Doktorsitesi.com

Hatalı Üretim mi? Kullanım Hatası mı?

Aile Danışmanı Nurgül Arslan
Aile Danışmanı Nurgül Arslan
17 Temmuz 2025138 görüntülenme
Randevu Al
Çoğu insanın bu kadar sevgiye ihtiyacı varken, bir ötekine derinlerini gösteremeyişini hatalı bir üretim olarak değil, tüketici hatası olarak değerlendiriyorum. Günümüz insanı kalın perdeli bir kulisin arkasından, dublörü aracılığıyla bir oyun sergiliyor. İnsan zavallı ve yalnız varlık. Hep mi böyleydik bilmiyorum. Zayıflıklarımızı ve gerçek ihtiyaçlarımızı göstermek bu kadar zor olmasaydı, belki entrikalar çevirmeden insan insana bir ilişki kurabilirdik. İnsan olmak hep güçlü hep mutlu olmak değil ki! Böyle bir insan yok. Acılarımız hüzünlerimiz ve sancılarımız da var zaman zaman. Ama çoğu insan kapalı kapılar ardında bunu yaşayıp, ertesi gün ‘her şey yolunda maskesini’ takıp diğeri ile öyle ilişkimsi bir temas kuruyor. Hepimiz bir amaç edinip yaşama tutunmaya çalışırken, hep iyi taraflarımızla temas ediyoruz diğeriyle. Bu gerçek bir iyi hal olmanın ötesinde dayatılmış bir oluş hali diye düşünüyorum. Güçlü olmalısın, zayıf olursan, incinen olursan, tam da o yanlarından vurulursun. Kanatılırsın. Tekrar yara alırsın. O yüzden ‘mış’ gibi davran ki kimse seni incitmesin. Peki böyle gerçek bir ilişki mi kuruyoruz? Bence hayır!
Hatalı Üretim mi? Kullanım Hatası mı?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Geçmişin İzinde Bir Özlem: Sevgi ve Bağ Kurma Biçimleri

İnsan zihninde derin izler bırakan anılar, bazen bir koku bazen de bir dokunuşla gün yüzüne çıkar. Babaannemi anımsadığımda, onun sevgisini gösterme konusundaki eşsiz yeteneğini ve samimiyetini derinden hissediyorum. Uzun süre görmediği birini karşıladığında sergilediği beden dili, gözlerindeki ışıltı ve yerinden kalkamasa dahi hissettirdiği memnuniyet, onun ne kadar içten bir insan olduğunun kanıtıydı. Torunlarına dakikalarca masaj yapan, teni ve kokusuyla huzur veren bu özel kadının yokluğu, üzerinden uzun zaman geçse de kalbimdeki yerini koruyor.

Kişilik Özellikleri ve Otantik Bir Yaşamın Yansımaları

Babaannem, kendi dünyasında oldukça otantik ve geleneksel bir figürdü. Bazı bağnaz düşünceleri olsa da özünde insanlarla güçlü bağlar kurabilen ve sevebilen bir kadındı. Kendiliğinden gelişen mizah anlayışı ve dalgın yapısıyla çevresindekileri gülümsetirdi. Sürekli bir şeyleri ince ince diker, yama yapar ve tamir ederdi. Onun bu onarma eylemi, aslında iç dünyasında neleri temsil ediyordu? Belki de dış dünyada tamir ettiği o yamalı eşyalar, kendi iç dünyasındaki delikleri kapatma ve ruhundaki hasarları onarma çabasının bir yansımasıydı.

Geçmişin Travmaları: Erken Yaşta Evlilik ve Nesneleştirilme

Onun hayat hikâyesine baktığımızda, geçmişin kadınlar için ne kadar zorlu olduğunu açıkça görebiliyoruz. Henüz 14 yaşında bir çocukken, sırf fiziksel güzelliği nedeniyle rızası dışında kaçırılarak bir nesne gibi başka birinin hayatına dahil edilmiştir. Kendi çocuklarına anne, kendisine eş arayan bir köy ağası tarafından hayatı şekillendirilen bu kadının yaşadıkları, insanın zorluklara karşı uyumlanma kapasitesini sorgulatmaktadır. Acaba bu süreçte neler hissetti, hangi hayalleri kurdu ya da hayatında gerçek aşkı hiç deneyimleyebildi mi?

