Doktorsitesi.com

Karpal Tünel Sendromu ve Tedavisi

Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak
Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak
20 Ekim 20125654 görüntülenme
Randevu Al
  • Karpal Tünel Sendromu, median sinirin el bileğindeki kanalda sıkışması sonucu oluşan ve özellikle 40 yaş üstü kadınlar ile elini yoğun kullanan meslek gruplarında görülen bir hastalıktır.
  • Tanı sürecinde klinik muayene bulgularının yanı sıra hastalığın şiddetini belirlemek ve diğer rahatsızlıklardan ayırt etmek için elektrofizyolojik sinir ileti testleri kullanılır.
  • Tedavide başlangıç aşamasında atel ve fizik tedavi gibi konservatif yöntemler uygulanırken, ilerlemiş vakalarda %90 başarı oranına sahip cerrahi müdahale ile sinir üzerindeki baskı giderilir.
Karpal Tünel Sendromu ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Karpal Tünel Sendromu (KTS) Nedir?

Karpal Tünel Sendromu (KTS), halk arasında el-bilek sendromu olarak da bilinen, ellerde ağrı ve uyuşma ile karakterize bir hastalıktır. Tuzak nöropatiler arasında en sık rastlanan bu durum, boyundan ele kadar uzanan median sinirin el bileği kanalında sıkışmasıyla meydana gelir. Özellikle geceleri şiddetlenen şikayetler, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilmektedir.

Söz konusu baskı, el bileği çevresindeki kanalda bulunan ve transvers karpal ligaman adı verilen fibröz kılıfın sinire baskı yapması sonucu oluşur. Bu durum, sinirin iletim fonksiyonlarını bozarak elde güçsüzlük ve his kaybına yol açar. Erken teşhis, sinir hasarının kalıcı hale gelmesini önlemek açısından kritik öneme sahiptir.

Karpal Tünel Sendromu Kimlerde Görülür?

Karpal Tünel Sendromu, genellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde ve kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Özellikle elini iş gereği yoğun ve tekrarlayıcı hareketlerle kullanan meslek grupları yüksek risk altındadır. Bu gruplar arasında bilgisayar kullanıcıları, çiftçiler ve el işi ile uğraşanlar ön plana çıkmaktadır.

Hastalığın ortaya çıkmasında mesleki faktörlerin yanı sıra çeşitli sistemik rahatsızlıklar ve travmalar da rol oynayabilir. KTS oluşumuna zemin hazırlayan temel faktörler şunlardır:

  • Travmatik Nedenler: Kolles kırığı ve el kemiği kırıkları.
  • Sistemik Hastalıklar: Diyabet, romatoid artrit, gut, Paget hastalığı ve akromegali.
  • Fizyolojik Durumlar: Gebelik ve doğum kontrol hapı kullanımı.
  • Diğer Nedenler: Tenosinovitler, osteofitler (kemik çıkıntıları), tüberküloz ve multipl myelom.

KTS Tanısı Nasıl Konur?

Karpal Tünel Sendromu tanısında klinik muayene ve objektif testler birlikte değerlendirilir. El bileğine bastırıldığında ağrı oluşması (Tinel bulgusu) ve bilek büküldüğünde parmaklarda uyuşma yaşanması (Pozitif Phalen testi) en belirgin klinik göstergelerdir. İlerlemiş vakalarda avuç içi kaslarında erime (tenar atrofi) ve başparmakta belirgin güçsüzlük gözlemlenebilir.

Klinik bulguların doğrulanması ve hastalığın şiddetinin belirlenmesi için elektrofizyolojik testler (sinir ileti testleri) kullanılır. Bu testler, KTS'yi boyun fıtığı veya diğer tuzak nöropatiler gibi benzer belirtiler gösteren hastalıklardan ayırt etmek için hayati önem taşır.

Tedavi Yöntemleri ve Yaklaşımlar

Tedavinin temel amacı; ağrı, uyuşukluk ve kas gücü kaybını ortadan kaldırarak el işlevlerini yeniden kazandırmaktır. Hastalığın evresine göre konservatif (cerrahi dışı) veya cerrahi yöntemler tercih edilir. Tedavi planlaması, hastanın klinik durumuna ve sinirdeki sıkışma derecesine göre uzman hekim tarafından yapılır.

Tedavi TürüUygulanan Yöntemler
Konservatif TedaviEl bileği ateli, fizik tedavi, lokal steroid enjeksiyonları, B6 ve B12 vitamin takviyeleri, anti-inflamatuar ilaçlar.
Cerrahi TedaviKlasik cerrahi dekompresyon, mikrocerrahi yaklaşım veya endoskopik girişimler.

Cerrahi Tedavi ve İyileşme Süreci

Orta ve ağır şiddetli vakalarda başvurulan cerrahi tedavi, genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Operasyonun temel amacı, kalınlaşarak baskı oluşturan transvers karpal ligamanın (fleksör retinakulum) kesilerek median sinirin rahatlatılmasıdır. Günümüzde bu işlem klasik kesilerin yanı sıra 1-2 cm'lik minimal kesilerle mikrocerrahi yöntemle de yapılabilmektedir.

Cerrahi müdahale sonrası hastalar genellikle aynı gün taburcu edilir. Operasyonun başarı oranı %90'ın üzerindedir ve özellikle gece uyuşmaları erken dönemde hızla düzelir. İyileşme sürecine dair önemli bilgiler şunlardır:

  1. Operasyon sonrası el bandajı veya atel uygulaması yapılabilir.
  2. Hastalar müdahaleden üç gün sonra banyo yapabilirler.
  3. Onuncu günden itibaren el fonksiyonlarını güçlendirmek amacıyla stres topu egzersizlerine başlanabilir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak

Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak

Doç. Dr. Serdar Baki Albayrak, tıp eğitimini 1998 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı ve ardından hayat boyu adanma duygusuyla başladığım nöroşirürji uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 2004 yılında tamamlayarak uzman doktor unvanını aldı. Yine 2004 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi'ndeb de Yardımcı Doçent unvanını aldı. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.