Kas Dismorfisi ile İlişkili Fiziksel, Sosyal ve Psikolojik Olumsuzluklar


Kas dismorfisi, özellikleri sebebiyle fiziksel, sosyal ve psikolojik bağlamda birçok olumsuzluğu beraberinde getirebilmektedir. Aşırı düzeyde ağırlık kaldırma antrenmanı yapmanın yanı sıra bedeni daha fazla ağırlık kaldırma konusunda zorlamak kemiklerde kırılma, bağlarda yırtılma, fıtık ve eklemlerde hasar oluşumu gibi bazı istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Ancak bu bozuklukta bireyler, bu tür fiziksel sakatlanmalara rağmen bedenlerini zorlamaya devam edebilmekte ve dolayısıyla sakatlıkları daha da kötü bir hal alabilmektedir. Antrenmanların doğrudan etkisine ek olarak kas gelişimini hızlandırmak ve performans artırmak için steroid ya da diğer tür takviye maddeleri kullanmak da fiziksel sağlık üzerinde önemli olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Her ne kadar aralarındaki neden-sonuç ilişkisi net bir şekilde ortaya konulamamış olsa da araştırmalar tutarlı bir şekilde steroid kullanımının kas dismorfisinde yaygın bir şekilde gözlemlendiğini raporlamışlardır.
Örneğin, Olivardia ve arkadaşlarının çalışmasında kontrol grubundaki vücut geliştiricilerin %7’si steroid kullandığını belirtirken, kas dismorfisi kriterlerini karşılayan katılımcıların ise %46’sı steroid kullanımı rapor etmiştir. Benzer bir bulguya Cafri ve arkadaşlarının çalışmasında da ulaşılmıştır. Ancak, bu tür maddelerin hematolojik, metabolik ve kardiovasküler hastalıklar, cinsellikle ilişkili hormonlarda bozulma, jinekomasti gibi çeşitli olumsuz fiziksel sonuçları olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte, kas dismorfisinde yaygın bir şekilde görülen fazla protein alımının uzun vadede böbreklerde, karaciğerde ve kemiklerde bozulmalara yol açtığı ve kalp krizi riskini artırdığı düşünülmektedir. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde kas dismorfisi deneyimleyen bireylerin, aşırıya kaçan antrenman ve beslenme davranışları sebebiyle bazı fiziksel olumsuzluklar yaşaması muhtemel görünmektedir.
Psikolojik bağlamdaki olumsuzluklara bakıldığında ise utanç, endişe ve suçluluk hislerinin ön planda olduğu görülmektedir. Bireyler bedenleri ile ilişkili olumsuz bakış açısına ve inanışlara sahip oldukları için bedenlerine ilişkin utanç hissedebilmektedirler. Bu hisle baş edebilmek için de bedenlerini gizleme eğilimi (örn., bol kıyafetler giymek veya sosyal aktivitelerden kaçınmak) göstermektedirler. Çünkü bedenlerini gizleyemedikleri ya da kaçınamadıkları aksi durumlarda bu bireylerin yoğun endişe deneyimledikleri bilinmektedir. Lakin bu kaçınma sürecinin söz konusu hisleri daha da kuvvetlendirmesi muhtemeldir. Zira kaçınma davranışının kısa vadede bir rahatlama yaratsa da uzun vadede daha büyük sorunlara neden olduğu psikoloji alanyazınında kabul görmektedir. Ek olarak, kas dismorfisine sahip bireylerin antrenman ve beslenme programlarını aksattıklarında suçluluk hisleri deneyimledikleri de bilinmektedir.
Ayrıca, kas dismorfisine birçok farklı psikolojik bozukluk eşlik edebilmektedir. Duygudurum bozuklukları, anksiyete ve yeme bozuklukları, intihar düşünceleri ve girişimleri bu bağlamda tespit edilen psikolojik problemler olarak öne çıkmaktadır. Eşlik eden bu bozukluklardan en yaygın olanının duygudurum bozuklukları olduğu bilinmektedir. Nitekim yapılan araştırmalar majör depresyon, mani ve hipomani gibi bozuklukların kas dismorfisi deneyimleyen bireylerin yaklaşık %58 ila %74’ünde yaygın olduğunu gösteren bulgular ortaya koymuşlardır. Bu oranlar, kontrol gruplarında yer alan bireylerin benzer problemleri deneyimleme oranlarından bir hayli yüksektir.
Anksiyete bozuklukları da kas dismorfisine eşlik edebilmektedir. Olivardia ve arkadaşlarının çalışmasında kas dismorfisi kriterlerini karşılayan katılımcıların yaklaşık üçte birinde anksiyete bozukluğu yaşantısı olduğu tespit edilmiştir. Cafri ve arkadaşlarının çalışmasında ise bireylerin hemen hemen yarısının anksiyete problemleri deneyimlediği gösterilmiştir. Yeme bozuklukları da kas dismorfisine eşlik eden bozukluklar arasında değerlendirilmektedir. Zira Olivardia ve arkadaşları kas dismorfisi deneyimleyen bireylerin yaklaşık üçte birinin anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ya da tıkınırcasına yeme bozukluğu geçmişine sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca kas dismorfisinin, tıkınırcasına yeme davranışı ve yeme bozukları ile pozitif yönde ilişkilere sahip olduğunu gösteren başka çalışmalar da vardır. Ancak bu bulgulara rağmen Cafri ve arkadaşları yeme bozukluklarının kas dismorfisine eşlik ettiğine yönelik bir bulguya ulaşamamışlardır.
