Kış beslenmesinin püf noktaları nelerdir?

Kış beslenmesinin püf noktaları nelerdir?

Kış mevsimini yaşadığımız şu günlerde soğuk havalarda düşen bağışıklık sistemimizi güçlendirmek ve değişen metabolizma hızımızı düzenlemek için beslenmemizi gözden geçirmemiz çok faydalı olacaktır. Dikkat etmemiz gereken en önemli noktalar şunlardır:

Yağı, kaloriyi ve porsiyonları azaltın. Soğuk havaya karşı direnmek ve üşümemek için vücut deri altı yağ dokusunu kalınlaştırmak ister. Yağlanmanın olması için fazla kalori gelmelidir bu nedenle vücut iştahı açar. Bu olumsuz etkiden korunmak adına daha az yağlı beslenmeye dikkat etmeliyiz, bununla beraber porsiyon kontrolümüzü de sağlamalıyız. Yüksek enerji veren şekerli ve unlu/hamurlu besinlerden az sıklıkta ve az porsiyonda yemeliyiz. Doymuş yağdan(tereyağı, margarinler, işlenmiş yağlar) kaçınarak büyük oranda doymamış yağ(zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, fındık yağı, soya yağı, kanola yağı)   tüketmeye çalışınız.

Her gün 5 ya da daha fazla porsiyon sebze ve meyve yiyin. Kış mevsimine ait meyve ve sebzelerini  tüketin. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için sebze ve meyvelerin desteğine çok ihtiyacımız vardır. Çünkü vücudumuzu hastalıklardan korumak için gerekli tüm vitamin ve mineraller bu besin grubunda fazlasıyla yer alır. Özellikle çeşitli beslenme yoluna giderek tüm bu faydalı ögeleri daha etkin hale getirebiliriz. Çeşitlilikten emin olmak için gruplandırmadan yararlanınız.

Narenciye ürünleri(portakal, mandalina, limon, greyfurt vb.)

Minik taneli, kırmızı renkli meyveler(siyah üzüm, nar, kuru erik, kuru yaban mersini vb.)

Sarı ve turuncu renkli meyveler( kuru kayısı, armut, muz, mango, elma vb.)

Yeşil ve koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı, yeşil biber, maydonoz, roka, tere, marul, kıvırcık, salatalık, fesleğen vb.)

Sarı, turuncu, kırmızı sebzeler (havuç, kabak, balkabağı, turuncu biber, kırmızı biber, domates vb.) Özellikle karnıbahar, pırasa, lahana, ıspanak, kereviz, brokoli gibi kış sebzelerini sıkça tüketin. Sarımsak ve soğan tüketiminizi arttırın. Bu sebzelerin yapısında bulunan kükürtlü bileşikler kötü kokmasına rağmen kansere karşı koruyucu ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkilere sahiptir. Hastalıklara karşı harika savaşçılardır.

Haftada 2-3 kez balık tüketin. Kış mevsimi balık mevsimidir. İçeriğindeki omega-3 yağ asitleri ve deniz ürünlerinde bulunan selenyum minerali yapılan pek çok araştırmada  kalp damar sağlına dost ve bağışıklık sistemini güçlendiren maddeler olarak bulunmuştur.

Günde en az 2 kez düşük/normal yağlı süt ve süt ürünleri tüketin. Kış mevsiminde azalan güneş ışığı ve kapalı giysiler nedeniyle D vitamini eksikliği gündeme gelebilir. Bu nedenle süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyum, fosfor ve D vitamini kemik sağlığımız için son derece önemlidir. 

Vücudunuza su verin. Kış mevsimiyle beraber su ihtiyacı azalmaktadır çünkü terleme aktivitesinde azalma yaşanır. Pek çok kişi kışın su içmeyi ihmal eder. Metabolik faaliyetlerimizin düzenli ve sağlıklı olabilmesi için su tüketimine dikkat etmeliyiz. Ortalama 2 litre su içilmesi yeterli olacaktır.

Hareketi ve posalı beslenmeyi arttırın. Kışın daha hareketsiz olduğumuz için metabolizmamız yavaşlamaktadır bu nedenle kabızlık sorunu daha sık ortaya çıkmaktadır. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, kurubaklagiller, yağlı tohumlar sindirim sistemimizi çalıştıracak olumlu etkiye sahiptir.

Vücudumuzu ısıtacak ve canlandıracak içeceklerden ve baharatlardan faydalanın. Siyah çay, yeşil çay, kahve, ıhlamur, adaçayı içerek, karanfil, tarçın, zencefil, karabiber ile  yemeklerimizi tatlandırarak soğuktan biraz uzaklaşabiliriz.

Hazırlayan: Diyetisyen Serap Orak Tufan         

 

Bu makale 14 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar
Dyt. Serap Orak

Dyt. Serap ORAK, 1979 yılında Ankara'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1997 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde başladığı eğitimini 2002 yılında başarıyla tamamlayarak Diyetisyen Unvanı almıştır.  Stajyer Diyetisyen olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde dahiliye, cerrahi ve poliklinik bölümlerinde, Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi'nde üroloji, kalp ve damar cerrahisi, yeni doğan servisi, poliklinik ve genel cerrahi bölümlerinde, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Nutrisyon Destek Ünitesi'nde, Bilkent Üniversitesi Bilintur Catering Centre'da çalışmıştır. Mezuniyet için “Uzayda Beslenme” konusunda bir seminer sunumu ve “Gebelikte Kan Hemoglobin Düzeyi ve Beslenme Durumu Arasındaki İlişki” konusunda bir bitirme tezi hazırlamıştır. ...

Dyt. Serap Orak
Dyt. Serap Orak
İstanbul - Diyetisyen
Facebook Twitter Instagram Youtube