Doktorsitesi.com

How to Improve Well-Being of Autistic People With The Help Of Neurodiversity Perspective

Psk. Efsun Yıldız
Psk. Efsun Yıldız
7 Mart 2024105 görüntülenme
Randevu Al
Toplumda dezavantajda bırakılmış bir grup olan otistik bireylerin aile ve toplum içinde iyi olma hallerinin nasıl arttırılabileceğine yönelik araştırmayı içeren bir tez. Otizmi nöroçeşitlilik konseptinde ele alıyor. Literatür taraması, fikirler ve otistik çocukların ve otistik yetişkin bir bireyin aile üyeleriyle yapılan görüşmeler eklenerek, nöroçeşitlik perspektifi de savunularak otistik bireylerin maruz bırakıldığı ayrımcılık, şiddet ve sınır ihlalleri hakkında farkındalık yaratmak ve yaşam şartlarının iyileşmesi ve iyi olma hallerinin arttırılması için olası çözüm önerilerini sunmak/ kapsamak amaçlanmıştır.
How to Improve Well-Being of Autistic People With The Help Of Neurodiversity Perspective
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Giriş: Otizm ve Toplumsal Esenlik Kavramı

Dünya genelinde dezavantajlı bırakılmış gruplar arasında yer alan otistik bireyler, tarihsel süreçte sistematik ayrımcılık, dışlanma ve hak ihlallerine maruz kalmaktadır. Bu çalışma, otistik bireylerin esenliğini (well-being) artırmanın yollarını ararken, sorunun kaynağını bireyde değil; ayrımcı toplumsal sistemde ve empati yoksunu yapılarda aramaktadır.

Otizm, güncel tıbbi kılavuzlarda (DSM-5 ve ICD-11) bir "bozukluk" olarak tanımlansa da, nöroçeşitlilik (neurodiversity) hareketi bu bakış açısına güçlü bir reddiye sunar. Bu perspektife göre otizm, düzeltilmesi gereken bir hastalık değil; insan çeşitliliğinin doğal ve değerli bir parçasıdır. Otistik bireylerin yaşadığı zorlukların temel nedeni, nörotipik toplumun dayattığı katı normlar ve kapsayıcı olmayan politikalardır.

Nöroçeşitlilik Hareketi ve Tıbbi Model Eleştirisi

Nöroçeşitlilik hareketi, otizmi bir kimlik bileşeni olarak kutlar ve tıbbi modelin "tedavi" odaklı yaklaşımına meydan okur. Bu hareketin temel savunuları şunlardır:

  • Farklılık Bozukluk Değildir: Otistik özellikler (el çırpma, tekrarlayıcı hareketler vb.), bireyin kendini ifade etme ve duygu regülasyonu yöntemleridir.
  • Toplumsal Sorumluluk: Sorun, otistik bireyin topluma uyum sağlayamaması değil; toplumun otistik bireye alan açmamasıdır.
  • Hak Savunuculuğu: Otistik aktivizm, bireylerin kendi haklarını savunmalarını ve toplumsal şiddete karşı ses çıkarmalarını hedefler.

Müdahale Yöntemlerinde Etik Tartışmalar: ABA Örneği

Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) gibi yöntemler, otistik bireylerin davranışlarını nörotipik normlara benzetmeye çalıştığı için nöroçeşitlilik savunucuları tarafından eleştirilmektedir. Eğer bir davranış bireyin kendisine veya çevresine zarar vermiyorsa, sadece "normal görünmek" adına bu davranışı bastırmak bir hak ihlalidir.

Otizmde Duygular ve Algı: Yanlış Bilinen Gerçekler

Toplumda otistik bireylerin duygu hissetmediği veya empati kuramadığına dair yaygın bir önyargı bulunmaktadır. Ancak bilimsel araştırmalar bu varsayımları çürütmektedir:

  1. Duygu Tanıma: Araştırmalar, otistik çocukların temel duyguları (mutluluk, üzüntü, öfke) tanıma konusunda nörotipik akranlarıyla benzer performans sergilediğini göstermektedir.
  2. Duygusal İfade: Otistik bireyler duygularını farklı yollarla (sözel olmayan işaretler, jestler) ifade edebilirler. Bu durum onları "eksik" değil, sadece "farklı" kılar.
  3. Sosyal Bağlam: Otistik bireylerin sosyal ipuçlarını anlamlandırmadaki zorlukları, genellikle nörotipik odaklı tasarlanmış iletişim ortamlarından kaynaklanmaktadır.

