklı bir bölünden daha büyükçene bir kesi yaparak tümörlü kalın bağırsağın dışarıya alınması prensibi ile gerçekleştirilir. Her iki teknikte, daha az ağrılı olma ve daha erken işe geri dönme olanağı gibi avantajlar taşırlar.

Çoğu hastada cerrah, kalın bağırsak (barsak, kolon) veya rektumun sağlıklı parçalarını tekrar birleştirilir (anastomoz), ancak bazı durumlarda kalın bağırsağın geçici veya kalıcı olarak karın derisine dikilmesi işlemi (kolostomi) gerekebilir. Kalın bağırsağın sağ yarısında olan kanserlerde sağ yarısının alınmasına sağ kolektomi veya sağ hemikolektomi adı verilir, kalın bağırsağın sol yarısında olan kanserlerde sol yarısının alınmasına sol kolektomi veya sol hemikolektomi adı verilir. Bağırsağın devamlılığı sağlıklı iki ucun birleştirilmesi (anastomoz) ile sağlanır.

Kalın bağırsak kanserinin cerrahi tedavisi sonrasında ne tür sorunlar görülebilir?

Kalın bağırsak (barsak, kolon) kanseri ameliyatı sonrasında ağrı olabilir, ancak ilaçlarla kontrol altına alınır, birkaç gün gıda verilmeyip serum tedavisi uygulanabilir.

Komşu organlarda yaralanmalar olabilir.

Bacak damarlarında pıhtı oluşabilir (emboli veya derin ven trombozu)

Yara yerinde iltihaplanma olması

Ameliyata bağlı yapışıklıklar (adhezyon) gelişmesi

Birleştirilen kalın bağırsak uçları ayrışıp, sızıntı yapabilir, bu duruma anastomoz kaçağı adı verilir. Bazen, basit bir kateter yerleştirilmesi ile bu durum düzeltilebilirken, bazen ikinci bir girişimle bağırsağı deriye ağızlaştırmak (kolostomi veya ileostomi işlemi) gerekebilir. Rektum kanseri ameliyatları sonrasında bazı cinsel sorunlara rastlanabilir.

Kalın bağırsak kanserinin ışın tedavisi nasıl yapılır?

Radyasyon veya ışın tedavisi, kanser hücrelerini öldürmek ve çoğalmalarını önlemek için yüksek enerjili X ışınlarının kullanımını içerir. Doktorlar radyasyon tedavisini, cerrahiden önce (tümörü küçültmek ve nüks şansını azaltmak amacıyla) veya cerrahiden sonra kullanabilirler. Işınlar dışarıdan (eksternal radyasyon) verilir veya doku içerisine yerleştirilen bazı iğneler ile doku içerisine verilir (internal radyasyon).

Kalın bağırsak kanserinin hedefli tedavileri nasıl yapılır?

Kemoterapinin kanser hücreleri yanında sağlıklı hücrelerde etki etmesi nedeniyle, buy an etkiden korunmak amacı ile hedefli tedaviler geliştirilmiştir. Sadece o hedefler için özel olarak geliştirilmiş ilaçlarla (monoklonal antikor tedavisi) kanser hücrelerinin vurulmasını amaçlar. Monoklonal antikor tedavisi bağışıklık sisteminin tek bir hücresinden laboratuvar ortamında üretilen antikorlar ile gerçekleştirilir. Bu antikorlar kanser hücrelerine yapışır, onların büyümelerini ve yayılmalarını engeller. Monoklonal antikorlar damardan verilir, tek başlarına ilaçları taşırlar, bazı zehirleri ve radyoaktif maddeleri normal hücrelere ulaştırmadan direkt olarak kanser hücrelerine taşıyabilirler. 

Kalın bağırsak kanserinin evreleri nasıldır?

Kalın bağırsak kanserinde tüm evreler ele alındığında ortalama 5 yıllık sağkalım % 65'dir. Kalın bağırsak kanserinin ne derecede yayıldığını anlayabilmek için evreleme yapılır. Kalın bağırsak (barsak, kolon) kanseri evrelemesinde daha sık olarak İngiltere'nin StMark Hastanesi'nde patolog olan Dukes'ın 1932'de tanımladığı sınıflama kullanılır.

Dukes sınıflaması

Dukes A: sadece kalın bağırsak (barsak, kolon) içinde yer alan kanser, on yıl sağkalım % 92’dir.

Dukes B: kalın bağırsak (barsak, kolon) duvarı dışına taşan kanser, on yıl sağkalım oranı % 90’dır.

Dukes C: kalın bağırsak (barsak, kolon) kanserinin bölgesel lenf bezlerine yayılması, on yıl sağkalım oranı % 60’dır.

Dukes D: uzak organlara (karaciğer vb.) sıçrama (metastaz) yapan kalın bağırsak (barsak, kolon) kanseri, beş yıl sağkalım oranı % 6-8 civarındadır.

Ayrıca, 1954 yılında Amerikan Kanser Komitesi (American Joint Committee on Cancer - AJCC) ve Uluslararası Kanser Birliği’nin (International Union Against Cancer - IUAC) ortak olarak belirlediği TNM sınıflamasında ise tümör büyüklüğü T0 ile T4 arasında tanımlanır, lenf düğümü tutulumu N0-N3 ve metastaz durumu M0-M1 arasında tanımlanır. Evre 1 ile 4 arasında evrelendirme yapılır, 1. evre başlangıç aşamasında ve 4. evre yayılmış tümör anlamına gelir. Ayrıca, patoloji sınıflaması olarak düşük dereceli (low grade) veya yüksek dereceli (high grade) diye bir sınıflama daha kullanılır. Düşük dereceli (low grade) karsinom, mikroskop altındaki görüntünün sağlıklı dokuya daha yakın olduğunu, ancak yüksek dereceli (high grade) karsinom ise kanser açısından daha yüksek riskli anlamında kullanılmaktadır.

