Doktorsitesi.com

Herşey sağlıklı bebekler için…

Prof. Dr. Selman Laçin
Prof. Dr. Selman Laçin
6 Mart 2015492 görüntülenme
Randevu Al
  • Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT), tüp bebek yöntemiyle geliştirilen embriyoları ana rahmine transfer edilmeden önce inceleyerek genetik hastalıkların gebelik öncesinde tespit edilmesini sağlar.
  • Bu yöntem; ileri anne yaşı, tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları ve genetik hastalık taşıyıcılığı gibi riskli durumlarda sağlıklı embriyoların seçilmesine olanak tanır.
  • PGT uygulaması, embriyolardaki kromozomal anormallikleri ve tek gen hastalıklarını belirleyerek hem gebelik başarı oranlarını artırır hem de düşük riskini minimize eder.
Herşey sağlıklı bebekler için…
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) ve Doğum Öncesi Tanı Yöntemleri

Günümüzde, doğacak bebeğin sağlık durumu doğum öncesi tanı yöntemleri kullanılarak titizlikle değerlendirilmektedir. Geleneksel tanı metotları ancak gebelik oluştuktan ve bebek belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra, genellikle gebeliğin 3. veya 4. aylarında uygulanabilmektedir. Bu ileri evrelerde genetik bir sorun saptanması durumunda gebeliğin sonlandırılması, çiftler üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik açıdan ciddi travmalara yol açabilmektedir.

PGT Yöntemi: Gebelik Öncesi Genetik Tanı

Genetik bilimindeki ilerlemeler sayesinde, henüz gebelik oluşmadan laboratuvar ortamında tüp bebek yöntemiyle geliştirilen embriyolar üzerinde inceleme yapmak mümkün hale gelmiştir. Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) olarak adlandırılan bu yöntem, embriyolar ana rahmine transfer edilmeden önce uygulanan en kritik gelişmedir. Bu süreç, tüp bebek merkezleri ile Moleküler Genetik birimlerinin koordineli çalışmasıyla yürütülür.

PGT Uygulamasında Kullanılan Teknikler ve Tespit Edilen Hastalıklar

PGT süreci; kadın yumurta hücresinin kutup cisimciklerinden veya embriyodan alınan hücrelerden (blastomer) elde edilen örneklerin incelenmesini kapsar. Bu incelemelerde FISH, PCR ve CGH adı verilen ileri moleküler genetik teknikler kullanılır. Bu yöntemlerle şu sağlık sorunları teşhis edilebilmektedir:

  • Kromozomal Sayı Anormallikleri: Down Sendromu (trizomiler) ve monozomiler.
  • Tek Gen Hastalıkları: Kistik Fibrozis, Hemofili ve Duchenne Muskuler Distrofisi.

Genetik Yapı ve Kromozomların Rolü

İnsan vücudundaki her hücre, genetik bilgiyi taşıyan kromozom adı verilen elementleri barındırır. Normal bir insan hücresi, 23'ü anneden (yumurta), 23'ü babadan (sperm) gelmek üzere toplam 23 çift kromozom içerir. İlk 22 çift kromozom kadın ve erkekte aynıyken, 23. çift olan cinsiyet kromozomları bireyin cinsiyetini belirler.

Tüp Bebek Tedavisinde PGT Neden Önemlidir?

Tüp bebek tedavileri sırasında karşılaşılan en büyük kısıtlamalardan biri kadın yaşıdır. Bilimsel çalışmalar, ilerleyen yaşla birlikte embriyolardaki kromozomal sayı anormalliklerinin arttığını göstermektedir. PGT yöntemi sayesinde sağlıklı embriyolar tespit edilerek anne adayına transfer edilir. Bu uygulama, hem genetik anormallik riskini hem de buna bağlı gelişebilecek düşük riskini minimize eder.

PGT Hangi Durumlarda Önerilir?