Esenliği Etkileyen Temel Faktörler

Otistik bireylerin yaşam kalitesini ve psikolojik sağlığını belirleyen unsurlar geniş bir yelpazeye yayılmaktadır:

FaktörEsenliğe Etkisi
AileGüvenli bağlanma ve kabul, bireyin toplumsal şiddete karşı direncini artırır.
Okul ve AkranlarAkran zorbalığı, otistik çocuklarda mutluluk algısını ve özgüveni ciddi oranda düşürür.
KlinisyenlerUzmanların nöroçeşitlilik odaklı yaklaşımı, bireyin kendini değerli hissetmesini sağlar.
Fiziksel ÇevreAşırı duyusal uyaranlar (gürültü, ışık) otistik bireyler için fiziksel ve zihinsel acı kaynağı olabilir.

Aile ve Güvenli Bağlanmanın Önemi

Ebeveynlerin çocuklarını olduğu gibi kabul etmesi, esenlik için en kritik kaynaktır. Aile içinde güvenli bir bağ kurabilen otistik çocuklar, dış dünyadaki ayrımcılık ve zorbalıkla daha etkili mücadele edebilirler. Ebeveynlerin, toplumun "ideal çocuk" baskısına direnerek çocuklarının özgün kimliğini desteklemesi hayati önem taşır.

Esenlik İçin Stratejik Gereksinimler: Sürdürülebilirlik ve Kapsayıcılık

Otistik bireylerin toplumda eşit haklarla var olabilmesi için iki temel kavram ön plana çıkmaktadır:

  • Sürdürülebilirlik: Uygun yaşam alanları, erişilebilir eğitim, istihdam olanakları ve sağlık hizmetlerinin geçici değil, yaşam boyu sağlanmasıdır.
  • Kapsayıcılık: Politikaların sadece çoğunluğa göre değil, tüm nörolojik farklılıkları kapsayacak şekilde tasarlanmasıdır.

Ebeveyn Görüşleri ve Saha Gözlemleri

Yapılan görüşmelerde, ailelerin en büyük endişesinin toplumsal kabul ve gelecek kaygısı olduğu görülmüştür. Ebeveynler, çocuklarının özel eğitim ve spor gibi faaliyetlerle esenliklerinin arttığını, ancak toplumun dışlayıcı tavrının (parkta istenmeme, zorbalık vb.) en büyük engel olduğunu belirtmektedir.

Öne Çıkan Bulgular:

  • Otistik bireyler, samimiyeti ve dürüstlüğü yüksek düzeyde algılayabilmektedir.
  • Mizah, otistik bireyler için bir yaşam doyumu kaynağı olmaktan ziyade bir haz aracı olarak görülmektedir.
  • Göz teması kurmaya zorlamak gibi müdahaleler, birey üzerinde yoğun stres yaratmakta ve iletişimi daha da zorlaştırmaktadır.

Sonuç ve Öneriler

Otistik bireylerin esenliğini artırmak bir lütuf değil, temel bir insan hakları yükümlülüğüdür. Devletler ve toplumlar;

  • Ayrımcı dili terk etmeli,
  • Eğitim sistemlerini nöroçeşitlilik ilkesine göre revize etmeli,
  • Şiddet ve hak ihlallerine karşı caydırıcı yasal yaptırımlar uygulamalıdır.

Gerçek bir toplumsal iyileşme, ancak otistik bireylerin "eksik" olarak değil, eşit ve özgün bireyler olarak kabul edilmesiyle mümkündür.

Etiketler

NöroçeşitlilikOtizm

Yazar Hakkında

Psk. Efsun Yıldız

Psk. Efsun Yıldız

2020 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji bölümünü yüksek şeref öğrencisi olarak tamamladım.  2023 yılında İtalya Bergamo Üniversitesinde Kişiler, Aileler ve Organizasyonlar için Klinik Psikoloji yüksek lisansımı “Otistik İnsanların İyi Olma Halleri Nöroçeşitlilik Perspektifi Yardımıyla Nasıl Geliştirilir?” konulu tezimi sunarak 27.3/ 30 ortalama ile tamamladım.  Lisans stajımı Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Stajyer Psikolog olarak, yüksek lisans stajımı da Massachusetts Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Çocuk Travma Eğitim Merkezinin sağlamış olduğu Çocukluk Çağı Travmaları Eğitimini alarak tamamladım.  Yüksek lisans stajımda aynı zamanda TF-CBT (Çocuklar ve Ergenler için Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi) eğitimi ve Massachusetts Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Çocuk Travma Eğitim Merkezinin sağlamış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini de aldım.  Yüksek lisans stajımda aynı zamanda aile içi şiddete tanık olan çocukların korunması amacıyla düzenlenmiş olan Children First Konferansı, travmaya uğramış çocukları evlat edinen Amerika’daki koruyucu aileler ile travma eğitimi çalışmaları / deneyim paylaşımını içeren Ebeveyn Kaynakları Müfredatı (Resource Parents Curriculum – RPC) Eğitimine katıldım.  Çatı Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi, APT (Association of Play Theraphy) ve OTD (Oyun Terapileri Derneği) onaylı Çocuk Merkezli oyun terapi eğitimini aldım. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.