Hastalık Kaygısı Bozukluğu(Hipokondriyazis)
- Hastalık kaygısı bozukluğu, belirgin bir bedensel semptom olmamasına rağmen kişinin ciddi bir hastalığa yakalandığına dair en az 6 ay süren yoğun korku ve endişe duymasıdır.
- Bu bozukluk, bedensel belirtilerin hiç olmadığı veya minimal düzeyde kaldığı durumları kapsarken, belirgin semptomların eşlik ettiği vakalar bedensel belirti bozukluğu olarak sınıflandırılır.
- Fiziksel şikayetlerin altında yatan yoğun anksiyete döngüsünü kırmak ve gereksiz tıbbi süreçleri önlemek için tıbbi tetkiklerin ardından psikolojik destek alınması kritik öneme sahiptir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Hastalık Kaygısı Bozukluğu: Temel Özellikler ve Tanı Kriterleri
Hastalık kaygısı bozukluğu, kişinin belirgin bir bedensel semptomu olmamasına rağmen ciddi bir hastalığa yakalandığına dair yoğun korku ve endişe duymasıdır. Bu bozukluğun temel özelliği, fiziksel bir bulgu yokluğunda dahi bireyin sağlığına yönelik sarsılmaz bir inançla kaygı duymasıdır. DSM kriterlerine göre bu durumun tanı alabilmesi için, aşırı bakım arayışı veya uygun olmayan kaçınma davranışlarının en az 6 ay boyunca devam etmesi gerekmektedir.
Hipokondri ve Hastalık Kaygısı Bozukluğu Arasındaki Farklar
Geçmişte kullanılan hipokondri terimi ile hastalık kaygısı bozukluğu sıklıkla karıştırılsa da aralarında önemli farklar bulunmaktadır. DSM-IV-TR dönemindeki hipokondri tanısı alan kişilerin büyük bir kısmı bedensel belirtiler deneyimlerken, güncel kriterlere göre hastalık kaygısı bozukluğu tanısı için bedensel belirtilerin hiç olmaması ya da minimal düzeyde kalması şarttır.
Eğer ciddi bir hastalık korkusuna belirgin bedensel semptomlar eşlik ediyorsa, bu durum artık bedensel belirti bozukluğu olarak sınıflandırılmaktadır. Uzmanlar, hipokondri tanısı alan kişilerin çok azının bedensel belirtilerden tamamen bağımsız olduğunu, bu nedenle hastalık kaygısı bozukluğu tanısı alacak kişi sayısının oldukça sınırlı kalacağını öngörmektedir.
Hastalık Kaygısı Bozukluğunda Eşlik Eden Durumlar
Hastalık kaygısı bozukluğu, klinik tablolarda genellikle anksiyete ve duygu durum bozuklukları ile birlikte görülmektedir. Literatürde bu durumun bir anksiyete bozukluğu mu yoksa bedensel belirti bozukluğu mu olduğu konusunda tartışmalar mevcuttur. Ancak odak noktası doğrudan sağlık olduğu için günümüzde bedensel belirti bozukluğu kategorisinde değerlendirilmektedir.
| Özellik | Hastalık Kaygısı Bozukluğu | Bedensel Belirti Bozukluğu |
|---|---|---|
| Bedensel Belirti | Yok veya minimal düzeyde | Belirgin ve rahatsız edici |
| Temel Odak | Ciddi bir hastalığa sahip olma korkusu | Mevcut semptomların yarattığı sıkıntı |
| Süre | En az 6 ay | Değişkenlik gösterebilir |
Klinik Vaka Analizi: Maria
Hastalık kaygısı ve bedensel belirti bozukluğunun yaşam üzerindeki etkilerini anlamak için 32 yaşındaki Maria’nın vakası çarpıcı bir örnektir. Maria, 6 ay içerisinde doktorunu tam 23 kez ziyaret etmiştir. Şikayetleri arasında şunlar yer almaktadır:
- Belirsiz genel ağrı ve sızılar
- Bulantı nöbetleri ve yorgunluk
- Düzensiz adet döngüsü ve baş dönmesi
Yapılan X-ray, kan testleri ve spinal doku taramaları sonucunda herhangi bir patoloji saptanmamıştır. Maria, fiziksel bir rahatsızlığı olduğuna dair sarsılmaz bir inanca sahip olduğu için başlangıçta psikolojik desteğe direnç göstermiştir.
Maria’nın Sağlık Öyküsü ve Tetkik Döngüsü
Maria’nın geçmişi incelendiğinde, çocukluğundan itibaren süregelen bir hastalık öyküsü olduğu görülmektedir. 20'li yaşlarından itibaren sayısız hekime başvurmuş ve şu süreçlerden geçmiştir:
- Jinekolojik Müdahaleler: Ağrılı cinsel birleşme ve düzensizlik nedeniyle kürtaj ve genişletme işlemleri.
- Nörolojik Tetkikler: Baş dönmesi ve bayılma nöbetleri için EEG, CT ve spinal taramalar.
- Cerrahi Operasyonlar: Hekimlerin hastayı memnun etme çabasıyla gerçekleştirdiği rektum ve safra ameliyatları.
- Kardiyolojik ve Radyolojik İncelemeler: Çene ağrısı için EKG ve karın ağrısı için X-ray görüntülemeleri.
Uzman Önerisi ve Sonuç
Maria vakasında da gözlemlendiği üzere, fiziksel şikayetler aslında yoğun bir anksiyetenin sonucu olabilir. Tıbbi endikasyonlar elendikten sonra, bu tür sıkıntılar yaşayan kişilerin mutlaka psikolojik veya psikiyatrik destek alması önerilmektedir.
Profesyonel destek almak;
- Süreğen kaygı döngüsünü kırar,
- Gereksiz tetkik ve muayene maliyetlerini azaltır,
- Sosyal ve psikolojik iyilik halini artırır,
- Belirsizlik döngüsünü yüksek oranda sonlandırır.
Kaynak: Kring, A., M. Ve Johnson, S., L.(2015). Anormal psikolojisi (12). (M. Şahin. Çev). Nobel Akademik Yayıncılık. Syf: 238-239