PGT uygulaması, belirli risk faktörlerini taşıyan çiftler için hayati önem taşımaktadır. Aşağıdaki durumlarda PGT yöntemi tavsiye edilmektedir:

Uygulama NedeniAçıklama
Şiddetli Erkek KısırlığıAzospermi veya şiddetli sperm azlığı olan durumlarda seks kromozomu anormalliği riski artar.
İleri Anne Yaşı39 yaş ve üzerindeki kadınlarda kromozom anomalisi riski yükselir.
Tekrarlayan Başarısızlıklar3 veya daha fazla tüp bebek denemesine rağmen gebelik elde edilememesi.
Genetik TaşıyıcılıkDengeli translokasyon veya tek gen hastalığı taşıyıcılığı olan çiftler.
Tıbbi GeçmişÖnceki gebeliklerinde genetik hastalıklı çocuk sahibi olan veya tekrarlayan düşük yaşayanlar.

Embriyo Biyopsisi ve Uygulama Aşamaları

PGT işlemi için embriyolardan hücre biyopsisi yapılması zorunludur. Girişimsel bir işlem olmasına rağmen, uygun teknikle yapıldığında gebelik oranlarında belirgin bir düşüşe neden olmaz. Biyopsi süreci şu aşamalarda gerçekleştirilebilir:

  1. Polar Body Biyopsisi: Döllenme öncesi veya hemen sonrası kutup cisimciklerinin alınması.
  2. Blastomer Biyopsisi: Döllenmenin 3. gününde (6-10 hücre evresi) 1 veya 2 hücre alınması. En yaygın kullanılan yöntemdir.
  3. Blastosist Biyopsisi: 5. günde trofektoderm dokusundan 2-10 hücre alınması. Mozaik embriyolarda güvenilirliği artırır ancak dondurma işlemi gerektirebilir.

PGT Sonrası Süreç ve Başarı Oranları

PGT ile seçilen embriyolar transfer edildikten sonra, nadir de olsa ileri gelişim evrelerinde genetik bozukluklar oluşabilir. Bu nedenle, PGT ile elde edilen gebeliklerde tanının teyit edilmesi amacıyla amniyosentez yapılması önerilmektedir. Ayrıca, tıbbi zorunluluk dışındaki cinsiyet tayini yasal olarak yasaktır ve sadece cinsiyete bağlı geçiş gösteren hastalıklarda uygulanır.

Önemli Not: PGT, %100 kesinlik garantisi vermese de günümüzde 23 çift kromozomun tamamının incelenebilmesi, embriyo sağlığı hakkında kritik bilgiler sunar. Dışarıdan sağlıklı görünen ancak tutunma sorunu yaşayan embriyoların temel problemi genellikle genetik iç yapıdır. Yapılan çalışmalar, genetik test sonrası yapılan transferlerin gebelik başarı oranlarını belirgin şekilde artırdığını kanıtlamaktadır.

Etiketler

Sağlıklı bebekPgtGenetik inceleme

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Selman Laçin

Prof. Dr. Selman Laçin

1964 Ankara doğumlu olan Dr.Selman Laçin ilk ve orta öğrenimini Ankara ve İstanbul’da tamamladıktan sonra 1988 yılında GATA Tıp Fakültesinden mezun olmuş ve 1996’da İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan uzmanlığını almıştır. Yardımcı Doçent olarak başladığı Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde 2002 yılında Doçent olan Dr.Selman Laçin İsveç Karolinska Enstitüsü Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde,Tel-Aviv Üniversitesi Yardımla Üreme Teknikleri ve Tüp Bebek Merkezinde ve Ankara GATA Tüp Bebek Merkezinde değişik sürelerde çalışmalarda bulunmuştur. Yurt dışı ve yurt içi bilimsel dergilerde yayınlanmış 80 adet makalesi ve çok sayıda bilimsel tebliği ve 4 adet kitap yazımında bilimsel katkısı bulunan Dr.Selman Laçin 2004 – 2007 yılları arasında İstanbul Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezinde çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.