Doktorsitesi.com

KİŞİLİĞİMİZ NASIL OLUŞUR

Psk. Abdullah Alpaslan
Psk. Abdullah Alpaslan
3 Şubat 2016213 görüntülenme
Randevu Al
KİŞİLİĞİMİZ NASIL OLUŞUR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kişilik ve Kimlik Nedir?

Kişilik, bireyin kendisini tutarlı ve bütün bir varlık olarak algılaması, çevresiyle ve "öteki" ile kurduğu ilişki biçimlerinin toplamıdır. İnsanların anne, baba, eş, arkadaş veya çocuklarıyla nasıl bağ kuracağını belirleyen bu temel yapı, hayat boyu gelişimini sürdürse de temelleri yaşamın ilk yıllarında atılır. Kimlik ve kişilik oluşumu, doğuştan gelen genetik özelliklerin çevre ile etkileşime girerek şekillenmesi sürecidir.

Doğum Öncesi Dönemin Kişilik Üzerindeki Etkileri

Kişilik gelişimi sanılanın aksine doğumla değil, anne karnında başlar. Bebeğin beyin yapılanması iki temel faktörden etkilenir:

  1. Genetik Miras: Anne ve babadan gelen, dış müdahaleye kapalı olan genetik malzemedir.
  2. Hormonal Etkiler: Annenin hamilelik sürecinde salgıladığı hormonlar kan yoluyla fetüse ulaşır. Annenin yaşadığı olaylara verdiği duygusal tepkiler, bu hormon salınımını doğrudan etkiler.

Annenin bu süreçteki stres, kaygı veya depresyon seviyesi, bebeğin beyin yapısında dolaylı değişikliklere yol açarak kişilik oluşumuna zemin hazırlar. Bu nedenle hamilelik dönemindeki duygusal doğallık, sağlıklı bir beyin yapılanması için kritiktir.

Doğum Sonrası Gelişim ve İlk Beş Yılın Önemi

İnsanın kişilik yapısını asıl belirleyen süreç, yaşamın ilk beş yılıdır. Bu dönemde atılan temellerin üzerine sonraki tüm yaşantılar inşa edilir. Çocuk, bu süreçte farklı gelişimsel engellerle karşılaşır ve sağlıklı bir ebeveyn tutumuyla bu engelleri aşarak ruhsal doğumunu gerçekleştirir. Bu kritik beş yıl, üç ana döneme ayrılır:

1. Dönem: 0-1 Yaş (Temel Güven Duygusu)

Bu evre, çocuğun bir başkasına bağlanma ihtiyacı duyduğu ve dünyanın güvenli bir yer olup olmadığını anlamlandırdığı dönemdir. Temel güven duygusu, içsel bir süreklilik ve aynılık hissidir. Bu hissin oluşumunda ana figür bakım veren (anne) kişidir.

  • Aynalama İşlevi: Anne, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını (sevilme, önemsenme) karşılıyorsa, çocuk kendini değerli hisseder.
  • Kendilik Tasarımı: Çocuk, annesinin bakışları, sesi ve dokunuşu üzerinden kendi varlığını tanımlar.
  • Güvensizlik: Eğer anne tutarsızsa veya ihtiyaçları karşılamıyorsa, çocuk dış dünyayı ve insanları güvenilmez olarak kodlar. Bu durum, ileride kişinin sürekli başkalarının onayına ve ilgisine ihtiyaç duymasına neden olabilir.

2. Dönem: 1-3 Yaş (İlişki Şablonları ve Master Kalıp)

Bu dönemde çocuk, ikili ilişkilerin temelini öğrenir. Anne ile kurulan bu ilk bağ, kişinin hayatı boyunca kullanacağı bir master kalıp (ana şablon) oluşturur.

KavramAçıklama
Master KalıpKişinin gelecekteki tüm ilişkilerinde kullanacağı temel modeldir.
Kişilik ÖrüntüsüKişinin hep benzer tipteki insanları hayatına çekmesi ve benzer ilişki sorunlarını yaşamasıdır.

