Doktorsitesi.com

Hipertansiyon ve böbrek ilişkisi

Prof. Dr. Ali Başçı
Prof. Dr. Ali Başçı
9 Şubat 200922715 görüntülenme
Randevu Al
Hipertansiyon ve böbrek ilişkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dünya Böbrek Günü ve Hipertansiyonun Önemi

Uluslararası Nefroloji Derneği (ISN) ve Uluslararası Böbrek Vakıfları Federasyonu (IFKF), dünya genelinde hızla artan böbrek yetmezliği vakalarına ve diyaliz tedavisi gören hastaların sosyoekonomik etkilerine dikkat çekmek amacıyla 12 Mart gününü "Dünya Böbrek Günü" ilan etmiştir. Bu kapsamda belirlenen ana tema, "Yüksek kan basıncı: Kan basıncını düşük tut" olarak kabul edilmiştir.

Dünyada ve ülkemizde diyaliz ile böbrek nakli ihtiyacı duyan hastaların birincil nedeni diyabet, ikinci sıradaki nedeni ise hipertansiyondur. Bu nedenle, kronik böbrek yetmezliğinin önlenmesi doğrudan hipertansiyonun kontrol altına alınmasıyla ilişkilidir. Böbrekler, hipertansiyonun hem temel nedeni hem de en büyük kurbanıdır.

Kan Basıncının Sağlanmasında Böbreğin Kritik Rolü

Hipertansiyon ile böbrek hastalığı arasındaki ilişki 19. yüzyılın sonlarından beri bilinmektedir. 1932 yılında yapılan araştırmalar, böbreğe giden kan akışı azaldığında böbreklerin renin adı verilen bir hormon salgıladığını kanıtlamıştır. Bu hormon, damarları büzen ve vücutta tuz tutulmasını sağlayan mekanizmaları uyararak kan basıncını yükseltir.

Normal fizyolojik koşullarda bu mekanizma, yaşamsal organların (beyin ve kalp) kansız kalmasını önlemek için çalışır. Ancak aşağıdaki durumlarda esansiyel hipertansiyon adı verilen hastalık tablosu ortaya çıkar:

  • Renin hormonunun gereğinden fazla salgılanması,
  • Aşırı miktarda tuz tüketilmesi,
  • Böbreğin tuz atma kapasitesinin düşmesi (böbrek fonksiyon kaybı).

Genç yaşlarda genellikle renin mekanizması etkiliyken, ileri yaşlarda tuz duyarlılığı hipertansiyon oluşumunda daha baskın bir rol oynar.

Hipertansiyonun Kurbanı Olarak Böbrekler

Hipertansiyon, damar yapısını bozan bir hastalık olduğu için kalp ve beyin gibi böbrekleri de doğrudan hedef alır. Hipertansif böbrek hastalığı olarak adlandırılan bu durumda, böbreğin en küçük fonksiyonel birimi olan glomeruller (yumakçık) içindeki basınç artar. Bu artış, organcıkların kaybına ve böbreğin bağ dokusuyla kaplanarak büzüşmesine yol açar.

Böbrek sağlığını korumak için belirlenen kan basıncı hedefleri şöyledir:

Hasta DurumuHedef Kan Basıncı (mmHg)
Böbrek rahatsızlığı olmayanlar140/90
Böbrek hastalığı olanlar130/85

Böbrek yetersizliği, damar sertliği sürecini hızlandırarak kalp ve damar hastalıklarını tetikler. Bu durum, kan basıncının daha da yükselmesine ve böbrek fonksiyonlarının daha hızlı kaybına neden olan tehlikeli bir kısır döngü yaratır.

Böbrek Hastalıkları Hipertansiyonun Nedeni Olabilir

Böbreklerin idrar üreten bölümlerindeki hastalıklar (nefritler), genellikle ilk belirti olarak hipertansiyon ile kendini gösterir. Ayrıca taş ve iltihap kaynaklı böbrek hasarları da tansiyon yüksekliğine neden olur. Eğer kan basıncı kontrol altına alınamazsa, böbrek hastalığının seyri hızlanır; bu durum tıp literatüründe bir nevi "tavuk-yumurta ilişkisi" olarak tanımlanır.

Böbrek Damar Darlığına Bağlı Hipertansiyon

Renovasküler hipertansiyon olarak bilinen bu durum, iki farklı yaş grubunda farklı nedenlerle görülür:

  1. Genç Erişkinler: Damar kasındaki değişiklikler (fibromusküler distrofi).
  2. 40 Yaş Üstü: Damar sertliği plaklarının böbrek damarlarını daraltması.

Bu hastalık, hem sistolik hem de diyastolik kan basıncının sürekli yüksek seyretmesine neden olur. Uygun vakalarda balon anjioplasti yöntemiyle tedavi edilebilir. Ancak darlığın çok küçük damarlarda olduğu veya tedavinin başarılı olmadığı durumlarda süreç böbrek yetmezliği ile sonuçlanabilir.

Tuz Tüketimi ve Hipertansiyon İlişkisi

Böbreklerin tuz atma kapasitesinin aşılması, hipertansiyonun en yaygın nedenlerinden biridir. Günümüzdeki modern yaşam tarzı bu riski artırmaktadır:

  • Hazır ve hızlı yemek (fast-food) alışkanlığı,
  • Konserve ve aşırı tuzlu gıdaların tüketimi,
  • Dışarıda yemek yeme zorunluluğu.

Hipertansiyon tedavisi gören bir hasta, tuz kısıtlamasına uymadığı takdirde kullandığı ilaçlardan beklenen faydayı göremez ve hayati risklerle karşı karşıya kalır.

ÖNERİLEN KAYNAKLAR:

  1. Hipertansiyon: Ne kadar bilinçliyiz? - Prof. Dr. Ali Başçı
  2. Kronik Böbrek Yetmezliği Hızla Artıyor! - Prof. Dr. Ali Başçı
  3. www.worldkidneyday.org
  4. www.turkhipertansiyon.org

Prof. Dr. ALİ BAŞÇI

Etiketler

Hipertansiyon ve böbrek ilişkisiTuz tansiyon iliskisiBöbreği ilgilendiren hormonlarTansiyon böbrek ilişkisiTuz diyaliz ilişkisiBöbrek tansiyon ilişkisiHipertansiyon böbrekHipertansiyon ve böbrekBöbrek ve hipertansiyon

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ali Başçı

Prof. Dr. Ali Başçı

Prof. Dr. Ali BAŞÇI, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1974 yılında bitirmiş ve tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise aynı üniversitenin İç Hastalıkları ve Nefroloji alanında yapmış ve İç Hastalıkları Uzmanı olmuştur. Ayrıca Nefroloji uzmanı olan Dr. BAŞÇI, klinik nefroloji, kronik böbrek yetmezliği, diyaliz ve böbrek nakli konuları ile yakından ilgilidir. Bu alanlarda 1982 yılından beri çalışmalar yapmaktadır. 1984-1987 yılları arasında ABD Tulane Üniversitesi'nde bu alanda çalışmalar ve araştırmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.