Doktorsitesi.com

İyi huylu prostat büyümesi nedir?nasıl tedavi edilebilir?

Prof. Dr. Nurettin Cem Sönmez
Prof. Dr. Nurettin Cem Sönmez
28 Şubat 20135966 görüntülenme
Randevu Al
  • İyi huylu prostat büyümesi (BPH), yaş ilerledikçe prostatın genişleyerek idrar akışını zorlaştırmasıyla ortaya çıkan ve sık idrara çıkma gibi belirtilerle kendini gösteren yaygın bir durumdur.
  • Tanı sürecinde parmakla rektal muayene ve PSA kan testi kritik rol oynarken, kesin teşhis için gerektiğinde prostat biyopsisine başvurulmaktadır.
  • Tedavi seçenekleri şikayetlerin şiddetine göre yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç kullanımı veya TURP ve lazer cerrahisi gibi cerrahi yöntemleri kapsamaktadır.
İyi huylu prostat büyümesi nedir?nasıl tedavi edilebilir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İyi Huylu Prostat Büyümesi Nedir?

İyi huylu prostat büyümesi (BPH), prostat bezinin genişleyerek idrar akışını yavaşlattığı veya tamamen engellediği tıbbi bir durumdur. Genellikle yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan bu tablo, erkeklerde oldukça yaygın görülür. İstatistiksel verilere göre, büyüme 31-40 yaş arası erkeklerin %8’inde tespit edilirken, 80 yaşın üzerindeki erkeklerde bu oran %80’i aşmaktadır.

Prostat büyümesi olan hastaların büyük bir kısmında başlangıçta herhangi bir bulguya rastlanmaz. Ancak şikayeti olan hastalarda en sık görülen semptomlar; sık aralıklarla tuvalete çıkma, zayıflamış idrar akışı ve idrar kaçırma olarak öne çıkar. Bu şikayetler bütününe Alt İdrar Yolları Bulguları adı verilir ve hastanın yaşam kalitesine göre ilaç veya cerrahi yöntemlerle tedavi edilir.

Prostat Büyümesinin Belirtileri Nelerdir?

Prostat büyümesinin etkileri genellikle 50 yaş sonrasında belirginleşmeye başlar. Bulgular zaman içerisinde yavaş yavaş ilerler ve yıllar geçtikçe şiddetini artırabilir. Bazı hastalar büyük prostat hacmine rağmen ciddi bir şikayet hissetmezken, bazıları günlük aktivitelerini sürdüremeyecek kadar rahatsızlık duyabilir.

En sık rastlanılan prostat büyümesi belirtileri şunlardır:

  • Özellikle gece olmak üzere sık idrara çıkma
  • Kesik kesik, zorlanarak veya zayıf idrar yapma
  • Ani ve sık idrar yapma ihtiyacı hissetme
  • İdrar kaçırma veya damlatma

Tedavi edilmeyen vakalarda, küçük bir hasta grubunda süreç hiç idrar yapamama (akut idrar retansiyonu) ile sonuçlanabilir.

Tanı Yöntemleri: Muayene ve Testler

Prostat büyümesinin doğru teşhis edilmesi ve kanser gibi diğer risklerin dışlanması için belirli muayene ve testlerin yapılması kritiktir.

  1. Parmakla Rektal Muayene: Prostatın büyüklüğünü ve kıvamını anlamak için yapılır. 50 yaş üstü her erkeğe veya ailesinde prostat kanseri öyküsü olan 40 yaş üstü erkeklere mutlaka uygulanmalıdır. Sadece bu muayene ile bile kanser bulgusu teşhis edilebilir.
  2. PSA Kan Testi: Prostat hücreleri tarafından salgılanan Prostat Spesifik Antijen (PSA) seviyesini ölçer. PSA yüksekliği prostat kanseri şüphesi uyandırır.
  3. Prostat Biyopsisi: PSA testi yüksekse veya rektal muayenede şüpheli bir bulgu varsa, kesin tanı için prostattan 10 ve üzerinde parça alınarak incelenir.

