Her şey cinsellik mi?
Her şey cinsellik mi?

Cinsellik sadece insan yaşamında değil, toplumsal olarak oldukça önemli yer tutmaktadır. Cinselliğe yönelik genel bilgileri kimlerden aldığımızı hiç düşündünüz mü? Bu bilgileri çocukluk döneminde ailemizden almamız gerekmektedir. Fakat yetişkinlere sorduğunuzda, çoğunun ailelerinden değil de daha çok aynı yaşta olan yakın arkadaşlardan aldığını hatırladıklarını söylerler. Peki yakın arkadaşlar bu bilgileri nereden aldılar? Çoğunlukla bu bilgiler doğru ve gerçekçi olmadığı, sadece ilgi çekici olduğu söylenebilir. Toplumda cinselliğin ayıp, günah, yasak ve bir tabu olarak görülmesi ne yazık ki halen devam etmektedir. Bu doğrultuda cinselliğe yönelik gerçek ve doğru bilgiye ulaşılamaması da cinsellikle ilgili birçok sorunun oluşmasına neden olmaktadır.

Oysa gerçekçi, yaşa uygun cinsel bilgilerin kazandırılması, cinselliğin ayıp olmadığı, asıl kazandırılmak istenenin mahremiyet olduğu öğretilmesi “topuklu ayakkabının, kırmızı rujun, kırmızı ayakkabı tabanının, bazı sebze ve meyvelerin, dondurmanın, hamile kadın vücudunun, emojilerin, koymak ve vermek” gibi kelimelerin cinsel çağrışım yaratmadan kullanılabilmesini de sağlayacaktır. Bunun yanı sıra kadınların tecavüze uğramaması, erken yaşta evliliklerin önünün kesilmesi, kızların bakire olmadığı için öldürülmesi, erkeklerin cinsel yetersizlikleriyle alay edilmesi, anne babası çocuk olan çocukların sayısının azalmasında da etkili olacaktır. Cinsellik insan soyunun devamını sağlayabilmesinde gerekli olan ön koşuldur. Bu ön koşulun sağlanabilmesi insanların cinsel birliktelik yaşamaları ile gerçekleşmektedir. Fakat cinsellik ve soyunun devamlılığının sağlanması da bir o kadar kolay bir olgu değildir. Soyunun devamlılığı ve cinselliğin hem kendi içinde uyumluluğu hem de sosyal boyutu bulunmaktadır. İnsan yaşamında seçimlerin büyük bir bölümü haz ya da üreme çemberinde gerçekleşmektedir. Bilinç bu olguyu çoğu kez kabul etmek istemez. Çünkü ego gizlilikten haz alır. Cinselliğin bir amaç olduğu düşüncesi cinselliğin büyüsünü bozmakta ve alınacak hazzı da ortadan kaldırmaktadır. İnsanların çoğu çocuk yapmak yani cinsellik için evlenirler, çocuk sahibi olur, çocuklarını sever onlara bakarlar. Belirli bir yaştan sonra birtakım değerleri bırakıp sadece ailesiyle ilgilendikleri, çocuklarının geleceğini düşünüp, planlamaya çalıştıklarını görülmektedir. Bu noktada sorunun yanıtına gelecek olursak, eğer yaşamın temel bir amacı varsa, bu amacın cinsellikten geçtiği söylememiz mümkün olacaktır.


Hatay Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!