Eğer bu dönemdeki ilişki modeli hatalıysa, kişi yetişkinliğinde de bu hatalı şablonu tekrarlar. Bu nedenle 1-3 yaş arasındaki olumsuz deneyimler, kişilik bozukluklarının temel nedenleri arasında yer alır.

3. Dönem: 3-5 Yaş (Üçlü İlişkiler ve Sosyal Roller)

Bu evrede çocuk, ikili ilişkiden (anne-çocuk) üçlü ilişki sistemine (anne-baba-çocuk) geçer. Üçüncü bir kişinin varlığını algılamaya başlar ve zihinsel faaliyetleri gelişir.

  • Cinsel Kimlik: Çocuk cinsiyetinin farkına varır; hemcins ebeveyni ile rekabet ederken karşı cins ebeveyne yakınlaşır.
  • Sosyal Roller: Kız çocuk anneyi, erkek çocuk babayı model alarak toplumdaki rollerini öğrenir.
  • Patolojiler: Bu dönemdeki duygular sağlıklı yatıştırılmazsa, yetişkinlikte aşırı kıskançlık krizleri veya üçüncü kişileri tehdit olarak görme gibi savunma mekanizmaları gelişebilir. Model alacak bir figürün eksikliği ise kimlik karmaşasına yol açabilir.

Sonuç: Onarıcı İlişkilerin Rolü

İnsan doğası gereği iyiye ve güzele doğru gelişme eğilimindedir. Gelişim sürecinde ebeveynlerin ve çevrenin hatalar yapması kaçınılmazdır. Ancak asıl sorun, bu hataların telafi edilmemesidir. Onarıcı ilişkilerin kurulmadığı durumlarda, bireyin ruhsal gelişimi ilgili dönemde takılı kalır ve bu durum kişilikte derin izler bırakan patolojilere yol açar.


Yazar: Abdullah ALPASLAN
Klinik Psikolog / Psikoterapist

Etiketler

Kişilik gelişimiKişilik gelişimini etkileyenlerKişilik sorunlarıKişilik çatışmasıKişilik problemleriKişilik karmaşasıKişilik bozulmasıKişilik bozuklukKişilik analiziKişilik değişikliği psikiyatrik tedavisiKişilik değişmesi ve tedavisiKişilik değişimiKişilik sorunuKişilik problemiKişilik bozukluğu nasıl fark edilirKişilik bozukluğu ile nasıl anlaşacağızKişilik oluşumu

