Doktorsitesi.com

Horlama ve uyku apnesi kimlerde görülür?

Prof. Dr. Murat Türegün
Prof. Dr. Murat Türegün
20 Mart 20152627 görüntülenme
Randevu Al
Horlama ve uyku apnesi kimlerde görülür?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obstrüktif Uyku Apnesi Nedir?

Obstrüktif uyku apnesi (OUA), uyku sırasında solunumun geçici sürelerle durması ve bu esnada vücudun nefes alabilmek için normalden çok daha fazla efor sarf etmesi durumudur. Halk arasında genellikle aşırı horlama ile ilişkilendirilen bu tablo, ciddi bir sağlık sorununa işaret eder. Sorunun temel kaynağı, boğaz bölgesindeki dokuların hava yolunu tıkaması sonucunda hava akışının aksaması veya tamamen durmasıdır.

Obstrüktif Uyku Apnesi Kimlerde Görülür?

Bu hastalık belirli bir hasta profilinde daha sık gözlemlenmektedir. Obstrüktif uyku apnesi riski taşıyan bireylerin genel özellikleri şu şekildedir:

  • Aşırı kilolu bireyler,
  • Orta yaş grubundaki kişiler,
  • Kronik horlama sorunu olan erkekler.

Hastalar genellikle uyku esnasında yaşadıkları solunum duraksamalarının farkına varamazlar. Bu durum çoğunlukla hastanın yanında uyuyan kişi tarafından fark edilerek rapor edilir.

Obstrüktif Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir?

OUA, sadece uyku kalitesini bozmakla kalmaz, gün içindeki yaşam kalitesini de doğrudan etkiler. En yaygın uyku apnesi belirtileri şunlardır:

  • Gündüz saatlerinde sürekli uyuklama hali,
  • Sabahları şiddetli baş ağrısı ile uyanma,
  • Yüksek tansiyon (hipertansiyon) sorunları,
  • Belirgin kişilik değişiklikleri ve odaklanma güçlüğü,
  • Bazı vakalarda kalp ritminde değişiklikler.

Uyku Apnesinin Hayati Riskleri ve Önemi

Obstrüktif uyku apnesi, basit bir horlama probleminden ziyade klinik olarak ciddi bir hastalık durumudur. Yapılan araştırmalar, trafik kazalarının önemli bir kısmında sürücülerde uyku apnesi bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca, tedavi edilmeyen OUA hastalarında kalp yetmezliği ve felç (inme) geçirme olasılığının oldukça yüksek olduğu bilinmektedir.

Teşhis ve Tanı Süreci

Doğru bir tedavi planı için öncelikle kesin teşhis konulmalıdır. OUA teşhisi, kapsamlı bir uyku çalışması (testi) ile gerçekleştirilir. Uzman hekimler, uyku çalışmasından elde edilen verileri ve fiziksel muayene bulgularını birleştirerek kişiye özel bir tedavi haritası oluşturur.

Obstrüktif Uyku Apnesi Tedavi Yöntemleri

Teşhis konulduktan sonra hastanın durumuna göre belirlenen dört temel tedavi seçeneği bulunmaktadır:

Tedavi YöntemiUygulama Detayları
Yaşam Tarzı DeğişikliğiKilo verme, alkol ve sakinleştirici ilaç kullanımının kısıtlanması.
İlaç TedavisiHekim kontrolünde uygulanan farmakolojik destekler.
Cihaz TedavisiUyku sırasında kullanılan CPAP ve BiPAP cihazları.
Cerrahi MüdahaleAnatomik bozuklukların giderilmesine yönelik operasyonlar.

Cerrahi Tedavi ve MUPPP Yöntemi

Ağız içindeki yumuşak damağın ve küçük dilin normalden uzun veya sarkık olması, hava yolunu daraltarak bir valv (valf) gibi horlamaya neden olur. Bu anatomik sorunu gidermek amacıyla Modifiye Uvulopalatofaringoplasti (MUPPP) ameliyatı uygulanmaktadır.

MUPPP ameliyatının avantajları şunlardır:

  • Klasik ameliyatlara ve lazer cerrahisine göre çok daha efektiftir.
  • Etkisi uzun sürelidir ve komplikasyon oranı düşüktür.
  • Plastik cerrahi temel prensipleri kullanılarak damaktaki sarkıklık giderilir.
  • Hava yolundaki darlık kalıcı ve güvenli bir şekilde ortadan kaldırılır.

Etiketler

Obstrüktif uyku apnesiObstrüktif uyku apnesi kimlerde olabilir?Obstrüktif uyku apnesi nasıl tedavi edilir?Obstrüktif uyku apnesinin belirtileri nelerdir?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Murat Türegün

Prof. Dr. Murat Türegün

Prof. Dr. Murat TÜREGÜN, 1963 yılında Ankara'da doğmuştur. Lise öğrenimini TED Karabük Koleji'nde bitirdikten sonra, 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında GATA'da tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1988-1993 yılları arasında GATA Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı'nda yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.