Son zamanlarda rastladığımız karaciğer yağlanmalarının çoğu alkolle değil, beslenme yanlışları ile ilişkili. “Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı” diye tanımlanan bu sorun çoğu hastada herhangi bir belirti vermiyor.“Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı”, obez kişilerde %75 civarında görülür. Bazı hastalar yorgunluk, halsizlik, karın sağ üst bölümünde rahatsızlık hissinden yakınabilir. Muayenede az veya orta miktar karaciğer büyüklüğü vardır.

Karaciğer hastalığının kan belirteçleri olan “ALT, AST” dediğimiz enzimler normalin 2-4 katına kadar yükselebilir. Obezite, karbonhidrattan zengin tek yönlü beslenme, diabetes mellitus (şeker hastalığı) “Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı” oluşumunda etkenlerin başında gelir. Ama son zamanlarda yağlı karaciğer hastalığının oluşumunda bağırsak mikrobiyotası dediğimiz bağırsak bakterilerinin rolü büyüktür. Bağırsak epiteli normalde zararlı mikropların toksik maddelerini geçirmez.

Bunda bağırsakta probiyotik dediğimiz dost bakterilerin rolü vardır ve probiyotikler bağırsak sızdırmazlığını sağlayarak bir conta görevi yaparlar. Floradaki en ufak bir bozulma veya zayıflama ise bağırsaktaki bu zararlıların kan dolaşı­mına karışmasına ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Buna sızdıran bağırsak sendromu diyoruz. Sızdıran bağırsak sendromu şeker hastalığı, karaciğer yağlanması, obezite gibi metabolik hastalıklar başta olmak üzere çok sayıda sağlık sorununa neden olur.

Bağırsaklarımız probiyotik (dost bakteriler) yönünden zayıfsa bu toksinlerin vücuda girişi hızlı ve daha fazla olur. Bu toksinlere karaciğer reaksiyon vererek önce yağlanmaya sonra karaciğer hücrelerinde hasara yol açar. Önce karaciğer hücrelerinde yağlanma meydana gelir, biz buna karaciğer yağlanması diyoruz. Sonra karaciğer hücrelerinde hasarın göstergesi olarak “ALT, AST” dediğimiz karaciğer enzimlerinde artış meydana gelir ki buna da iltihaplı (inflamasyonlu) karaciğer yağlanması denir. Bu safhadan sonra karaciğer sirozuna kadar gidebilen klinik bir süreç söz konusudur. Günümüzde karaciğer yağlanmasının alkol dışında nedenleri arasında ilk beslenme ile ilgili hatalar gelmektedir.

Karaciğer yağlanması alkol dışında genellikle fazla kilolu, göbekli, bel çevresi geniş, kan şekeri (özellikle tokluk şekeri) yüksek, kan yağları dengesiz, özellikle trigliserid seviyeleri fazla olan kişilerde görülüyor.

Karaciğer enzimleri yüksek olan kişilerde iltihaplı yağlı karaciğer dışındaki nedenlerin de araştırılması gerekir (viral hepatitler, toksik hepatit, otoimmün hepatit, hemakromatozis, wilson hastalığı, çölyak hastalığı). Karaciğer yağlanması tedavisinde son yıllarda probiyotikler ile ilgili yapılan tedaviler literatürde hızla artmaktadır. Karaciğer yağlanması tedavisi için mutlaka bir gastroenteroloji uzmanınıza başvurmanız gerekir.


Ankara Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!