Doktorsitesi.com

HER 100 KİŞİDEN 5-7’Sİ ASTIM

Uzm. Dr. Salih Bilgin
Uzm. Dr. Salih Bilgin
18 Haziran 2021190 görüntülenme
Randevu Al
HER 100 KİŞİDEN 5-7’Sİ ASTIM
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Astım Bronşit: Kronik Hava Yolu Hastalığına Genel Bakış

Astım bronşit, hava yollarının kronik ve iltihabi bir hastalığı olup hem çocuklarda hem de erişkinlerde en sık rastlanan müzmin rahatsızlıklar arasında yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl yaklaşık 300 milyon kişi astım hastalığı ile mücadele etmektedir. Ülkemizdeki istatistiklere bakıldığında ise her 100 erişkinden 5-7’sinde, her 100 çocuktan ise 15-17’sinde astım görüldüğü saptanmıştır.

Bu hastalık, sadece gelişmiş ülkelerin değil, gelişmekte olan ülkelerin de en önemli sağlık sorunlarından biridir. Özellikle çocukluk çağında en sık görülen kronik hastalık olan astım, hem hastaların hem de hasta yakınlarının yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir süreçtir.

Astım Belirtileri ve Şikayetlerin Ortaya Çıkışı

Astım hastalığında görülen şikayetler, hava yollarının yaygın ve değişken şekilde daralmasına bağlı olarak gelişir. Bu daralma, bazı durumlarda kendiliğinden bazı durumlarda ise ilaç tedavisiyle kısmen veya tamamen geri dönebilmektedir. Müzmin iltihap, hava yollarının dış uyaranlara karşı hassasiyetini artırarak semptomların tetiklenmesine yol açar.

Astımın temel belirtileri şunlardır:

  • Nefes darlığı
  • Hışıltılı solunum
  • Göğüste sıkışma ve baskı hissi
  • Tekrarlayıcı öksürük

Astımlı hastalar bazen sadece öksürük şikayetiyle başvurabileceği gibi, bu belirtilerin tamamını bir arada da yaşayabilirler. Şikayetler genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkar ve tekrarlayıcı özelliktedir. Özellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde semptomların artış gösterdiği gözlemlenmektedir.

Astımı Tetikleyen Faktörler

Hastalığın klinik tablosu, belirli dış etkenlerle aktive olabilir. Şikayetlerin ortaya çıkmasında rol oynayan başlıca faktörler şunlardır:

Tetikleyici FaktörlerAçıklama
Fiziksel AktivitelerEgzersiz ve yoğun efor sarfiyatı.
EnfeksiyonlarGribal enfeksiyonlar ve üst solunum yolu hastalıkları.
Çevresel EtkenlerTozlu ortamlar ve dışarıdan gelen irritan maddeler.
Psikolojik DurumKişinin ruh halindeki ani değişimler.
Diğer FaktörlerBazı ilaç kullanımları ve mevsimsel geçişler.

Astım Tanısı Nasıl Konulur?

Astım, tanısı zor konulabilen bir hastalıktır; zira tam teşekküllü tanı genellikle hastalığın ileri evrelerinde konulabilmektedir. Tanı sürecindeki en kritik aşama hasta hikayesidir (anamnez). Semptomların nöbetler halinde gelmesi, ailede astım öyküsünün bulunması ve mevsim geçişlerinde artan öksürük şikayetleri tanı için güçlü birer şüphe kaynağıdır.

Tanı sürecinin en önemli teknik tetkiki ise Solunum Fonksiyon Testi (SFT)’dir. Bu testin özellikleri şunlardır:

  1. Akciğer fonksiyonlarını objektif olarak ölçer.
  2. Hava yollarındaki tıkanıklığın seviyesi hakkında net bilgi verir.
  3. Hem tanı aşamasında hem de hastalığın takibinde olmazsa olmaz bir araçtır.

Tedavi Süreci ve Hastalık Yönetimi

Astım tedavisinde başarıya ulaşmanın ilk ve en önemli kuralı, hasta ve hasta yakınlarının hastalık hakkında kapsamlı bilgi sahibi olmasıdır. Hasta yakınlarının; hastalığın nasıl aktive olduğunu, hangi aşamada hangi ilacın dozunun ayarlanacağını ve hangi durumlarda acil olarak doktora başvurulması gerektiğini bilmesi hayati önem taşır.

Tedavinin temel taşları şunlardır:

  • Eğitim: Hasta ve yakınlarının en az yardımcı sağlık personeli kadar donanımlı olması hedeflenir.
  • Çevre Kontrolü: Astım atağını tetikleyen çevresel faktörlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.
  • Uzman Takibi: Medikal tedavinin mutlaka bir Göğüs Hastalıkları Uzmanı tarafından düzenlenmesi ve düzenli olarak takip edilmesi, hastalığın kontrol altına alınması için şarttır.

Etiketler

Astım tedavisiAstımastım tanı ve tedavi süreci

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Salih Bilgin

Uzm. Dr. Salih Bilgin

Uzm. Dr. Salih BİLGİN, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1989 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi'nde yapmış ve 1994 yılında Göğüs Hastalıkları Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.