Kendine zarar verme davranışı (self-mutilasyon)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Kendine Zarar Verme Davranışı Nedir? Tanımı ve Temel Özellikleri
Kendine zarar verme davranışı (self-injury), bireyin vücudunun belirli bölgelerine fiziksel olarak zarar vermesiyle karakterize edilen karmaşık bir durumdur. Favazza (1998) tarafından yapılan tanımlamalara göre bu davranışın en belirgin özellikleri arasında; tekrarlayıcı olması, bilinçli bir intihar niyetinin bulunmaması, ölümcül sonuçlar hedeflememesi ve yaşamı doğrudan tehdit etmemesi yer alır. Genellikle bireyin çevresel koşullara uyum sağlayamaması veya duygusal tahammülsüzlük karşısında bir tür kendine yardım mekanizması olarak ortaya çıkmaktadır.
Tarihsel Süreçte Kendine Zarar Verme Örnekleri
Kendine zarar verme olgusuna dair kayıtlar antik dönemlerden günümüze kadar uzanmaktadır. Tarihsel ve mitolojik literatürde bu davranışın izlerini şu örneklerle görmek mümkündür:
- Dini Metinler: Yeni Ahit'te, kontrolünü kaybetmiş bir adamın kendisini taşlarla kestiğinden bahsedilir.
- Mitoloji: Yunan mitolojisinde Kral Oedipus'un suçluluk duygusuyla gözlerini kör etmesi; Norveç mitolojisinde ise Odin'in bilgelik uğruna bir gözünden vazgeçmesi anlatılır.
- Tarihi Anlatılar: Marco Polo'nun anılarında, günah duygusuyla kendini kör eden bir ayakkabı tamircisinden söz edilir.
- Sanat Dünyası: Ünlü ressam Van Gogh, psikotik bir süreçte kulağını keserek birine göndermiştir.
- Tıbbi Literatür: Tıbbi kayıtlarda ilk kez 1946 yılında, suçluluk duygusu nedeniyle gözlerini çıkaran bir kadın hastadan bahsedilmiştir.
Kendine Zarar Verme Davranışını Tanımlayan 4 Temel Ölçüt
Bir davranışın bu kapsamda değerlendirilmesi için Favazza (1998) tarafından belirlenen şu dört kriter esas alınır:
- Süreklilik: Kendini kesme veya yakma eylemlerinin düzenli olarak tekrarlanması.
- Ön Hazırlık: Zarar verme eylemi öncesinde yoğun bir gerilim duygusu hissedilmesi.
- Rahatlama: Fiziksel acı ile birlikte eş zamanlı olarak rahatlama, zevk veya hoşnutluk duyulması.
- Gizleme: Sosyal damgalanma korkusu ve utanma nedeniyle oluşan izlerin veya kanın saklanmaya çalışılması.
Sınıflandırma ve Alt Tipler
Kendine zarar verme eylemleri genel olarak iki ana kategoriye ayrılır. İlk grup, kültürel olarak kabul görmüş (piercing, dövme vb.) davranışlardır. İkinci grup ise sosyal kabulü olmayan davranışlardır ve dört alt başlıkta incelenir:
| Kategori | Örnek Davranışlar |
|---|---|
| Tipik Davranışlar | Kafa vurma, dudak ısırma, tırnak yeme, deri tırmalama |
| Psikotik Davranışlar | Göz çıkarma, organ kesme |
| Kompulsif Davranışlar | Saç yolma (trikotilomani), deri çimdikleme |
| Dürtüsel Davranışlar | Kendini kesme, yakma, kendine vurma |
İlişkili Psikiyatrik Bozukluklar ve Risk Faktörleri
Bu davranış biçimi genellikle derin psikolojik sorunlarla ilişkilidir. Araştırmalar (Aksoy ve Ögel, 2003) şu önemli bulguları ortaya koymaktadır:
- Borderline Kişilik Bozukluğu: Bu tanıyı alanların %80'inde çocukluk çağı istismarı öyküsü vardır.
- Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Kendine zarar verenlerin yaklaşık üçte biri TSSB kriterlerini karşılar.
- Çocukluk Çağı Travmaları: Ağır cinsel istismar, hem çocuklukta hem de yetişkinlikte TSSB ve kendine zarar verme için ciddi bir risk faktörüdür.
Psikolojik Kuramlar ve Yaklaşımlar
Psikodinamik Görüş
Psikanalitik açıdan bu davranış; sadistik/mazoşistik haz alma, sembolik kastrasyon veya mastürbasyon eşdeğeri olarak yorumlanmıştır. 1960 öncesi görüşlerde bu durum "yalancı intihar" veya kendini cezalandırma olarak ele alınmıştır.
Davranışçı Yaklaşım
Davranışçı ekole göre bu eylemler sonradan öğrenilmiştir. Kişinin hayatın zorluklarına karşı geliştirdiği hatalı bir korunma mekanizması olarak değerlendirilir.
Bireysel Psikodinamik
Gençlerde bu durumun genellikle yalnızken yapıldığı ve yüksek kaygıyı bedensel acıya dönüştürerek azaltma amacı taşıdığı gözlemlenmiştir. Bu eylem manipülatif bir amaçtan ziyade, duygusal regülasyon çabasıdır.
Değerlendirme ve Psikoterapi Süreçleri
Tedavide temel amaç, risk faktörlerini minimize etmek ve güvenliği sağlamaktır. Süreç şu adımları kapsar:
- Güvenlik Planı: Evdeki kesici/delici aletlerin ve ilaçların güvenilir bir yetişkin denetiminde uzaklaştırılması.
- Kriz Yönetimi: Acil yardım kaynaklarının tanımlanması ve hastanın intihar düşüncelerinin sorgulanması.
- Terapötik Yaklaşımlar: Bilişsel Davranışçı Terapiler (BDT), problem çözme odaklı yaklaşımlar ve grup terapileri etkin olarak kullanılır.
"Dur, Düşün, Harekete Geç" Stratejisi
Ögel ve Aksoy (2006) tarafından önerilen bu yöntemde trafik lambası metaforu kullanılır:
- Kırmızı Işık (Dur): Hemen tepki vermemeyi ve kendini kontrol etmeyi öğrenme (En kritik basamak).
- Sarı Işık (Düşün): En sağlıklı tepkinin ne olacağına dair plan yapma.
- Yeşil Işık (Uygula): Karar verilen uygun tepkiyi hayata geçirme.
KAYNAKLAR
- Aksoy A., Ögel K. (2003). Anadolu Psikiyatri Dergisi.
- Favazza AR. (1989, 1998). J Nerv Ment Dis.
- Serim B., Taş FV, Güvenir T. (2009). Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi.
- Ögel K, Aksoy A (2006). Yeniden Yayınları.





