Doktorsitesi.com

Kefir ve Alerjik Hastalıklar

Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen
Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen
9 Ocak 2019160 görüntülenme
Randevu Al
Kefir ve Alerjik Hastalıklar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kefir Nedir? Tarihçesi ve Genel Özellikleri

Kefir, Kafkas Dağları'ndaki yerel halk tarafından 100 yılı aşkın süredir sağlık üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle tüketilen fermente bir süt ürünüdür. Yoğurt ve peynir kadar yaygın olmasa da, kendine has hafif yoğun yapısı ve ekşimsi tadı ile dikkat çeken bir içecektir. Geleneksel olarak inek sütünden üretilmesine rağmen; keçi, koyun ve soya sütü kullanılarak da hazırlanabilmektedir.

Kefir Üretimi ve Kefir Taneciklerinin Yapısı

Kefirin oluşumu için fermentasyon sürecinde kefir tanecikleri kullanılması zorunludur. Bu tanecikler, protein ve polisakkarit (şeker) yapısında olup, fermentasyon için gerekli olan bakteri ve mantar türlerini bünyesinde barındırır. Geleneksel yöntemde, fermente olmamış sütün koyun veya keçi derisinden yapılmış keselerde bekletilmesiyle elde edilen tanecikler kullanılırken; endüstriyel üretimde bu taneciklerden izole edilen mikroplar tercih edilmektedir.

Kefiran adı verilen madde, kefir taneciklerinin büyük bir bölümünü oluşturan şeker yapılı bir bileşendir. Bu madde aynı zamanda kefirin içinde çözünerek içeceğin karakteristik akışkan yapısını sağlamaktadır.

Kefirin Mikrobiyolojik İçeriği

Kefir üretimi başladığından beri geçen yüzyılı aşkın sürede, kefir taneciklerinin mikrop yapısı çevresel faktörlerle değişmiş, yeni bakteriler eklenmiş ve maya yapısında farklılıklar oluşmuştur. Önemli bir detay olarak; kefir tanecikleri ile bu taneciklerden elde edilen fermente sütün (kefir) bakteri yapısı birbirinden farklılık göstermektedir.

Bakteri Dağılımı ve Baskın Türler

Kefir içeriğinde yer alan temel bakteri türleri ve bunların yoğunlukları şu şekildedir:

Bileşen TürüKefir Taneciği (Baskın Tür)Fermente Süt / İçecek (Baskın Tür)
BakterilerLactobacillusLactococcus
Diğer TürlerAcetobacter, LeuconostocAcetobacter, Leuconostoc

Maya (Mantar) Popülasyonu

Kefirde sadece bakteriler değil, onlarla simbiyotik bir uyum içinde çalışan yararlı mantar (maya) popülasyonu da bulunur. Hem kefir taneciğinde hem de içeceğinde başlıca şu mayalar yer alır:

  • Saccharomyces
  • Kluyveromyces
  • Candida

Bakteri popülasyonunun aksine, maya içeriği tanecikler arasında değişkenlik gösterebilmektedir.

Kefirin Anti-alerjik Etkileri ve Bağışıklık Sistemi

Son yıllarda besin alerjisi ve astım gibi alerjik hastalıkların artış göstermesi, gözleri bağırsak mikrobiyotası üzerine çevirmiştir. Araştırmalar, bağırsaklarında Bifidobacterium ve Lactobacillus türleri yoğun olan bebeklerde alerjik hastalık riskinin daha düşük olduğunu kanıtlamıştır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, kefirin bu yararlı etkiyi desteklediğini ortaya koymaktadır.

Bilimsel Çalışmalar ve Bulgular

Kefirin alerji üzerindeki etkileri şu temel bulgularla desteklenmektedir:

  1. Bağışıklık Yanıtının Dengelenmesi: Alerjik reaksiyonlara neden olan hatalı bağışıklık yanıtı, laktik asit üretmeyen Acetobacter bakterisi ile azaltılabilmektedir. Kefir, bu bakteri açısından oldukça zengindir.
  2. Astım ve Bronşiyal Sağlık: Astımlı fareler üzerinde yapılan deneylerde, ağız yoluyla kefir uygulamasının bronşlardaki hassasiyeti iyileştirdiği ve akciğer sıvısındaki alerjik molekülleri azalttığı gözlemlenmiştir.
  3. Hücresel Düzenleme: Kefirden izole edilen Lactobacillus türlerinin, alerjik yakınmaları azaltan hücrelerin sayısını artırdığı ve aşırı bağışıklık yanıtını baskıladığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak kefir, bağışıklık sisteminin ev tozu veya polen gibi maddelere verdiği aşırı tepkiyi, düzenleyici hücreleri artırarak daha dengeli bir hale getirme potansiyeline sahiptir.

Etiketler

KefirAlerjiAllerjikefir ve anti alerjik etkilerikefir içmekkefirin bakteri içeriği

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen

Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen

Doç. Dr. Şule Çağlayan SÖZMEN, 1980 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1998 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2004 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. 2005 - 2010 yılları arasında yine Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanlık eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.