Doktorsitesi.com

Kendimi nasıl değiştirebilirim?

Klinik Psikolog Aylin Aydemir
Klinik Psikolog Aylin Aydemir
1 Mart 201327611 görüntülenme
Randevu Al
Kendimi nasıl değiştirebilirim?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kendini Değiştirmek Mümkün mü? Değişim Sürecine Giriş

Kendinizi sevmediğinizi hissediyor, özgüven eksikliği, başarısızlık veya yetersizlik duygularıyla boğuşuyor olabilirsiniz. İlişkilerinizde mutsuzluk ve hayatın genelinde bir tatminsizlik yaşıyorsanız, bu durumun kalıcı olmadığını bilmelisiniz. Kişisel değişim, dışarıdan gelecek bir kurtarıcıya değil, bireyin kendi içsel süreçlerine ve farkındalığına bağlı bir dönüşüm yolculuğudur.

Değişim Mucizesi ve Farkındalığın Gücü

Birçok insan, büyük felaketlerin ve acıların ardından adeta küllerinden yeniden doğanların hikâyelerini hayranlıkla dinler. Bu kişilerin huzur ve bilgeliğe ulaşmasını şansla açıklamak cazip gelse de gerçek mucize, yaşanan tecrübelerin farkındalık ile harmanlanmasıdır. Farkındalık, bir deneyimi daha nitelikli bir yaşam tecrübesine dönüştürebilecek yegâne unsurdur.

İnsan doğasının değişmez olduğuna dair yaygın inanışın aksine, doğadaki en sert maddeler bile zamanla dönüşüm geçirebilir. Değersiz görülen bir taşın moleküler yapısı değişerek değerli bir kristale dönüşebiliyorken, insanın sabit bir yapıda kalacağını düşünmek bilimsel ve mantıksal açıdan zordur. Değişim, her an mümkün olan biyolojik ve ruhsal bir süreçtir.

Çocukluktan Yetişkinliğe: Düşüncelerin Esiri Olmak

Her insan dünyaya tertemiz bir zihinle, masum ve sevgi dolu bir öz ile gelir. Ancak zamanla öğrenilen sözcükler düşüncelere, düşünceler ise inanç kalıplarına ve yaşam biçimlerine dönüşür. Yetişkinlik dönemine ulaşıldığında, birey artık düşüncelerinin sahibi değil, onların esiri haline gelmiş durumdadır.

Çocukluktaki karşılıksız sevgi, neşe ve coşku yerini toplumsal şemalara bıraktığında özümüzden uzaklaşırız. Bu süreçte karşılaştığımız kısıtlamalar bizi şu noktaya taşır:

  • Koşullandırılmış sevgiler ve ilişkiler
  • Sürekli daha fazlasını isteyen tatminsizlik duygusu
  • Neşe ve kahkahanın "çocuksu" bulunarak bastırılması
  • Kendini sadece karşıt düşünceler üzerinden tanımlama

Acı ve Olgunlaşma: Değişimin Doğum Sancıları

Değişim arzusuyla çekilen acılar, aslında bir nevi doğum sancılarıdır. Mevlana’nın "Hamdım, yandım, piştim" sözünde belirttiği gibi, en bilge kişiler genellikle büyük acılardan geçmiş olanlardır. Ancak bu, mutlu bir hayat için mutlaka büyük felaketler yaşanması gerektiği anlamına gelmez.

Yaşanan duygusal zorluklar, hayatınızda neleri değiştirmeniz gerektiğine dair önemli ipuçları taşır. Yetersizlik, umutsuzluk ve çaresizlik gibi duygularla uzun süre yaşayan bireyler, farkındalıklarını artırarak kendilerini daha yüksek bir bilinç seviyesine taşıyabilirler. Önemli olan, bu duyguların verdiği mesajları doğru okuyabilmektir.

Zihinsel Kalıpları Kırmak ve Özü Keşfetmek

Kendinizi tanımlarken kullandığınız sıfatlar, genellikle zihninizin yaptığı karşılaştırmaların bir ürünüdür. Bir özelliğe sahip olduğunuza inanmak, zıttı olan durumların varlığına bağlıdır. Bu durum benlik algımızı şu şekilde etkiler:

İnanç KalıbıDayandığı Karşılaştırma
ZenginlikÇevrede daha az şeye sahip olanların varlığı
GüzellikToplumun belirlediği çirkinlik normları
DeğersizlikDeğersiz hissettirecek kişilere duyulan ihtiyaç

Bu tanımlamalar sadece birer düşüncedir ve zıttı olan durumlar değiştiğinde geçerliliğini yitirirler. Değişime hazır olan birey, kendisine dışarıdan bir gözle bakmalı ve bu etiketlerden arınmalıdır.

Mutluluğun Kaynağı: Etiketler Değil, Öz

Aradığınız bütünlük ve huzur; kariyerde, şirketlerde veya maddi metalarda değil, yalnızca kendi özünüzdedir. Küçük bir çocuk kendisini hiçbir sıfatla tanımlamadığı için huzurludur. İnsan, zihnindeki yapay tanımlardan arındıkça gerçek mutluluğa ve özüne bir adım daha yaklaşır.

Sevgiyle kalın.

Aylin AYDEMİR TÜRKOĞLU

Etiketler

DeğişimKendimi nasıl değiştirebilirimFarkındalıkKendimi sevmiyorumBaşarı ve değişim

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Uzman klinik psikolog Aylin AYDEMİR
2005 yılında temel lisans eğitimini psikolojide tamamlamasının ardından Gelişim ve klinik psikolojide uzmanlığını almıştır. 2007-2010 yılları arasında çocuk ve ergenler ile çalışmış ve bu dönemde aleksitimi ve obezite üzerinde araştırma yaparak tezini tamamlamıştır. 
Amerika’da Akıl Sağlığı Danışmanlığı (Mental Health Counseling) ve (Brain Spoting) Zihin Odaklama Eğitimleri ile EMDR (eye movement desensitization and reprocessing), Göz Haraketleri ile Sistematik Duyarsızlaştırma ve Yeniden işlemleme, EMDR ile fibromiyoloji ,ağrı, fobi, korku, anksiyete tedavisi, travma çözümleme eğitimi, Bilişsel Davranışçı terapi (Cognitive Behaviroal Therapy), Stratejik Aile Terapisi, Aile danışmanlığı, Boşanma ve çift danışmanlığı gibi alt uzmanlık alanları da yer almaktadır.
Bunun yanı sıra dünyada alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Uzm. Klinik Psikolog AYDEMİR, Prof Dr Tina Virginia’dan sanal gerçeklik (virtual Reality) terapisi eğitimi alarak ve fobi, anksiyete, depresyon, panik atak alanındaki çalışmalarına yeni bakış açısı getirerek psikoterapi ile teknolojinin mükemmel uyumunu klinik çalışmalarına yansıtmaktadır.
Meslek hayatı boyunca pek çok proje , eğitim ve araştırmaya imza atmış olan Aydemir halen alanda çalışan uzmanlara yönelik çeşitli eğitim ve supervizyon desteği vermekte ve yanısıra bilgi birikimi ve tecrübelerini aktaran kitabı da yazım aşamasındadır. 
Halen Amerika’da ve Türkiye’ de supervizyon eğitimlerine devam etmekte olan Aydemir 2005 yılından beri yüzlerce danışan ile çalışmış ve halen ARM psikiyatri Psikoterapi Merkezinde hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.