Psikolojik Savunma Mekanizması: Duygusal Yalıtma

Babaannem, yaşadığı zorlu sistem içinde hayatta kalabilmek için duygularını yalıtmayı öğrenmişti. Üzüntüsünü ve öfkesini bir bilgi aktarır gibi anlatır, ancak bu duygularla gerçek bir temas kurmazdı. Hayatının merkezinde evlatları vardı ve o da pek çok yetişkin gibi çocuklarını kendi doğrularına göre kabul ediyordu. Yine de dedeme kıyasla çok daha affedici ve kapsayıcı bir tutuma sahipti.

Duyusal Kayıplar ve Bedensel Savunma

Babaannemin fiziksel duyularındaki körelme, aslında psikolojik bir korunma yönteminin fiziksel dışavurumu gibiydi. 50 metrekarelik evinde sütü kömür olana kadar yakar ama kokusunu almazdı. Sıcak sobanın üzerindeki közü çıplak eliyle tutacak kadar duyarsızlaşmıştı. Bu durum, yalıtma savunma mekanizmasının bir versiyonudur:

  • Koku Duyusu: Çevredeki uyaranları reddetme.
  • Dokunma Duyusu: Fiziksel acıyı hissetmemek için bedensel duyumları kapatma.
  • İşitme Duyusu: Dış dünyaya karşı bir bariyer oluşturma.
Duyum KaybıPsikolojik Karşılığı
Bedensel Duyumları HissetmemekAcıyı hissetmemek
Duyguları HissetmemekAcı çekmemek

Yas Süreci ve Aklileştirme Mekanizması

Onun vefatının ardından geçen uzun sürenin sonunda, aslında yas sürecimi tam olarak yaşamadığımı fark ettim. Cenazesine gidemeyişimi o dönemde "yollar kapalı olabilir" diyerek aklileştirmiştim. Bu durum, o anki ego kapasitemin bu büyük acıyla yüzleşmeye yetmemesi nedeniyle geliştirdiğim bir savunma mekanizmasıydı.

Sevgili babaannem, seninle vedalaşmak her ne kadar zor olsa da seni her zaman özlemle anacağım. Huzur içinde uyu.

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Nurgül Arslan

Aile Danışmanı Nurgül Arslan

Nurgül Arslan, 02.03.1981 doğumlu ve bir çocuk annesidir.
Amerikan Üniversitesi Davranış Bilimleri ve Sosyoloji Lisans mezunu, Aile Danışmanı ve psikoterapisttir. Psikoloji yüksek lisansını Mudanya Üniversitesi’nde tamamlamıştır.

Mesleki uzmanlığını Bütüncül Psikoterapi alanında geliştirmiş olup; Psikoterapi Enstitüsü bünyesinde üç yıllık bütüncül psikoterapi eğitimini, CISED’de bir yıllık Cinsel Terapi Eğitimini ve Aile Danışmanlığı & Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden EMDR eğitimini tamamlamıştır. Ayrıca Sanat Terapisi ve Aile Sistemleri (Aile Konstelasyonu) üzerine eğitim ve uygulamalar yürütmektedir.

16 yıldır kendi ofisinde;
• Bireysel psikoterapi,
• Çift ve cinsel terapi,
• Aile danışmanlığı
alanlarında profesyonel bir şekilde hizmet vermektedir.

Danışma sürecini desteklemek amacıyla; dönemsel olarak Aile Konstelasyonu ve Sanat Terapisi temelli grup çalışmaları da organize etmektedir. Bu çalışmalar, bireysel terapi imkanı sınırlı olan ya da kolektif iyileşme deneyimi arayan bireylere alternatif bir erişim imkanı sunmaktadır.

Arslan, toplumsal dönüşümün en etkili biçimde kadının güçlenmesiyle başlayacağına inanmaktadır. Bu amaçla daha çok kadına ulaşabilmek ve her kadının kendi potansiyelini görünür kılmasına destek olabilmek için Fortuna Gelişim adıyla bir mobil uygulama geliştirmiştir. Bu uygulama; psikolojik farkındalık, yönlendirmeli meditasyonlar ve dönüşüm odaklı içeriklerle kadınların kendi iç rehberleriyle temas kurmalarını hedefler.
Çünkü kendini gerçekleştiren her kadın, hem kendi yaşamının öznesi olur hem de yeni kuşaklara daha sağlıklı bir gelecek sunar.

Nurgül Arslan, insanın kendine yaptığı yolculuğun yaşam boyu sürdüğüne inanır. Bu yolculukta zaman zaman profesyonel, tarafsız ve güvenli bir aynaya ihtiyaç duyulduğunu savunur. Terapötik çalışmalarında; danışanlarının kendi içsel bilgeliğiyle buluşmasına, yaşamına denge, anlam ve özgünlük katmasına eşlik etmeyi amaçlar.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.