KLEPTOMANİ (ÇALMA HASTALIĞI)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Kleptomani Nedir? Temel Özellikleri ve Belirtileri
Kleptomani, kişinin maddi değeri olmayan veya kişisel kullanım için ihtiyaç duymadığı nesneleri çalma dürtüsüne tekrar tekrar karşı koyamaması ile karakterize bir dürtü kontrol bozukluğudur. Bu rahatsızlığa sahip bireyler, genellikle çaldıkları nesnelerin parasını ödeyebilecek ekonomik güce sahiptir. Çalınan nesneler çoğunlukla gizlice muhafaza edilir veya el altından geri getirilir.
Diğer dürtü kontrol bozukluklarında olduğu gibi, kleptomanide de eylem öncesinde belirgin bir gerginlik artışı yaşanır. Hırsızlık eyleminin gerçekleştirilmesini takiben kişide haz alma, rahatlama ve gerginlikte azalma görülür. Ancak bu geçici tatmin duygusunun ardından suçluluk hissi, vicdan azabı ve depresif ruh hali gelişebilir.
Kleptomanik eylemler genellikle planlanmamıştır ve bu süreçte başka kişiler yer almaz. Kişiler, geçmişte bu sebeple tutuklanmış veya sosyal prestij kaybı yaşamış olsalar dahi, eylem anında yakalanma olasılığını göz ardı ederler. Burada temel amaç nesneye sahip olmak değil, çalma eyleminin kendisidir.
Kleptomani Tanı Ölçütleri (DSM-IV)
Kleptomani teşhisi konulabilmesi için belirli klinik kriterlerin karşılanması gerekmektedir. Aşağıdaki tablo, Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan DSM-IV el kitabına göre belirlenen tanı ölçütlerini özetlemektedir:
| Madde | Kleptomani İçin Tanı Ölçütleri |
|---|---|
| A | Kişisel kullanım ya da parasal değeri için gereksinilmeyen nesneleri çalmaya yönelik dürtülere tekrar tekrar karşı koyamama. |
| B | Hırsızlık girişiminde bulunmadan hemen önce giderek artan bir gerginlik duyumunun olması. |
| C | Hırsızlık girişimi sırasında haz alma, doyum bulma ya da rahatlama sağlama. |
| D | Çalma girişimi kızgınlık veya intikam amacıyla yapılmaz; hezeyan ya da halüsinasyona bir yanıt değildir. |
| E | Çalma eylemi; Davranım Bozukluğu, Manik Epizod ya da Antisosyal Kişilik Bozukluğu ile daha iyi açıklanamaz. |
Not: Bu tablo, DSM-IV (1994) verilerinden Köroğlu E. çevirisi ile Hekimler Yayın Birliği izniyle kullanılmıştır.
Kleptomaninin Tarihsel Gelişimi ve Sınıflandırılması
Kleptomani, 19. yüzyılın başlarından itibaren anlamsız nesneleri çalma hastalığı olarak tıp literatüründe yer almaktadır. "Kleptomaniac" terimi ilk kez 1838 yılında Esquirol ve arkadaşları tarafından, değersiz nesneleri çalmakta uzmanlaşmış kişileri tanımlamak için kullanılmıştır.
Hastalık 150 yılı aşkın süredir bilinmesine rağmen, konu üzerine iyi düzenlenmiş çalışmaların sayısı sınırlıdır. Kleptomani, ayrı bir tanı grubu olarak ilk kez ICD-9 ve DSM-III sistemlerinde tanımlanmıştır. Güncel sınıflandırmalarda ise şu şekilde yer alır:
- DSM-IV: Başka yerde sınıflandırılmamış dürtü kontrol bozuklukları.
- ICD-10: Alışkanlık ve dürtü bozuklukları.
Toplumda Görülme Sıklığı ve Demografik Özellikler
Kleptomaninin toplumda görülme oranının yaklaşık %0.6 olduğu tahmin edilmektedir. Veriler, dükkan hırsızlığı yapanların %5'inden daha azının gerçek anlamda kleptomani hastası olduğunu göstermektedir. Ancak hastaların utanç duyması ve vakaların gizlenmesi nedeniyle gerçek yaygınlığın daha yüksek olduğu düşünülmektedir.
Cinsiyet ve yaş dağılımı incelendiğinde şu veriler dikkat çekmektedir:
- Cinsiyet Faktörü: Kadınlarda görülme oranı erkeklerden fazladır. Ancak bu durum, yakalanan kadınların psikiyatriye, erkeklerin ise genellikle hapse sevk edilmesinden kaynaklanan bir yanılsama olabilir.
- Başlangıç Yaşı: Hastalığın başlangıç yaşı kadınlarda ortalama 35, erkeklerde ise 50 civarındadır.
- Süreç: Semptomların başlaması ile ilk klinik inceleme arasında genellikle uzun yıllar bulunmaktadır.
Erkeklerde dürtü kontrol bozuklukları daha çok piromani veya patolojik kumar gibi agresif türlerde görülürken; kadınlarda kleptomani ve trikotillomani gibi daha az agresif formlar baskındır.