Prostat Büyümesi Tedavi Yöntemleri

Şikayetlerin derecesine göre farklı tedavi protokolleri uygulanır. Hafif şikayetleri olan hastalarda "bekle ve izle" yöntemi tercih edilerek süreç takip edilir. Ancak orta ve şiddetli semptomlarda tıbbi müdahale gereklidir.

İlaç Tedavisi

İyi huylu prostat büyümesinde temel olarak iki grup ilaç kullanılır:

İlaç GrubuEtki MekanizmasıÖrnek Etken Maddeler
Alfa-BlokerlerMesane boynu ve prostat kaslarını gevşeterek idrar akışını rahatlatır.Tamsulosin, Alfuzosin, Silodosin
Alfa-Redüktaz İnhibitörleriProstatın büyümesini durdurabilir veya küçülmesini sağlayabilir.Finasteride, Dutasteride

Önemli Not: Sertleşme problemi için sildenafil veya tadalafil gibi ilaçlar kullanılıyorsa, bazı alfa-bloker dozlarının ayarlanması gerekir. Ayrıca alfa-redüktaz inhibitörleri PSA seviyesini %50 oranında düşürdüğü için test öncesi hekime bilgi verilmelidir.

Yaşam Stilinde Değişiklikler

Semptomları hafifletmek için şu önlemler alınabilir:

  • Yatmadan birkaç saat önce sıvı alımını kısıtlamak.
  • Kafein ve alkol tüketimini azaltmak.
  • "İki kere işeme" yöntemini uygulamak (idrar sonrası bekleyip tekrar denemek).
  • Antihistaminik ve dekonjestan içeren ilaçlardan (hekim bilgisi dışında) kaçınmak.

Cerrahi Tedavi Seçenekleri

İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda, idrar kanalını çevreleyen dokuyu azaltmak amacıyla cerrahiye başvurulur:

  • TURP (Transürethral Rezeksiyon): En sık tercih edilen yöntemdir. İdrar kanalından girilerek prostat dokusu kesilip çıkarılır.
  • Lazer Cerrahisi: TURP'a benzer sonuçlar verir ancak kanama riski daha düşüktür.
  • Açık Ameliyat: Çok büyük prostatlarda tercih edilen geleneksel yöntemdir.
  • Isı ile Tedavi: Genellikle kan sulandırıcı kullanan ve cerrahi riski yüksek hastalarda tercih edilen, Türkiye'de yaygın olmayan bir yöntemdir.

Bitkisel Tedaviler Hakkında: Saw palmetto gibi bitkisel takviyelerin prostat şikayetlerini azaltmadaki etkinliği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmamıştır; bu nedenle uzmanlar tarafından genellikle tavsiye edilmezler.

Etiketler

Sık idrara çıkmaİyi huylu prostat büyümesiPsa kan testi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nurettin Cem Sönmez

Prof. Dr. Nurettin Cem Sönmez

1966 İstanbul doğumlu olan Nurettin Cem Sönmez, 1984 Tarsus Amerikan Lisesi mezunudur. 1992 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde Tıp Doktoru Ünvanı almıştır.  Üroloji ihtisasını 1999 yılında Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma hastanesinde tamamlayıp,  2012 yılında Üroloji Doçenti ,2021 yılında Üroloji Profesörü ünvanını almıştır. Halen Seyrantepe  Hamidiye Etfal eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapmaktadır.  Üroonkoloji alanında New York Cornell ve Chicago Tıp Fakültesinde visiting fellow olarak çalışmış , robotik cerrahi kursunu Boston's children hospitalde tamamlamıştır. Halen Türk Üroloji Derneği Kuzey Marmara Şubesi başkanlık görevini sürdürmekte olan Dr.Sönmez ayrıca Perpa Boks Klübü başkan yardımcılığı görevini de devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.