Zayıflama sürecinde bireylere büyük bir baskı uygulayan konulardan biri hipotiroid hastalığıdır. Hipotiroid, tiroid hormonunun normalden daha az çalışmasıyla karakterize bir hormon hastalığıdır. Hipotiroid durumunda metabolizma hızı yavaşlar, ani bir kilo alımı gözlenir. Bu duruma bağlı olarak obezite, kalp hastalıkları, diyabet gibi devam eden metabolik sendrom tablosu meydana gelir. Bunun önüne geçmek tabi ki bizim elimizde. Doktor kontrolünde uygulanan ilaç tedavisinin yanı sıra beslenme ve egzersiz de çok önemli yere sahiptir.

Beslenme ile ilgili öneriler:

* Bir diyetisyen desteği alarak kişinin yaş, kilo, boy ve kan bulgularına uygun bir beslenme programı hazırlanmalıdır. Bütün besin öğelerini içeren, dengeli ve sağlıklı bir beslenme programı oluşturulmalıdır.

* Bu hastalarda ödem çok sık görülür. Bunun önüne geçebilmek ve vücut için gerekli sıvı ihtiyacını karşılamak için günde en az 8-10 bardak su içilmelidir. Aynı zamanda tuz su tutulumunu arttırıp ödeme yol açtığı için tuz tüketimi de sınırlandırılmalıdır.

* Çay, kahve gibi içecekler diüretik oldukları için ödeme sebebiyet verebilirler. Çay, kahve içildikten sonra mutlaka su içilmelidir.

* İyot, tiroid fonksiyonları için elzem bir mineraldir ve tükettiğimiz birçok besinin içerisinde de bulunmaktadır. Eğer ihtiyacımızdan fazla alınırsa da otoimmün tiroid hastalığına neden olabilmektedir. Hipotiroidi olanların iyotlu tuz, hipertiroidi ve nodüler guatırı olanların aşırı iyot alımında hashimato tiroidi oluştuğu için iyotsuz tuz tüketmeleri gerekmektedir.

* Bitkisel protein kaynakları içerisinden en değerli olan kuru baklagiller haftada en az iki kez tüketilmelidir.

* Doymamış yağ asitlerinin, özellikle omega-3, tiroid fonksiyonlarını düzenleyici özelliği bulunmaktadır. Haftada en az 2 kez balık, diğer günlerde ise derisiz tavuk, hindi, yağsız kırmızı et tüketin.

* E vitamininden zengin beslenilmesiyle iyotun emiliminin arttığı yapılan araştırmalar tarafından desteklenmektedir.

* Selenyum minerali de tiroid hormonu için önemli rol oynamaktadır. Selenyumdan yetersiz beslenildiğinde kanda T4 ve TSH hormonu yükselir, T3 hormonu düşer. İyot ve selenyum eksikliği birlikte görülürse hastalığın şiddeti daha da artış gösterir. Selenyum seviyesinin düşmemesi için balık, karides, dana karaciğeri, hindi ve dana eti, mercimek, mantar, susam, ceviz, ay çekirdeği ile tam tahıllar selenyum kaynağı besinlerdendir.

* Çikolata bakırdan zengin bir yiyecektir fakat kadmiyumda içermesinden dolayı tiroid hastalarının dikkatli tüketmesi gerekmektedir. Fazla alınan kadmiyum selenyumu vücuttan atar.

* Çinko tiroid metabolizmasında etkin rol oynayan bir mineraldir. Çinkodan zengin deniz ürünler, badem, fındık, ay çekirdeği, et, yumurta günlük beslenme programı içerisinde mutlaka yer almalıdır.

* B vitaminleri, özellikle B12, tiroit bezinin enerji üretmesine yardımcı olur.. Tiroit işlevi için önemli olan vitamin ise B9 ‘dur. Bu vitaminlerin vücuttaki seviyelerine baktırılmalı, eksikliğinde bu vitaminlerden zengin besinlerin tüketimi artırılmalıdır.

* Yapılan çalışmalarda hipotroidi olan bireylerin % 30’ unda demir eksikliğine bağlı kansızlık gelişebileceği görülmüştür. Bu nedenle kişilerin günlük beslenmesinde demir alımına özen göstermesi gerekmektedir. Kırmızı et, yumurta, kuru meyveler, yeşil yapraklı sebzeler günlük beslenmede mutlaka yer almalıdır.

* Sıklıkla hipotiroidi ile birlikte görülen kolesterol problemine bağlı olarak kolesterolden fakir, posa içeriği yüksek bir diyet örneği tercih edilir.

* Kabızlık sorunu sıklıkla görülür. Bu yüzden posa kaynaklarından (tam tahıllı besinler, sebze ve meyveler) zengin beslenilmeli ve su tüketimi ihmal edilmemelidir.

* Guatrojen besin ögelerinin fazla alımı iyot emilimi engellemektedir. Bu sebeple lahana, brokoli, brüksel lahanası, turp, karnabahar, şalgam, soya fasulyesi, hardal, yer fıstığı gibi besinler çok fazla ve çiğ tüketilmemelidir. Bu besinleri pişirerek tüketmek guatrojen madde miktarını azaltacağından çok daha sağlıklı olacaktır.

* Hindistan cevizi, balık ve keten tohumu tiroid hastalarının beslenmesinde yer alması gereken besinlerdir.

* Taurin, tiroit hormonlarının üretimi için elzem bir aminoasittir. Supleman olarak kullanılabilir ama herkes için uygun değildir, mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gereksinim var ise kullanılmalıdır. Taurinin besinsel kaynakları; deniz ürünleri, süt ürünleri ve hindi etidir.

* Gün içerisinde yapılan egzersiz miktarı arttırılmalıdır. Egzersiz sayesinde kilo kontrolü sağlanmış olur ve tiroid hormonlarının yetersiz çalışmasına bağlı oluşan stres düzeyi en aza indirgenmiş olur.


Kocaeli Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!