KAYGI


ÇOCUKLARDA KAYGININ NEDENLERİ
Kaygı genetik ve çevresel faktörlerin bileşimidir. Atalarında kaygı bozukluğu varsa, çevresindeki kişiler kaygılı kişilerse çocukta bu durumdan etkilenecektir.
Çocuk ortamda yalnızlaşma duygusunu hissediyorsa,
Yetenekleri, becerileri, ilgi alanları küçümseniyorsa,
Kendisini iteklenmiş, ötekileşmiş hissediyorsa,
Çocuğun yapamayacağı yükler üzerine veriliyorsa,
Çocuktan beklentiler fazlaysa,
Aşırı derecede korunarak bağımlı bir kişilik yapısı geliştirilmeye çalışılıyorsa,
Kendini yeterince ifade edemiyor, anlaşılamıyorsa
Çocuğa fırsat verilmiyorsa, bağımsız hareketleri engelleniyorsa,
Baskı, otorite ve ceza uygulanıyorsa,
Anne-baba dışında herkes güvenilmez algısı oluşturulduysa,
Aile tarafından terk edilecek korkusu varsa kaygı durumları görülme olasılığı artar.
Araştırmalar gösteriyor ki; eğitim ve gelir seviyesi yüksek olan ailelerin çocuklarında kaygı bozukluğu daha çok olmakla birlikte, ilk çocuklarda, tek çocuklarda ve erkeklere oranla kız çocuklarda daha yüksektir.
Kaygı düzeyi orta seviyelerde olması çok önemlidir. Kaygı seviyesi hiç olmayan birisi motivasyonunu sağlayamaz ve gerekli şekilde öğrenemez. Kaygıyı üst seviyede yaşayan birisi ise kavrayamama, hatırlayamama, işerini yapamama vb durumlar gözlemlenir. Genellikle çaresiz ve güvensiz hissederler.
Çocukluk yıllarının kaygıları yetişkinlik dönemindeki kaygılara temel oluşturur. Aşırı kaygı çocuğun günlük yaşamını, okul serüvenini de etkileyecektir. Öğrenmedeki verimi düşecek, bağımlı kişilik geliştirmelerine sebep olacaktır. Değişik davranış bozukluğu getirmesiyle beraber, sosyal hayatındaki uyumunu bozacaktır.
Bu sebeple; çocuklarla korku ve kaygıları hakkında konuşmak, onlara fırsat vermek, gelişim yaşına uygun beklentilere girmek, güvendiğimizi, yanlarında olduğumuzu hissettirmek, yapabileceklerine olanak tanımak ve fırsat vermek oldukça önemlidir.
Çocuğunuzdaki kaygı bozukluğu sizin ve onun günlük yaşamını etkileyecek bir boyuttaysa bunun için uzman yardımı almanız gerekmektedir.