Doktorsitesi.com

kalça sıkışma sendromu ve tedavisi

Op. Dr. Kürşat Teker
Op. Dr. Kürşat Teker
12 Mart 2016907 görüntülenme
Randevu Al
  • Kalça sıkışma sendromu, femur başı ile asetabulum arasındaki yapısal uyumsuzluklar nedeniyle oluşan ve zamanla kalça kireçlenmesine yol açabilen bir durumdur.
  • En belirgin semptomu kasıktan kalçaya yayılan ağrı olup, bu ağrılar özellikle uzun süreli oturma ve kalçayı bükme hareketleri sırasında şiddetlenmektedir.
  • Kemik yapısındaki bozukluklar artroskopik veya açık cerrahi yöntemlerle tedavi edilirken, iyileşme süreci kişiye özel fizik tedavi programlarıyla desteklenmelidir.
kalça sıkışma sendromu ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kalça Sıkışma Sendromu ve Eklem Yapısı

Kalça eklemi, yuvarlak bir yapıya sahip olan femur başı ile leğen kemiğinin her iki yanında bulunan asetabulum adlı yuvanın birleşmesiyle oluşur. Sağlıklı bir hareket kabiliyeti için femur başı ile bu yuva arasında, farklı açılarda tam bir uyum olması hayati önem taşır. Ancak bazı yapısal bozukluklar, bu uyumu bozarak eklem içinde kısıtlamalara yol açabilir.

Kalça Sıkışması Neden Olur?

Kalça eklemindeki uyumsuzluklar genellikle kemik yapısındaki deformitelerden kaynaklanır. Femur başının hemen altındaki boyun kısmında kemik tümseği bulunması veya yuva kenarlarının fazla çıkıntılı olması, hareket sırasında kemiklerin birbirine çarpmasına neden olur. Bazı durumlarda ise hem femur boynunun hem de yuvanın yönündeki sapmalar bu sıkışmayı tetikler. Bu kronik sürtünme, zamanla eklem kıkırdaklarının hasar görmesine ve koksartroz olarak bilinen kalça kireçlenmesine zemin hazırlar.

Belirtiler ve Tanı Süreci

Her kemik şekil bozukluğu mutlaka bir hastalık tablosu oluşturmaz. Yetişkinlerin yaklaşık %20-25'inde kalça sıkışmasına yatkın yapısal özellikler görülse de, bu kişilerin tamamında kıkırdak aşınması veya kireçlenme gelişmez. Ancak kalça ağrısı şikayeti başlayan bireylerin, uzman bir hekim tarafından detaylı bir incelemeden geçirilmesi gerekmektedir.

Kalça Sıkışma Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Bu sendromun en tipik göstergesi, kasıktan başlayıp kalçanın yan kısmına doğru yayılan "C" şeklindeki ağrıdır. Hastalar özellikle şu durumlarla karşılaşabilir:

  • Kalçayı bükerken şiddetlenen ağrı hissi
  • Uzun süreli oturma eylemi sırasında artan rahatsızlık
  • Ağrının bacağa, dize veya kalçanın arka kısmına doğru yayılması

Bu bölgedeki ağrılar kasık fıtığı veya bel fıtığı gibi farklı rahatsızlıklarla karıştırılabileceği için ayırıcı tanının doğru yapılması kritik bir öneme sahiptir.

Kalça Sıkışma Sendromu Tedavi Yöntemleri

Kemiklerdeki yapısal bozuklukları ilaç tedavisi veya fizik tedavi yöntemleriyle kalıcı olarak düzeltmek mümkün değildir. Tedavi planı, yapısal bozukluğun türüne ve şiddetine göre belirlenir. Artroskopik yöntemler kullanılarak femur boynundaki tümsekler, yuva kenarındaki çıkıntılar ve labrum yapısındaki hasarlar başarıyla tedavi edilebilir. Fakat femur boynunun veya yuva yönünün değiştirilmesi gereken ileri vakalarda açık ameliyat tercih edilmelidir.

İyileşme Süreci ve Rehabilitasyon

Ameliyat sonrası dönem, uygulanan cerrahi tekniğe bağlı olarak kişiye özel bir fizik tedavi programı ile desteklenir. İyileşme sürecinde yardımcı ekipman kullanımı cerrahinin türüne göre şu şekilde değişiklik gösterir:

Tedavi YöntemiKoltuk Değneği Kullanım Süresi
Artroskopik Girişimler3 - 6 Hafta
Açık Ameliyatlar6 - 12 Hafta

Tedavi sonrası süreçte hastanın fizik tedavi programına tam uyum sağlaması, eklem fonksiyonlarının geri kazanılması açısından belirleyicidir.

Etiketler

Kalça eklemi sıkışma sendromuKalça sıkışma sendromu nedenleriKalça sıkışma sendromu tanısıKalça sıkışma sendromu tedavisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Kürşat Teker

Op. Dr. Kürşat Teker

Ankara, 1965 doğumludur. İlk ve orta öğretimini TED Ankara Kolejinde tamamladıktan sonra Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp fakültesinden 1989 da mezun olup 1994 yılında da yine Hacettepe Üniversitesinde Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalında ihtisas eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.