Hayat böyle devam edemez
- Popüler dizilerde ağır travma yaşayan kadın karakterlerin profesyonel psikolojik destek almaması, bu durumun kader olarak algılanmasına ve travmaların normalleşmesine neden olmaktadır.
- Dizilerdeki yanlış temsiller vajinismus gibi ciddi cinsel işlev bozukluklarını tetikleyebilirken, uzman rehberliğinde hazırlanan senaryoların toplumsal iyileşme üzerinde eğitici bir rolü bulunmaktadır.
- Türkiye'de cinsel sorunların yüksek görülme oranları göz önüne alındığında, medyanın cinsel terapi ve psikolojik destek mekanizmalarını görünür kılması toplumsal bir sorumluluktur.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Dizilerdeki Travma Temsilleri ve Toplumsal Algı Üzerindeki Etkileri
Türkiye'de izlenme rekorları kıran televizyon dizileri, farkında olmadan milyonlarca izleyiciye hatalı mesajlar iletmektedir. Özellikle senaryolarda işlenen tecavüz, cinsel taciz ve erken yaşta evlilik (çocuk gelin) gibi ağır travmalar yaşayan kadın karakterlerin psikoterapi görmemesi, toplumsal bir eksiklik olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, travma mağduru kadınlara yaşadıkları çaresizliği kabullenmeleri gerektiği yönünde yanlış bir alt metin sunmaktadır.
CİSED’in Uyarıları: Dizilerde Psikolojik Destek Eksikliği
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), dizilerde gerçek cinselliğin ve travma sonrası sürecin bilimsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan ilk kurumdur. Senaryolarda ağır travmalara maruz kalan karakterlerin profesyonel yardım almaması, toplumda şu algıların oluşmasına neden olmaktadır:
- Yaşanılan çaresizliğin kader olarak kabul edilmesi,
- Psikolojik tedavinin gereksiz görülmesi,
- Travmalarla tek başına başa çıkma zorunluluğu.
Özellikle kadın karakterlerin uğradığı saldırılar sonrası bir psikoterapistten profesyonel destek almaması, izleyiciye "kadınlar travmalarıyla baş başa kalır" mesajını vermektedir. Bu durum, cinsel saldırıların ve duygusal yıkımların normalleştirilmesine yol açmaktadır.
Yanlış Temsiller: Vajinismus ve Cinsel İşlev Bozuklukları
"Hayat Devam Ediyor" gibi yapımlarda, 15 yaşındaki bir çocuğun zorla evlendirilmesi ve sonrasında yaşadığı cinsel şiddet çarpıcı bir dram olarak sunulmaktadır. Ancak bu süreçte karakterin yaşadığı korku, kasılma ve iğrenme gibi belirtiler, aslında vajinismusa kadar gidebilecek ciddi bir cinsel işlev bozukluğuna işaret etmektedir. Senaryoda bu sorunların tedavisine yönelik hiçbir mesajın yer almaması, ekran başındaki aileleri ve kadınları umutsuzluğa sürüklemektedir.
Olumlu Örnekler ve Profesyonel Yaklaşımlar
Türk televizyon tarihinde toplumsal yapıya olumlu katkı sağlayan ve profesyonel destek mekanizmalarını doğru işleyen yapımlar da mevcuttur. Bu yapımların ortak özelliği, senaryo aşamasında uzman görüşlerine yer vermeleridir.
| Dizi Adı | İşlenen Olumlu Tema | Profesyonel Destek Temsili |
|---|---|---|
| Çocuklar Duymasın | Aile içi sorunların çözümü | Sinan Bey karakteri (Terapist) |
| Fatmagül'ün Suçu Ne? | Travma sonrası iyileşme | Düzenli terapi sahneleri |
Türkiye’de Cinsel Sağlık İstatistikleri ve Medyanın Rolü
Türkiye'de cinsel sorunlar, memleketin en yaygın ancak en az konuşulan meselelerinden biridir. İstatistikler, toplumun büyük bir kısmının bu konuda yardıma ihtiyaç duyduğunu göstermektedir:
- Erkeklerin %70'i cinsel sorunlar yaşamaktadır.
- Kadınların %80'i cinsel sorunlarla karşı karşıyadır.
- Her 10 kadından 1'inde vajinismus görülmektedir.
Medya, adeta bir devlet gibi eğitici bir role sahiptir. Diziler sadece eğlence aracı değil, toplumun kendisini özdeşleştirdiği birer rehberdir. Bu nedenle, cinsel terapi, aile ve evlilik terapisi gibi seçeneklerin ulaşılabilir olduğu senaryolar aracılığıyla anlatılmalıdır.
Bilimsel Rehberlik ve Toplumsal Sorumluluk
CİSED tarafından yapılan çağrıda, dizilerde cinselliğin işlenmesinden kastın erotizm değil, bilimsel ve eğitici yaklaşımlar olduğu belirtilmektedir. Senaryolar; cinsel terapistler, uzman psikologlar ve pedagogların rehberliğinde hazırlanmalıdır. Bu sayede hem çocukların ruhsal gelişimi korunabilir hem de toplum gelecekteki N.Ç. vakası gibi hukuki ve vicdani utançlardan korunabilir.
Dünya Cinsel Sağlık Birliği ve Avrupa Seksoloji Federasyonu gibi uluslararası kuruluşların üyesi olan CİSED, cinsel sorunların kader olmadığını ve tedavi edilebilir olduğunu topluma anlatmak isteyen tüm senaristlere destek vermeye hazırdır.



