Doktorsitesi.com

Hatırlamanın Hediyesi, Unutmak

Psk. Zülal Özder
Psk. Zülal Özder
21 Mart 20269 görüntülenme
Randevu Al
Unutmak hayata devam etmemizi sağlayan bir lütuf olsa da, asıl mesele anıları bastırmak değil dengede tutmaktır. Kim olduğumuzu yaşadıklarımız değil, bu deneyimleri nasıl dönüştürdüğümüz belirler.
Hatırlamanın Hediyesi, Unutmak
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Unutmak: Zihnin Bize Sunduğu En Büyük Hediye

Hayatta karşılaştığımız her deneyim hafızamızda silinmez izler bırakır. Bazı anıları her an hatırlamak isterken, bazılarını zihnimizden silmek için büyük bir mücadele veririz. Peki, unutmak sadece bir savunma mekanizması mıdır, yoksa hayatın bize sunduğu en büyük lütuflardan biri mi? Fen-Edebiyat Fakültesi’ndeki ilk dersimde kıymetli bir hocamın kurduğu şu cümle zihnime kazınmıştı: “Unutmak, bize verilen en büyük lütuftur.”

Bu iddia, ilk duyduğumda bende yüzeysel bir onaylama uyandırmıştı. Ancak yıllar geçtikçe ve deneyimlerim arttıkça, bu cümlenin derinliğini daha farklı bir yerden kabul etmeye başladım. Hayatın içinde, anne karnından toprağa kadar geçen süreçte; acılar, düş kırıklıkları, utanç ve suçluluk gibi duygular kaçınılmazdır. Bu olumsuz izleri unutabiliyor olmak, insanın psikolojik sağlığı için sahiden büyük bir şanstır.

Zihinsel Sağlık ve Unutma İşlevinin Rolü

Bir an hayal edin; ilkokulda yaşadığınız utanç verici bir anı veya başarısız bir iş görüşmesi sürekli zihninizin ön saflarında olsaydı hayat nasıl olurdu? Bu anılar kimliğimizin bir parçası olarak derinlerde bir yerde durur, ancak yüzeysel unutma sayesinde biz çağırmadıkça belirmezler. Eğer geçmişteki her tartışmayı veya başarısız adımı aynı tazelikle hatırlasaydık, sevdiklerimize karşı sevgi beslememiz veya yeni adımlar atmamız imkansız hale gelirdi.

Unutma işlevi sadece olumsuzluklar için değil, olumlu anılar için de geçerlidir. Yeni ve güzel anılara yer açabilmek için eski anıları sindirip hafızanın arka planına göndermek gerekir. Geçmişi şükranla uğurlamak, bugünü yaşamanın anahtarıdır. Bazı ruhsal bozukluklarda ise bu sağlıklı unutma süreci sekteye uğrar:

  • Kaygı Bozukluğu: Birey geçmişteki tehditleri sürekli hatırlar.
  • Depresyon: Kişi sadece başarısızlıklarına odaklanır.
  • Panik Bozukluk: Zihinde sürekli eski panik atak anıları döner.

Terapi Ekolleri ve Gerçekçi Bakış Açısı

Bilişsel Davranışçı Terapi başta olmak üzere birçok ekol, olumsuz düşünce yığılmalarını dengelemeyi amaçlar. Hiç kimsenin hayatı tamamen acı veya başarısızlıktan ibaret değildir; bu oranlar kişiden kişiye değişse de zihin bazen sadece karanlık tarafa odaklanır. Terapötik müdahaleler, tekdüzeliğe kapılmış bu dünyayı daha gerçekçi ve geniş kapsamlı bir hale getirmeyi hedefler.

Duygu DurumuHafıza Üzerindeki Etkisi
Sağlıklı UnutmaYeni anılara yer açar, psikolojik dayanıklılığı artırır.
Travmatik HafızaKopuk parçalar oluşturur, tetikte olma hali yaratır.
BastırmaDuyguların çarpık şekilde geri dönmesine neden olur.

Travma, Kortizol ve Hafızanın Kopuk Parçaları

Unutmak işlevsel olsa da anıların tamamen bastırılmaması, ihtiyaç duyulduğunda erişilebilir olması kritiktir. Travmatik tecrübelerde, aşırı stres anında salgılanan kortizol, hafıza depomuz olan hipokampüsü etkiler. Yüksek dozda kortizol, hafızada kopuk parçalara yol açar. Beynimiz boşluklardan hoşlanmadığı için bu boşlukları genellikle kendini suçlama veya aşırı tetikte olma gibi olumsuz şemalarla doldurur.

Bu nedenle, travmatize olmuş bireylerle çalışırken anıların toparlanması ilk adımdır. Bu süreç kişiye acı çektirmek için değil, anıların düzenlenememesinden kaynaklanan yıkıcı sonuçları önlemek için yapılır. Duyguları bastırmaya çalışmak, onların daha çarpık ve kırıcı bir şekilde geri dönmesine neden olur. Tıpkı "pembe fili düşünme" dendiğinde zihinde beliren o görüntü gibi, bastırılan duygular da en beklenmedik anda gün yüzüne çıkar.

Sonuç olarak unutmak bir hediyedir; ancak anılara olduğu gibi erişebilmek ve onlara sahip çıkmak da bir o kadar değerlidir. Kim olduğumuzu belirleyen şey yaşadıklarımız değil, bu yaşadıklarımızı nasıl dönüştürdüğümüzdür.

Kaynakça

  • Anderson, M. C., & Hanslmayr, S. (2014). Neural mechanisms of motivated forgetting. Trends in Cognitive Sciences.
  • Brewin, C. R. (2011). The nature and significance of memory disturbance in posttraumatic stress disorder. Annual Review of Clinical Psychology.
  • Harvard Health Publishing. (2018). How memories form and how we lose them. Harvard Medical School.
  • van der Kolk, B. A. (2014). The Body Keeps the Score: Brain, Mind, and Body in the Healing of Trauma.

Etiketler

Unutmaktssb

Yazar Hakkında

Psk. Zülal Özder

Psk. Zülal Özder

Bursa Uludağ Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olan Zülal Nur Özder, aynı üniversitenin Biyoloji bölümünde yaptığı yan dal eğitimiyle insan zihnine disiplinler arası bir bakış açısı kazanmıştır. Akademik kariyerine Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programında devam etmektedir. Lisansüstü çalışmalarını; narsisistik, antisosyal ve histriyonik eğilimlerin afektif nöropsikanaliz ve toplumsal cinsiyet rolleri bağlamındaki ilişkisi üzerine yürüttüğü araştırma projesiyle sürdürmektedir.

Kurucu ortağı olduğu Psikoeksen bünyesinde danışanlarını kabul eden Özder, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Çözüm Odaklı Terapi gibi birçok ekolün eğitimini ve süpervizyonunu tamamlamıştır. Mevcut çalışmalarını, Dinamik Psikoterapi alanında devam eden süpervizyon süreciyle zenginleştirerek bütüncül bir perspektifle yürütmektedir.

Her bireyin hikâyesinin, hızının ve ihtiyaçlarının tamamen kendine has olduğuna inanmaktadır. Bu nedenle terapi sürecini standart şablonlar yerine, her danışanın kendi dünyasına ve farklılıklarına uygun, kişiselleştirilmiş bir yol haritası üzerinden şekillendirmeyi önemsemektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.