Doktorsitesi.com

İDRAR KAÇIRMA (İdrar İnkontinansı)

Op. Dr. Nuray Aydın
Op. Dr. Nuray Aydın
24 Haziran 2021151 görüntülenme
Randevu Al
İDRAR KAÇIRMA (İdrar İnkontinansı)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Üriner İnkontinans (İdrar Kaçırma) Nedir?

Üriner inkontinans, yani halk arasında bilinen adıyla idrar kaçırma, kadınlarda yaşam standardını ciddi şekilde bozan, sosyal ve kişisel yaşam konforunu olumsuz etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Pek çok kadın, bu şikayetten çekindiği veya utandığı için durumu hekimine bildirmemekte veya profesyonel yardım almayı ertelemektedir. Ancak bu durum, tıbbi müdahale gerektiren ve yönetilebilen bir süreçtir.

İstatistiksel verilere bakıldığında, kadınlarda üriner inkontinans görülme sıklığı %29 olarak saptanmıştır. Bu vakaların içinde yaşam kalitesini ileri derecede etkileyen ciddi üriner inkontinans sıklığı ise %7 seviyesindedir.

İdrar Kaçırma Tipleri Nelerdir?

İdrar kaçırma sorunu, oluşum mekanizmalarına göre farklı kategorilere ayrılmaktadır. Doğru tedavi yönteminin belirlenmesi için tipin doğru teşhis edilmesi kritiktir:

1. Stress Üriner İnkontinans

Egzersiz yapma, koşma, öksürme veya hapşırma gibi karın içi basıncının aniden arttığı durumlarda meydana gelen idrar kaçırma türüdür.

2. Urge Üriner İnkontinans (Sıkışma Tipi)

İdrar hissi gelir gelmez, tuvalete yetişemeden gerçekleşen istemsiz idrar kaçırma durumudur. Genellikle aşırı aktif mesane olarak bilinen, mesane kaslarının (detrussor kası) düzensiz ve sık kasılması sonucunda oluşur.

3. Mikst (Kombine) İnkontinans

Hastada hem stress hem de urge inkontinans belirtilerinin aynı anda görülmesi durumudur.

4. Overflow (Taşma) İnkontinansı

Mesanenin kasılma ve idrarı boşaltma fonksiyonunun bozulması sonucu, mesanenin kapasitesinden fazla dolup taşmasıyla oluşur. Bu durum genellikle diyabetik hastalarda görülen sinir harabiyetine veya omurilik lezyonlarına bağlı olarak gelişir.

Risk Faktörleri ve Tetikleyici Unsurlar

Üriner inkontinans gelişiminde rol oynayan temel risk faktörleri aşağıda maddelenmiştir:

  • Obezite (aşırı şişmanlık) ve ilerleyen yaş,
  • Doğum sayısı ve pelvik organlarda sarkma,
  • Kronik kabızlık ve sigara kullanımı,
  • Aile öyküsü (özellikle urge inkontinans için genetik yatkınlık).

Doğum yöntemi konusunda ise sezaryen doğum önemli bir faktör olsa da, idrar kaçırmayı önlemede tamamen koruyucu bir etkisi bulunmamaktadır.

Tedavi ve Yönetim Stratejileri

İdrar kaçırma tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri, tıbbi müdahaleler ve egzersizler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

Uygulama AlanıDikkat Edilmesi Gerekenler
Yaşam TarzıSigaranın bırakılması ve fazla kiloların verilmesi önceliklidir.
Sıvı TüketimiGünlük 6-8 bardak su içilmeli, sıvı alımı ve mesane alışkanlıkları düzenlenmelidir.
Hastalık KontrolüDiyabet varsa kan şekeri düzenlenmeli; idrar yolu enfeksiyonu varsa tedavi edilmelidir.
EgzersizPelvik taban kaslarını güçlendiren Kegel egzersizleri uygulanmalıdır.

İlaç Kullanımı ve Medikal Tedavi

Bazı ilaç grupları (Ace inhibitörleri, alfa blokörler, antikolinerjikler, diüretikler, lityum ve sedatifler) urge inkontinansa neden olabilir; bu nedenle mevcut ilaçlar hekim kontrolünde gözden geçirilmelidir. Urge tipi kaçırmalarda genellikle medikal (ilaçla) tedavi ön plandadır. Ayrıca menopoz dönemindeki hastalarda, vajinal atrofiye bağlı gelişen sorunlar için estrojen preparatları fayda sağlayabilmektedir.

Etiketler

İdrar kaçırma tedavisiİdrar kaçırma hangi tetkiklerİdrar kaçırma tipleriİdrar kaçırma cerrahi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Nuray Aydın

Op. Dr. Nuray Aydın

Op. Dr. Nuray Aydın, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Eskişehir Üniversitesi Tıp Fakültesin'de başladığı tıp eğitimini 1990 yılında tamamlayarak Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Heidelberg St. Josepf hastanesin'de yapmış ve 1997 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.