Doktorsitesi.com

Kendimize Sağırken Bir Başkasını Duymak

Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül
Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül
22 Aralık 2022122 görüntülenme
Randevu Al
Türk dil kurumu sözlüğüne göre iletişim, ''Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması'' durumu olarak adlandırır. İletilen şey, mesaj olarak adlandırılabilir.  Birine bir mesaj attığınızda bu mesajı alan kişi, okuduğu mesajdan bir veya birden fazla anlam çıkarabilir. Günlük kullanımımızda sıkça artan telefon mesajı üzerinden düşünecek olursak, bir olayı arkadaşımıza anlatırken yüzümüzü göremediği için duygumuzu fark edebilmesi adına ‘emoji’ kullanırız. Hatta olaydaki coşkumuzu tam olarak fark edebilmesi için bazen sesli mesaj göndeririz.
Kendimize Sağırken Bir Başkasını Duymak
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İletişim Nedir? Türk Dil Kurumu’na Göre İletişimin Tanımı

Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğüne göre iletişim; “duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması” süreci olarak tanımlanır. Bu süreçte aktarılan her türlü veri, bir mesaj olarak adlandırılır. Bir bireye mesaj iletildiğinde, alıcı bu mesajdan bir veya birden fazla anlam çıkarabilir.

Günlük yaşantımızda, özellikle telefon üzerinden kurduğumuz iletişimlerde duygularımızı netleştirmek için emojiler kullanırız. Karşı tarafın yüzümüzü göremediği durumlarda, olaydaki coşkumuzu veya duygumuzu tam olarak yansıtabilmek adına bazen sesli mesaj yöntemine başvururuz. Tıpkı dijital mesajlarda olduğu gibi, her gün doğrudan iletişim kurarken binlerce mesajı çevremize aktarırız.

Sağlıklı Bir İletişim İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sağlıklı yetişkin bir bireyin, dahil olduğu diyaloğu olumlu bir yönde sürdürebilmesi için belirli yetkinliklere sahip olması gerekir. İletişimin kalitesini belirleyen bu unsurlar, mesajın doğru iletilmesini sağlar. Etkili bir iletişim süreci için dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  • Zamanlama ve İçerik: Mesajın içeriğini ve söylenmesi gereken cümlenin en uygun zamanını bilmek.
  • Mekân Uygunluğu: Söylenenlerin nerede dile getirileceğine doğru karar vermek.
  • Anlatım Biçimi: Bilgiyi en iyi nasıl söyleyeceğini düşünmek ve olayları karşıdakinin anlayabileceği şekilde basitleştirmek.
  • Konuşma Dinamiği: Akıcı bir dil kullanmak ve karşıdaki kişiyle göz kontağı kurmak.
  • Odaklanma: Dikkatini tamamen karşısındaki kişiyle olan iletişime yoğunlaştırmak.
  • Geri Bildirim: Verilen mesajların alınıp alınmadığını fark edebilmek.

İletişimin Görünmeyen Yüzü: Kendimizle Olan Diyalog

Genellikle iletişimi sadece karşımızda birinin varlığıyla kurulan bir olgu olarak değerlendiririz. Ancak karşıdaki kişide etkileşim oluşturan asıl unsur, bizim kendi varlığımızdır. İletişim problemleri yaşadığımızda genellikle mesajın karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığını sorgularız. Oysa asıl cevaplanması gereken soru şudur: Kendimiz ile ne kadar iletişim halindeyiz?

İletişim, her şeyden önce kendini dinlemektir. Mesajın içeriğini oluşturacak malzemeyi bulmak, yani kendini tanımakla başlar. Kişinin kendi içine bakarak "Şu an nasılım?", "Bu durumda ne düşünüyorum?" ve "Ne hissediyorum?" sorularını sorması, iletişimin en zor ama en kritik kısmıdır.

Duyguları Görmek ve Kendine Karşı Dürüst Olmak

Günlük hayatın koşturmacası içinde duygularımızı görmeyi ve bedenimizin bize ne söylediğini dinlemeyi çoğu zaman ihmal ederiz. Bu ihmal, ihtiyaç duymadığımızdan değil, kendimizle hasbihal etmeyi bilmediğimizden kaynaklanır. Toplumda sıkça duyduğumuz şu kalıplar bu durumu pekiştirir:

Yanlış İletişim KalıplarıDuygusal Engel
"Şu an mızmızlanamazsın!"Duyguyu bastırma
"Duyguları geç, problem çözeceğiz."Mantık-duygu dengesizliği

Bir Ayna Olarak İletişim ve "Ben"i Susturmak

İletişim, insanın karşısındakinin aynasında kendini görmesidir. İnsan gözü her şeyi görür ancak kendini görmeye muktedir değildir. Söylediğimiz her cümle bir duyguya dönüşerek karşıdaki aynada tezahür eder; böylece kendi aksimizi muhatabımız üzerinden tanırız.

Kemal Sayar’ın belirttiği gibi: “Seni hakkıyla duyabilmem için ‘ben’i susturmam lazım.” Eğer bir diyalog sırasında karşı taraf fikrini beyan etmeden zihnimizde cevaplar hazırlıyorsak, bu durum sağlıklı bir iletişime hizmet etmez. "Ben"i susturabilmek için önce onu duymak gerekir. Kendi zihnindeki peşin hükümleri ayıklayamayan ve kendine sağır olan bir bireyin, bir başkasını hakkıyla duyması mümkün değildir.

Etiketler

Kendini dinlemeiletişimSağlıklı iletişimkendimizle iletişim

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül

Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül

Klinik Psikolog Melek Merve Erkılınç Gül Işık Üniversitesi Psikoloji mezunudur, yüksek lisansını aynı üniversitenin Klinik Psikoloji programında ''Aile içi sistemler, benlik ve evlilik uyumu arasındaki ilişki’’ başlıklı tezi ile tamamlamıştır. Yüksek lisans sürecinde Aslı Candan Kodalak’tan aldığı Theraplay 1. Seviye & Marschak ve Grup Theraplay eğitimlerini, Dulwich Center’ den aldığı Narrative Terapi ve Doç. Dr. Rukiye Hayran’dan aldığı Pozitif Psikoterapi, Zeliha Babayiğitten aldığı İçsel Aile Sistemleri (IFS) ve Davranış Bilimleri Enstitüsünden aldığı EMDR ile harmanlayarak çift, aile, yetişkin,çocuk,ergen danışanları ve ebeveynleri ile çalışmalarını sürdürmektedir. Melek Merve Erkılınç Gül, Yetim Vakfı’ nın Esenlik Durakları Psikososyal Destek Merkezi'nde proje yazmış ve yürütmüştür. Aynı vakıfta Mülteciler, Türkiye de ki yetim ve sosyal yetim statüsünde olan kişilerle 4 yıl profesyonel terapi desteği sağlamış hala gönüllü olarak danışan görmektedir. Şu an da Pozitif Psikoterapi Merkezi'nde, Kuar Psikoloji' de ve online olarak danışan kabul etmektedir. Theraplay Oyun ve Aile Terapisi Uygulamaları kitabında "Kayıp, Yas ve Theraplay" üzerine bir bölüm yazmıştır.

Theraplay Der ve Oyun Terapileri Derneği Üyesidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.