Kas dismorfisi ile ilişkili psikolojik olumsuzluklardan bir diğeri ise intihar düşünceleri ve girişimleridir. İntihar düşünceleri ve girişimleri, kas dismorfisinde yaygın olarak görülebilmektedir. Örneğin, Pope ve arkadaşlarının çalışmasında kas dismorfisi tanı kriterlerini karşılayan katılımcıların yarısının yaşamları boyunca en az bir kere intihar girişiminde bulunduğu tespit edilmiştir. Ortiz ve arkadaşları, kas dismorfisinin öne çıkan belirtilerinden olan beden görünümüne ilişkin memnuniyetsizlik ve yoğun egzersizin, intihar düşünceleri ve geçmiş intihar girişimleri ile ilişkili olduğuna dair bulgulara ulaşmışlardır. Son dönemde yayımlanan ve altı hafta boyunca üç kez ölçümün alındığı uzamsal bir çalışmada ise intihar düşünceleri ile kas dismorfisi belirtileri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler gözlemlenmiştir. Ancak, ölçümlerin alındığı noktalar arasında, kas dismorfisi belirtileri, intihar düşüncelerini uzamsal açıdan yordamamıştır. Bunun aksine intihar düşüncelerinin uzamsal bağlamda kas dismorfisi belirtilerini yordadığı tespit edilmiştir.
Bu bulgu, intihar ile ilgili rahatsız edici düşünceler ve olumsuz duygular ortaya çıktığında, bireylerin söz konusu duygu ve düşünceler ile baş etme noktasında kas dismorfisi belirtileri deneyimliyor olabileceği şeklinde yorumlanmıştır. Diğer bir ifade ile kas dismorfisi belirtilerinin, intihar ile ilgili duygu ve düşüncelerden uzaklaşmak için başvurulan uyumsuz bir yöntem olabileceği değerlendirilmiştir. Kas dismorfisi ile ilişkili psikolojik olumsuzluklar konusundaki tüm bu bilgilerden hareketle, kas dismorfisine sahip bireylerin, eş zamanlı olarak duygudurum ve anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları ve intihar düşünceleri deneyimleme ihtimallerinin yüksek olduğu söylenebilir.
Bu bozukluğa sahip bireyler ayrıca sosyal yaşam içerisinde de bazı olumsuzluklar ile karşılaşabilmektedir. Öyle ki, bedenlerinin başkaları tarafından görülmesini istemedikleri için sosyal aktivitelere katılmamaları sosyal ilişkilerini sekteye uğratabilmektedir. Bunun yanı sıra antrenman rutinlerinin dışına çıkamadıklarından kendileri ve yakınları için önem arz eden etkinlikleri (örn., çocuğunun doğumu, eşinin doğum günü partisi) kaçırabilmektedirler. Ayrıca bedenlerinin görüleceği endişesi ya da enerjilerini ağırlık kaldırma antrenmanlarına saklamaya yönelik motivasyonları sebebiyle romantik ilişkilerinde yakınlaşmaktan veya cinsel ilişkiden kaçınabilmektedirler.
Nitekim kas dismorfisi gelişimi konusunda yüksek riskli grupta olan bireyler ile düşük riskli grupta olan bireylerin karşılaştırıldığı deneysel bir çalışmada, yüksek kas dismorfisi riskine sahip bireylerin sosyal etkileşimlerden daha fazla kaçındığı gösterilmiştir. Dolayısıyla bu tür davranışlar bireylerin önem verdikleri kişiler ile sorunlar yaşamaları ve bu kişileri kaybetmeleri ile sonuçlanabilmektedir. Ayrıca antrenman programları ile uyumlu olmadığı için iş fırsatlarını kaçırmak veya hâlihazırda sahip olunan işleri kaybetmek de bu bozuklukta karşılaşılabilen durumlardandır. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, kas dismorfisinin bireylerin sosyal yaşam içerisindeki ilişkilerinde ve işlevlerinde olumsuzluklar yarattığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Kaynakça: https://pdf.trdizin.gov.tr/pdf/b2RqU1hLMjNPQUpDVmNXeDRvY2dLZUlVejRXdzMvSVFwcGsyTC9HbTlPVXF2aldVY2V3dEhwU2FnNXR3V2VVaDdKSXVTYlhUQlE1RTZKZ0RKdXNuZ05kcjh2b3R4OUxTWTNLRm1VYWx6TVNBTlV2T3pQWFVQdmNZNko4WUFybVVTRlY2OXoyeVZhTEZVMXZjK0xSa3E3RGNCS2FtSTNPRkJpb2pDR3J2cHIyS3N6UnExd3NDR0JCM0ZGb1E2QklwTU9zQXhRQTFJVXE4bzhnT0JhSE5lZlFNdnBmdVNPRlRnRW9uRGFTU2I5QT0
Yazar: Kerim SELVİ