Evre 0: kanser çok erken safhadadır, insitu karsinom adı da verilir. Sıklıkla polipektomi yeterlidir ve nadiren kolektomi gerekir. Kemoterapi veya radyoterapi gerekmez.

Evre I: kanser kalın bağırsağın iç kısmını tutmuştur. Kolektomi ve lenf bezlerinin çıkartılması prensibine dayanır, kemoterapi veya radyoterapi gerekmez. Beş yıl sağkalım oranı % 90’dan fazladır.

Evre II: kanser kalın bağırsağın dışına yayılmış, fakat lenf bezlerini tutmamıştır. Kolektomi ve lenf bezlerinin çıkartılması prensibine dayanır, kemoterapi sıklıkla gerekmez. Doktorunuzun kanserin patolojik incelemesinde yüksek dereceli (high grade) olduğunu görmesi, kanserin komşu organlara yayılmış olması, ameliyatta 12’den az sayıda lenf bezinin çıkartılmış olması, cerrahi sınırlara yakın bir bölümde kanserli hücrelerin görülmüş olması, kanserin bağırsakta delinmeye yol açmış olması durumunda, ameliyatı gerçekleştiren cerrah, kemoterapi ve nadiren radyoterapi önerebilir. Beş yıl sağkalım oranı % 90 civarındadır.

Evre III: kanser yakındaki lenf bezlerine yayılmıştır. Kolektomi ve lenf bezlerinin çıkartılması ve ek olarak kemoterapi ve bazen de radyoterapi prensibine dayanır. Beş yıl sağkalım oranı % 45-65 civarındadır.

Evre IV: kanser vücudun diğer bölümlerine (karaciğere, akciğerlere veya diğer organlara) yayılmıştır. Bu durumda cerrahi tedavinin yararı azdır, öncelikle kemoterapi, radyoterapi ve /veya hedefli tedavi uygulanır. Hastanın bu tedavilere yanıtı gözlenirse veya sonuçta metastatik tümörlerin küçülerek, tedaviye olumlu yanıt vermesi durumunda ameliyat düşünülebilir. Ancak, tümörün tam tıkanıklığa veya delinmeye yol açması durumunda kalın bağırsağın dışarıya ağızlaştırılması (kolostomi) şeklinde cerrahi girişim gerekebilir. Kalın bağırsak kanserinin karaciğere sıçrama (metastaz) yapması durumunda önce karaciğerdeki tümörler radyofrekans (RF) tedavisi veya kriyocerrahi (kriyoterapi, dondurma tedavisi) gibi cerrahi dışı yöntemler ile tümörler küçültülmeye çalışılır. Bazen de kalın bağırsağın tam tıkandığı durumlarda ameliyata gerek duyulmadan endoskopi yolu ile stent yerleştirilerek kalın bağırsak akışı tekrar eskisi gibi sağlanabilir ve hastaya kemoterapi uygulanabilir. Beş yıl sağkalım oranı % 6-8 civarındadır.

Kalın bağırsak kanserinde tedavi sonrası izlem nasıl gerçekleştirilir?

Düzenli kontroller sağlık durumundaki değişikliklerin fark edilmesini sağlarlar. Kontroller, doktor muayenesi, dışkıda gizli kan testi, kolonoskopi, akciğer grafileri ve laboratuar testlerini (tümör markerları, kan sayımı vb.) içerir.

Kalın bağırsak kanserinin tekrarlaması durumunda ne yapılır?

Kalın bağırsak kanseri tedavi sonrasında, sadece bölgesel nüks yapabilir, bu durumda öncelikle cerrahi tedavi düşünülür. Kanser uzaktaki organlara sıçrama (metastaz) yapabilir ki bu durumda öncelikle kemoterapi veya hedefli tedaviler planlanır ve şayet tümör çapında ufalma belirlenirse cerrahi tedavi (ameliyat) önerilir. Kalın bağırsak (barsak, kolon) kanserinin en sık sıçrama (metastaz) yaptığı organ karaciğerdir.

Bu makale 9 Mart 2021 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Op. Dr.Yüksel Arslan, İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayıp Genel Cerrahi uzmanı olmuştur.

Branşı ile ilgili olan tüm hastalıkların tıbbi tedavilerini veya ameliyatlarını yapmaktadır.
Özellikle guatr, laparoskopik (kapalı) fıtık, laparoskopik safra kesesi, anal fissür, anal fistül, hemoroid, pilonidal sinüs ameliyatları açısından yoğun tecrübeye sahiptir.
Mide endoskopisi ve kolonoskopiyi de rutin olarak uygulamaktadır.

Op. Dr.Yüksel Arslan, Mesleki çalışmalarına Özel Biga Can Hastanesi'nde devam etmektedir.

Etiketler
Bağırsak ameliyatı
Op. Dr. Yüksel Arslan
Op. Dr. Yüksel Arslan
Çanakkale - Genel Cerrahi
Facebook Twitter Instagram Youtube