Hiperprolaktinemik hastalıklar

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Prolaktin Hormonu ve Fizyolojik Sekresyon Safhaları
Prolaktin (PRL), hipofiz bezinin ön lobunda yer alan asidofilik ve kromofob hücreler tarafından üretilen, 198 aminoasitten oluşan polipeptid yapılı bir hormondur. Yapısal olarak büyüme hormonu (GH) ve plasenta laktojen hormonu ile benzerlik gösteren PRL geni, 6. kromozom üzerinde konumlanmıştır. Diğer hipofiz hormonlarının aksine, prolaktin salınımı hipotalamus tarafından tonik bir inhibisyon (baskılama) altında tutulur.
Prolaktin moleküler yapısı itibarıyla heterojen bir özellik sergiler. Klinik tabloların çeşitliliği, kanda dolaşan farklı moleküler ağırlıktaki formlarla ilişkilidir:
- Küçük (Little) PRL: 22.000 Dalton ağırlığındadır. İmmünoreaktivitenin ve biyolojik aktivitenin (reseptöre bağlanma yeteneği) büyük kısmından sorumludur.
- Büyük (Big) PRL: 50.000 Dalton ağırlığındadır; biyolojik aktivitesi daha düşüktür.
- Çok Büyük (Big-Big) PRL: 100.000 Dalton ağırlığındadır; reseptör bağlama kapasitesi en düşük formdur.
- Glikozile PRL: 25.000 Dalton ağırlığındadır; immünoreaktivitesi düşüktür.
Prolaktin Salınımının Kontrol Mekanizmaları
Hipotalamusun prolaktin üzerindeki temel etkisi baskılayıcıdır ve bu işlevi gören ana madde Dopamin (DA)'dir. Dopamin, hipotalamustaki TİDA (Tubero-infundibuler dopaminerjik sistem) hücreleri tarafından salgılanır. Portal damarlar yoluyla hipofize ulaşan dopamin, laktotrop hücrelerdeki reseptörlerine bağlanarak cAMP düzeyini azaltır ve PRL sentezini yavaşlatır.
Prolaktin Salınımını Etkileyen Faktörler
| Faktör Tipi | Etken Maddeler / Durumlar |
|---|---|
| İnhibe Ediciler (Azaltanlar) | Dopamin, GABA, GAP (Gonadotropin-associated-peptide), Progesteron |
| Stimüle Ediciler (Artıranlar) | TRH, Östrojen, Serotonin, Opioidler, Uyku, Stres, Egzersiz, Meme uyarımı |
Östrojen, gebelik sırasında laktotrop hücrelerde sayıca artışa ve dopamine karşı duyarlılığın azalmasına neden olarak prolaktin yapımını yaklaşık 10 kat artırır.
Hiperprolaktinemi: Nedenleri ve Klinik Görünüm
Kanda prolaktin seviyesinin normalin üzerine çıkması (hiperprolaktinemi), fizyolojik, farmakolojik veya patolojik nedenlere bağlı gelişebilir.
1. Fizyolojik ve Farmakolojik Nedenler
Gebelik, laktasyon, ağır egzersiz ve uyku fizyolojik artış nedenleridir. Farmakolojik olarak ise antidopaminerjik ilaçlar (metoklopramid, sulpirid), bazı antihipertansifler (reserpin, aldomet), antidepresanlar ve H2 reseptör antagonistleri (simetidin) prolaktin seviyelerini yükseltebilir.
2. Patolojik Durumlar ve Prolaktinomalar
- Primer Hipotiroidizm: TRH artışına bağlı olarak PRL sekresyonu uyarılır.
- Prolaktinomalar: Hipofiz tümörlerinin %60-70'ini oluşturur. 10 mm'den küçük olanlar mikroadenom, büyük olanlar ise makroadenom olarak sınıflandırılır.
- Boş Sella Sendromu: Sella tursika içine araknoid herniasyonu sonucu oluşur.
- Kronik Böbrek Yetmezliği: Renal klirensin azalması nedeniyle PRL yükselir.
Klinik Belirtiler
Hiperprolaktineminin en karakteristik belirtileri galaktore (memeden süt gelmesi), adet düzensizlikleri (amenore, oligomenore) ve infertilitedir. Ayrıca östrojen eksikliğine bağlı olarak vajinal atrofi ve osteoporoz riski artar. Makroadenom varlığında, çevre dokulara bası nedeniyle baş ağrısı ve görme alanı defektleri (bitemporal hemianopsi) görülebilir.
Tanı ve Tedavi Yaklaşımları
Tanıda serum PRL düzeylerinin ölçümü ve hipofiz bölgesinin MR (Emar) veya BT (Tomografi) ile görüntülenmesi esastır. Tedavi planı hastanın çocuk istemine ve tümörün boyutuna göre şekillenir.
Medikal Tedavi
Dopamin agonistleri (Bromokriptin, Kabergolin, Pergolid) tedavinin temelini oluşturur. Bu ilaçlar:
- Serum prolaktin düzeylerini hızla normale düşürür.
- Tümör boyutunda (hücre hacmini küçülterek) belirgin azalma sağlar.
- Ovulasyonu (yumurtlamayı) geri döndürerek fertiliteyi sağlar.
Cerrahi Tedavi
İlaç tedavisine dirençli vakalarda, şiddetli yan etki varlığında veya görme kaybına yol açan hızlı büyüyen makroadenomlarda transsfenoidal cerrahi tercih edilir. Cerrahi başarı, cerrahın deneyimine ve tümörün evresine (Hardy Klasifikasyonu) bağlıdır.
Gebelik ve Prolaktinoma Yönetimi
Mikroadenomlu hastalarda gebelik sırasında tümörün büyüme riski oldukça düşüktür (%1.6). Ancak makroadenomlarda bu risk %37.5'e kadar çıkabilir. Genel yaklaşım, gebelik tespit edildiğinde bromokriptin tedavisinin kesilmesidir. Ancak görme bozukluğu veya şiddetli baş ağrısı gibi semptomatik büyüme belirtileri gelişirse, gebelik boyunca bromokriptin kullanımına güvenle devam edilebilir. Yapılan çalışmalar, in-utero bromokriptine maruz kalan bebeklerde konjenital malformasyon riskinde artış saptamamıştır.






