Doktorsitesi.com

İlişkilerde mutluluğun formülü-2

Klinik Psikolog Aylin Aydemir
Klinik Psikolog Aylin Aydemir
1 Şubat 2013758 görüntülenme
Randevu Al
İlişkilerde mutluluğun formülü-2
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hayata Bakış Açısı ve Geçmişin İzleri

İnsanların yönelttiği sorular, hayata dair kaleme aldığım yazıların temel motivasyon kaynağını oluşturmaktadır. Bu yazıda, bakış açımızın tüm yaşamımızı nasıl kontrol altına aldığını ve şekillendirdiğini inceleyeceğiz. Hepimiz biliyoruz ki, çocukluk yaşantıları yetişkinlik dönemindeki davranışlarımız üzerinde derin izler bırakır. Zihnimizde yer eden veya unuttuğumuzu sandığımız her anı, bugün bizi biz yapan değerlerin bütününü oluşturur.

İlk İzlenimler ve Zihinsel Yansımalar

Bir kişiyle karşılaştığımızda zihnimizde anlık bir filizlenme gerçekleşir. Karşımızdaki kişinin "sempatik" veya "itici" olduğuna dair binlerce bilgi saniyeler içinde beynimize ulaşır. Bilinçli düzeyde tam olarak yorumlayamasak da, o kişiyle kuracağımız ilişkinin temelini bu ilk duygular belirler. Çoğu zaman ön yargı olarak adlandırılan bu durum, aslında karşımızdaki kişiden ziyade bizim iç dünyamızla ilgilidir.

Diğer İnsanlar: Ruhumuzun Aynaları

Hoşumuza gitsin ya da gitmesin, diğer insanlar aslında bizim gerçek aynalarımızdır ve ruhumuzu bize yansıtırlar. Karanlıkta kalan yanlarımız; yalancılık, sahtekarlık veya kabalık gibi fena halde rahatsız edici özellikler şeklinde karşımıza çıkabilir. Bu durumlarda genellikle şu tepkileri veririz:

  • Kişiden hızla uzaklaşmak,
  • İlişkiyi minimuma indirmek,
  • Negatif enerjiyi çevremizden uzaklaştırmak adına o kişiyi hayatımızdan çıkarmak.

Kısır Döngüler ve Tekerrür Eden Sorunlar

Hayatımızdaki "kötü" olarak tabir ettiğimiz insanları hayatımızdan çıkarsak bile, bu karakterler farklı formlarda karşımıza çıkmaya devam eder. Sorunun sorumluluğunu alıp kökten çözmedikçe, aynı problemler farklı maskelerle yaşamımıza dahil olur. Bu durumun tipik örnekleri şunlardır:

Mevcut SorunFarklı Formdaki Yansıması
Dağınık eş yüzünden boşanmakDağınık bir patronla çalışmak
Arkadaş çevresinde mağduriyetİş yerinde mobbinge maruz kalmak
Sosyal hayatta dışlanmaAile içinde anlaşılmama hissi

Kişisel Gelişim ve Değişimin Başlangıç Noktası

Birçok kişi kişisel gelişim kitapları okumasına veya programlar izlemesine rağmen hayatında somut bir değişim (yeni bir ilişki, maddi kazanç veya fit bir vücut) yaşayamamaktan şikayetçidir. Buradaki temel problem, sunulan bilgilerin yanlışlığı değil, değişime başlanan noktanın hatalı olmasıdır. Değişim süreci her zaman kişinin kendisiyle başlar; temel matematik bilmeyen birine geometri anlatmak nasıl sonuçsuz kalırsa, öz farkındalık olmadan sunulan bilgiler de o derece anlamsız kalacaktır.

Psikolojik Perspektif: Sorumluluk Almanın Gücü

Bir psikolog olarak gözlemlediğim en yaygın durum, danışanların mutsuz olduklarını belirtip çözümün dış faktörlerin değişmesinde olduğuna inanmalarıdır. Kişi; ailesinin, işinin veya sosyal çevresinin değişmesi durumunda sorunun çözüleceğini varsayar. Ancak gerçek değişim, kişinin sorunların bir parçası olduğunu fark etmesiyle başlar.

Farkındalık ve Dışarıdan Bakış

Bir danışanımla yaptığımız görüşmede, yaşadığı tüm sorunların merkezinde kendisinin de bulunduğunu fark etmesi, hayatında dönüm noktası olmuştur. Başta bu duruma tepki gösterse de, sonrasında bu sorumluluğu kabul etmek zorunda kalmıştır. Bakış açısının çevreden kendine dönmesi, gerçek farkındalığı beraberinde getirir. Unutulmamalıdır ki; bakış açısı önemlidir, ancak daha önemlisi nereye baktığımızdır. Sorunlara bir an için dışarıdan bakabilmek, çözüm yolundaki en büyük yardımcınızdır.

Etiketler

İkili ilişkiler ve doğru yaklaşımlarMutlu ilişkiler içinÇiftler nasıl mutlu olabilir

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Uzman klinik psikolog Aylin AYDEMİR
2005 yılında temel lisans eğitimini psikolojide tamamlamasının ardından Gelişim ve klinik psikolojide uzmanlığını almıştır. 2007-2010 yılları arasında çocuk ve ergenler ile çalışmış ve bu dönemde aleksitimi ve obezite üzerinde araştırma yaparak tezini tamamlamıştır. 
Amerika’da Akıl Sağlığı Danışmanlığı (Mental Health Counseling) ve (Brain Spoting) Zihin Odaklama Eğitimleri ile EMDR (eye movement desensitization and reprocessing), Göz Haraketleri ile Sistematik Duyarsızlaştırma ve Yeniden işlemleme, EMDR ile fibromiyoloji ,ağrı, fobi, korku, anksiyete tedavisi, travma çözümleme eğitimi, Bilişsel Davranışçı terapi (Cognitive Behaviroal Therapy), Stratejik Aile Terapisi, Aile danışmanlığı, Boşanma ve çift danışmanlığı gibi alt uzmanlık alanları da yer almaktadır.
Bunun yanı sıra dünyada alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Uzm. Klinik Psikolog AYDEMİR, Prof Dr Tina Virginia’dan sanal gerçeklik (virtual Reality) terapisi eğitimi alarak ve fobi, anksiyete, depresyon, panik atak alanındaki çalışmalarına yeni bakış açısı getirerek psikoterapi ile teknolojinin mükemmel uyumunu klinik çalışmalarına yansıtmaktadır.
Meslek hayatı boyunca pek çok proje , eğitim ve araştırmaya imza atmış olan Aydemir halen alanda çalışan uzmanlara yönelik çeşitli eğitim ve supervizyon desteği vermekte ve yanısıra bilgi birikimi ve tecrübelerini aktaran kitabı da yazım aşamasındadır. 
Halen Amerika’da ve Türkiye’ de supervizyon eğitimlerine devam etmekte olan Aydemir 2005 yılından beri yüzlerce danışan ile çalışmış ve halen ARM psikiyatri Psikoterapi Merkezinde hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.