Yazar Hakkında

Psk. Abdullah Alpaslan

Psk. Abdullah Alpaslan

1982 Konya / Akşehir doğumludur. Selçuk Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümü’nden 2004 yılında mezun oldu. 2016 yılında İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji lisansüstü eğitimini ‘Panik Bozukluğun EMDR ile Tedavisi ve Olgu Sunumu’ hakkında yazdığı proje ile tamamladı. Askerlik görevini 9. motorlu piyade tugayında psikolog asteğmen olarak tamamlamıştır. 2004 yılından beri çeşitli kurumlarda klinik psikolog/psikoterapist olarak çalışmaktadır. Alanında uzman kişilerden psikoterapi teknikleri ile ilgili birçok eğitim alan Abdullah ALPASLAN; psikoterapi çalışmalarında, danışanlarının ihtiyaçlarına göre müdahale ve tedavi seçeneği sunan bütüncül bir yaklaşımı savunmaktadır. Bu bütüncül bakış açısı; danışanın yüzeydeki sorunlarına olduğu kadar, bu sorunların temeli olan ana sorunlar üzerine odaklamaktadır. Bu nedenle de tek bir terapi yöntemini değil; hastayı çok yönlü tanımayı gerektiren ve çeşitli müdahale seçenekleri sunan farklı yöntem ve teknikleri bir arada kullanmaktadır. 13 yıllık mesleki tecrübesi ve kendini geliştirmeye yönelik aldığı eğitimlerle oluşturduğu bütüncül yaklaşım kişiye özgü bir psikoterapi anlayışı sunar. ALPASLAN; ilişkisel psikoterapi, aktarım odaklı terapi, Masterson terapisi, hipnoterapi, kendilik psikolojisi, nesne ilişkileri, ego psikolojisi, bilişsel-davranışçı terapi, duygu odaklı terapi, EMDR terapisi gibi birbirini tamamlayan terapi yöntem ve tekniklerini hastanın ihtiyaçlarına göre kullanır. Ulusal ve uluslararası birçok kongre ve bilimsel toplantıya katılan Abdullah ALPASLAN; 2017 yılında SEPI (Uluslararası Entegratif Psikoterapiler Topluluğu) tarafından ABD’nin Denver şehrinde düzenlenen kongrede ‘Hücum Terapi’ konulu sözlü sunum gerçekleştirmiştir. Yine 2017 yılında Kanada’nın Toronto şehrinde SPR (Psikoterapiler Topluluğu) tarafından düzenlenen kongrede poster sunumu ile yer almıştır. Travmalar (kayıp, ayrılık), anksiyete bozuklukları (panik atak, fobiler, okb), kişilik bozuklukları (borderline, narsisistik, şizoid kişilik bozuklukları) depresyon, ergenlik bunalımları, cinsel kimlik seçimi, gibi alanlarda problem yaşayan kişilere yönelik psikoterapi çalışmalarını İstanbul’da devam ettirmektedir. EĞİTİMLER • Lisans Eğitimi - Selçuk Üniversitesi, Psikolojik Danışmanlık • Lisansüstü Eğitimi - Esenyurt Üniversitesi, Klinik Psikoloji • Bütüncül Psikoterapi Eğitimi - Psikoterapi Enstitüsü, Uzm. Dr. Tahir ÖZAKKAŞ • EMDR Eğitimi - Davranış Bilimleri Enstitüsü, Prof. Dr. Emre KONUK • EMDR Süpervizyon- Davranış Bilimleri Enstitüsü, Prof. Dr. Ümran KORKMAZLAR • Duygu Odaklı Terapi, Psikoterapi Enstitüsü, York University Emotion-Focused Therapy Clinic Direktor Dr. Leslie S. Greenberg • Psikanalitik Psikoterapiler Eğitimi, CİSED, Prof. Dr. Vamık VOLKAN • Psikoterapide Bütüncül Gelişimsel Bir Yaklaşım, Vaka Örnekleri ve Pratik Uygulamalar, Uzm. Dr.Timur HARZADIN • İlişkisel Psikanaliz Eğitimi, New York University Clinical Director Sypros D. ORFONOS Ph.D. • Cinsel İşlev Bozuklukları ve Terapisi, Psikoterapi Enstitüsü, Dr. Sema YEŞİLYURT • Travma Gözden Kaçmasın Çalıştayı, İstanbul Kültür Üniversitesi, Prof. Dr. Ümran KORKMAZLAR • Adlerian Terapi Workshop, İstanbul Kültür Ünüversitesi, Dr. WesWinget • Geleceğe Yönelim ve Kişisel Planlama, İstanbul • Psikosoyal Müdahale Eğitimi, İstanbul • Danışmanlık Tedbirlerini Uygulama Süreci, İstanbul • Tüzder-İTÜ Dahiler ve Üstün Zekalılar Günü, İstanbul Teknik Üniverstesi ULUSLARARASI BİLİMSEL TOPLANTILARDA YAPILAN SUNUMLAR • Alpaslan Abdullah, Özakkaş Tahir “Hücum Tedavisi Uygulamasının Olumlu&Olumsuz Tarafları ve Hasta Seçim Kriterleri” Congress Of Socıety For The Exploration of Psychotherapy İntegration, 18-21 May 2017, Denver, USA (Sözlü Sunum) • Alpaslan Abdullah, Özakkaş Tahir “Negatıve and Posıtıve Aspects Of The Attack Therapy & The Selectıon Crıterıa Of Patient” Congress Of Socıety of Psychotherapy, 24-27 Jun 2017, Toronto, Canada (Poster Sunum) ÜYE OLDUĞU DERNEKLER • SEPİ (Uluslar arası Entegratif Psikoterapiler Derneği) • EMDR Derneği • Psikoterapi Enstitüsü Derneği

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.