Doktorsitesi.com

Kadınlarda kardiyovasküler sağlık

Dyt. Tuğba Cici
Dyt. Tuğba Cici
8 Haziran 2015257 görüntülenme
Randevu Al
Kadınlarda kardiyovasküler sağlık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadınlarda Kardiyovasküler Hastalıklar ve Risk Yönetimi

Kardiyovasküler hastalıklar (KVH), dünya genelinde morbidite ve mortalite oranlarını etkileyen en önemli sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Bilimsel veriler, bu hastalıkların en az %80 oranında belirli risk faktörlerine bağlı olarak geliştiğini kanıtlamaktadır. Bu faktörlerin optimal düzeye getirilmesiyle, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölüm ve hastalık oranlarının %80-90 oranında azaltılabileceği öngörülmektedir.

Günümüzde kadınlarda obezite, metabolik sendrom ve sigara içiciliği gibi faktörlerin artış göstermesi, kadın sağlığını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu durum, her yaş grubundaki kadınlar için kardiyovasküler hastalıkların en temel ölüm nedeni haline gelmesine yol açmaktadır. Özellikle genç kadınlar arasında bu hastalıklara bağlı vakaların artması, risk yönetiminin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Kadın ve Erkek Arasındaki Epidemiyolojik Farklar

Kadınlarda kardiyovasküler hastalıklar, erkeklere kıyasla genellikle on yıl daha geç ortaya çıkmaktadır. Buna paralel olarak, miyokart enfarktüsü (ME) ve ani ölüm gibi kritik komplikasyonlar da kadınlarda daha ileri yaşlarda görülmektedir. Ancak son yıllarda yapılan istatistikler, bu tablonun değişmeye başladığını ve genç kadın popülasyonunda da riskin yükseldiğini göstermektedir.

52 ülkeyi kapsayan INTERHEART çalışması, 60 yaşından genç kadınlarda dislipidemi ve sigara gibi konvansiyonel risk faktörlerinin erkeklere oranla daha az olduğunu saptamıştır. Bu çalışmaya göre, genç kadınlarda ME prevalansının düşük olması %80 oranında bu risk faktörlerinin azlığına bağlıdır. Ancak güncel yaşam tarzı değişiklikleri, kadınların bu avantajını giderek kaybetmesine neden olmaktadır.

Lipit Profili ve Kardiyovasküler Risk Parametreleri

Orta yaşlı ve sağlıklı kadınlarda belirli lipit değerleri, KVH riski için güçlü birer öngörücü kabul edilmektedir. Özellikle total kolesterolün 200 mg/dl üzerinde ve HDL kolesterolün 50 mg/dl altında olması riski doğrudan artırmaktadır. Kadınlarda trigliserid yüksekliği ve trigliserid/HDL oranı, risk tayininde bağımsız ve kuvvetli göstergelerdir.

Lipit ParametresiRisk Durumu
Total Kolesterol> 200 mg/dl
HDL Kolesterol< 50 mg/dl
TrigliseridYüksek değerler bağımsız risk faktörüdür
Diğer GöstergelerHDL-dışı kolesterol, Apo B/Apo A oranı

Optimal LDL-kolesterol düzeylerine ulaşmak için sadece sağlıklı beslenme yeterli olmamaktadır. Beslenme programına eklenen düzenli egzersiz, lipit profilinin düzeltilmesinde kritik bir rol oynamaktadır.

Önlenebilir Risk Faktörleri: Sigara ve Diyabet

Sigara kullanımı, kardiyovasküler hastalıklar arasında önlenebilir en önemli risk faktörü olarak tanımlanmaktadır. INTERHEART çalışması, kadınların KVH’ye daha geç yakalanma avantajının büyük oranda erkeklerden daha az sigara içmeleriyle ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle sigaranın bırakılması, kadınlarda kalp sağlığını korumanın en etkili yoludur.

Diyabet, her yaş grubundaki kadın için majör bir risk faktörüdür. Amerikan Diyabet Cemiyeti, 45 yaş üstü bireylerde her 3 yılda bir diyabet taraması yapılmasını önermektedir. Ancak bazı özel durumlarda bu tarama süreci daha erken başlatılmalıdır:

  • Gestasyonel diyabet öyküsü olan kadınlar
  • Polikistik over sendromu (PKOS) tanısı alanlar
  • Ailede erken yaşta (60 yaş öncesi) miyokart enfarktüsü öyküsü bulunanlar

Hormonal Süreçler ve İnflamasyonun Etkisi

Kadınlarda KVH riskinin erkeklerden daha geç ortaya çıkması genellikle pre-menopozal korunma olarak adlandırılsa da, bu durumun östrojen hormonu ile ilişkisi tartışmalıdır. Menopoz sonrası bu korunma aniden sona ermemekte, yaklaşık 20 yıl daha devam etmektedir. Güncel görüşler, östrojenin doğrudan koruyucu etkisinden ziyade, kadınlarda antioksidan enzimlerin erkeklere göre daha ileri yaşlara kadar aktif kalmasının aterosklerozu geciktirdiğini savunmaktadır.

İnflamasyon göstergesi olan C-reaktif-protein (CRP) düzeyleri, kadınlarda puberteden itibaren erkeklerden daha yüksek seyretmektedir. TEKHARF çalışması, Türk kadınlarında özellikle 40’lı yaşlardan sonra yükselen CRP düzeylerinin metabolik sendrom gelişiminde belirleyici olduğunu göstermiştir. Bu biyobelirteçler, kadınların kardiyovasküler risk haritasını belirlemede hayati önem taşımaktadır.

Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Önemi

Obezite, kadınlarda kardiyovasküler hastalıklar için bağımsız bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda ideal vücut ağırlığına ulaşmak ve bunu korumak temel hedeflerden biri olmalıdır. Ayrıca sedanter (hareketsiz) yaşam biçimi, kalp sağlığını tehdit eden majör unsurlar arasındadır. Aktif bir yaşam tarzının benimsenmesi, risk faktörlerinin minimize edilmesinde en az tıbbi müdahaleler kadar etkilidir.

Etiketler

KadınlardaEgzersiz ve yaşam tarzıKalp sağlığıKardiyovasküler

Yazar Hakkında

Dyt. Tuğba Cici

Dyt. Tuğba Cici

Dyt. Tuğba CİCİ, lisans öncesi öğrenimini Neuenmarkt-Wirsberg Grund und Hauptschule'de (Almanya), Markgraf Georg Friedrich Gymnasium'de (Almanya) ve Hamdi Bozbağ Anadolu Lisesi'nde tamamlamştır. Ardından İstanbul Bilim Üniversitesi Beslennme ve Diyetetik başlamış olduğu lisans eğitimini 2014 yılında tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. Lisans eğitimini tamamladıktan sonra başlamış olduğu Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik yüksek lisans eğitimine hala devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.