Doktorsitesi.com

Ben Obezite Cerrahisi İçin Aday Mıyım?

Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli
Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli
26 Ekim 2016361 görüntülenme
Randevu Al
Ben Obezite Cerrahisi İçin Aday Mıyım?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Morbid Obezite: Küresel Bir Sağlık Sorunu ve Mevcut Durum

Obezite, günümüzde gelişmiş dünya ülkelerinin karşı karşıya kaldığı en kritik sağlık problemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yetişkin nüfusun %25'inden fazlası obezite ile mücadele ederken, %5'ten fazlası morbid obezite (hastalık boyutunda şişmanlık) kategorisinde yer almaktadır. Bu oranların son yıllarda ivme kazanarak artması, konunun ciddiyetini gözler önüne sermektedir.

İstatistiksel veriler, morbid obezitenin hayati risklerini açıkça ortaya koymaktadır. Amerika'da kolon ve meme kanserine bağlı yıllık ölüm sayısı yaklaşık 95.000 iken, morbid obezite kaynaklı hastalıklardan dolayı 300.000 ölüm gerçekleşmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2012 verilerine göre, ülkemizde 15 yaş ve üzeri nüfusun %17'si obezdir. Cinsiyet dağılımına bakıldığında ise bu oran kadınlarda %21, erkeklerde %14 seviyesindedir.

Bölge/KategoriObezite OranıMorbid Obezite Oranı
ABD Yetişkinleri>%25>%5
Türkiye (Genel)%17-
Türkiye (Kadın)%21-
Türkiye (Erkek)%14-

Morbid Obezite Tanımı ve Beraberinde Getirdiği Hastalıklar

Morbid obezite, bir bireyin Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değerinin 40’ın üzerinde olması durumudur. Bu durum sadece fiziksel bir görünüm meselesi değil, yıllar içinde yaşam kalitesini düşüren, psikolojik fonksiyonları bozan ve yüksek mortalite (ölüm) riski taşıyan kronik bir hastalıktır.

Morbid obeziteye bağlı olarak gelişen başlıca sağlık problemleri şunlardır:

  • Kardiyak (kalp) hastalıklar ve hipertansiyon
  • Diabetes mellitus (Şeker hastalığı)
  • Uyku apnesi ve solunum problemleri
  • Lipid bozuklukları ve reflü hastalığı
  • İdrar tutamama ve eklem hastalıkları
  • Kısırlık

Ayrıca, morbid obezitenin belirli kanser türlerinin etiyolojisinde rol oynadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Erkeklerde kolon, rektum ve prostat kanserleri; kadınlarda ise meme, uterus (rahim) ve over (yumurtalık) kanserleri bu risk grubunda öne çıkmaktadır.

Obezite Tedavisinde Yöntemler: Konservatif Yaklaşımlar ve Cerrahi

Morbid obezitenin ideal tedavisi için ilk aşamada diyet ve egzersiz gibi konservatif yaklaşımlar tercih edilir. Bu programlar bazı hastalarda etkili olsa da, asıl sorun sonucun sürdürülebilirliğidir. Bilimsel veriler, morbid obez bireylerin sadece %5 ile %10'unun bu yöntemlerle kalıcı kilo verebildiğini göstermektedir.

Bu düşük başarı oranı nedeniyle, 1991 yılında Amerika Ulusal Sağlık Enstitüleri, diyet ve egzersizle sonuç alamayan ve vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan hastaları "yüksek riskli" olarak tanımlamış ve cerrahi müdahaleyi önermiştir.

Obezite Cerrahisi (Bariatrik Cerrahi) ve Etkileri

Günümüzde morbid obezitenin uzun dönemli tedavisinde cerrahi yaklaşımın en etkili yöntem olduğu pek çok bilimsel çalışma ile ispatlanmıştır. Bariatrik cerrahi olarak da adlandırılan bu ameliyatlar, hastaların beklenen yaşam sürelerini uzatmakta ve obeziteye eşlik eden Tip 2 diyabet gibi metabolik hastalıkları iyileştirmektedir.

Obezite cerrahisinin gelişimi ve uygulama sıklığı şu şekildedir:

  1. 1996 yılında ABD'de cerrahi uygulama oranı her 100.000 kişide 3.3'tür.
  2. 2007 yılında bu oran 22.4’e yükselmiştir.
  3. Günümüzde sadece Amerika'da yılda 200.000’den fazla obezite ameliyatı yapılmaktadır.

Kimler Obezite Ameliyatı İçin Adaydır?

Aşağıdaki kriterleri karşılayan bireyler obezite cerrahisi için uygun adaylar olarak değerlendirilir:

  • Vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde olması,
  • Vücut kitle indeksinin 35’in üzerinde olması ve beraberinde hipertansiyon, diyabet, uyku apnesi veya dizde osteoartrit gibi ek hastalıkların bulunması.

Ameliyat Sonrası Süreç ve Beklentiler

Cerrahi teknikler sayesinde hastalar total vücut kilolarının %65-70’ini verebilmektedir. Kilo verme süreci ameliyattan sonraki 24 ay boyunca devam etmekle birlikte, en hızlı kayıp ilk 6 ayda gerçekleşir.

Unutulmamalıdır ki; obezite cerrahisi kozmetik bir işlem değil, ciddi bir tıbbi karardır. Cerrahiden maksimum yarar sağlamak için hastaların ameliyat sonrası kendilerine önerilen yaşam tarzı değişikliklerini ve diyet programlarını titizlikle sürdürmeleri hayati önem taşımaktadır.

Prof. Dr. Abdulkadir BEDİRLİ
Genel Cerrahi Uzmanı

Etiketler

Obezite tedavisiObezite ameliyatıObezite tedavi yöntemleriObezite cerrahisi sonrası beslenmeObezite etkenleriObezite riskleriBen obezite cerrahisi için aday mıyım?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli

Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli

Prof. Dr. Abdulkadir BEDİRLİ, lise öğrenimini 1981 yılında Kabataş Erkek Lisesi'nde bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1988 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1997 yılında Genel Cerrahi uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.