Hashimoto tiroiditi hastalığında nasıl beslenilmeli ?

Hashimoto tiroiditi hastalığında nasıl beslenilmeli ?

HASHİMOTO TİROİDİTİ HASTALIĞI 

Tiroid bezinin görevi bir çok kişi tarafından sanki sadece vücutta kilo yönetimini sağlamakmış gibi algılanmaktadır. Oysaki tiroid bezinin salgıladığı tiroid hormonunun vücutta bir çok görevi bulunmaktadır.
Kabaca bahsetmek gerekirse tiroid hormonu vücutta; büyümede, gelişmede, enerji üretimi ve tüketiminde ,vücut ısısı üretme, ısı yalıtımı ve devamlılığını sağlamada, metabolizma ile ilgili birçok konu , salgılanan çoğu hormon ve enzimler için hayati değeri bir hayli yüksektir.
Tiroid hormonu eksikliğinde büyümede gerilik hatta cücelik görülebilir .
Enerji üretiminde etkili bir hormon olduğu için ,hormonun yetersiz kalması durumunda hareketler yavaşlayacak, kişi enerjisiz ve uykulu hissedecektir.
Tiroid hormonu yetersizliğinde vücut ısısında da düşüş olmaktadır. Kişi daha çok üşür ve zor ısınır.
Hormon yetersizliğinde metabolizma ile her türlü üretim faaliyeti ve tüketim faaliyeti de yavaşlar.
Mesela kolesterolün kanda yıkımı azalacağından, kolesterolün kandaki seviyesi artar. Bu yüzden tiroid hormonu azlığında , kişinin kolesterol seviyesi yüksek seyredebilir.

Hahimoto tipi tiroid bezi iltihabı otoimmün bir hastalıktır.Yani bağışıklık sisteminin bir bozukluğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Sebebi ile ilintili herhangi bir bulguya rastlanmamaktadır.
Bu tip tiroid bezi iltihabı en fazla tiroid bezini yetmezliğe sokar. Yani akabinde hipotiroidi gelişir.
Bu sonuçların sebebi ise tiroid bezinin iltihaplanmasıdır.
Peki otoimmün hastalık ne demektir ?
Otoimmün hastalıklarda vücudumuz kendi dokusunu yabancı bir doku zannedip ona karşı antikor geliştirir ve yok etmeye çalışır. Bu da vücudu aslında kendi içerisinde bir savaşa sokar.
Hashimotoda vücut aslında tiroid bezini yok etmeye çalışır, bunun için savaşır.
Bu durumda vücut çok fazla miktarda anti-TPO ve anti-TG (anti tiroglobulin) dediğimiz antikorları üretir. Bu antikorlar tiroid bezine bağlanır ve tiroid bezinin hücrelerini tahribata sokarlar. Tiroid bezinde bir çok iltihaplı hücre birikir ve böylece tiroid bezi küçülür. Tiroid bezi küçülünce, bezde tiroid hormonu yapacak hücre kalmaz ve tiroid bezi böylece yetmezliğe girer. Tiroid hormonu yetmezliği olur. İlk etapta ufak bir guatr varken hormon seviyeleri daha farklıyken (TSH,T3,T4,Anti-TPO, Anti- TG) zamanla hastalık ilerledikçe ilk başta tiroid yetmezliği sonrasında ise tam tiroid yetmezliği görülür.

Belirleyici ilk en önemli etmen genetik faktördür. Ailede hashimoto tiroidit hastalığı varsa ailenin diğer bireylerinde de gelişme ihtimali yüksektir. Bu sebeple ailesinde Hashimoto hastalığı olan bireyler mutlaka tam tiorid tetkiklerini rutin şekilde yaptırmalıdırlar.

Hashimoto tiroidit sıklığı iyot alımı arttıkça artmaktadır. Bu sebeple de iyot alımının yüksek olduğu ülkelerde hastalık sıklığı da daha fazladır.
Genelde Hashimoto Tiroidit hastaları %95 oranında kadındır. Bu yüzden ailede bu rahatsızlık varsa o ailenin kadınları erkeklere göre daha fazla risk altındadır. İstisnalar olmakla beraber de 30-50 yaş arasında daha sık görülmektedir.
Hashimoto Tiroidit genelde herhangi bir şikayete yol açmaz. Kişiler ya hafif bir guatr sebebi ile doktora başvururlar ya da düşük tiroid hormonuna bağlı halsizlik, kansızlık, elde ve yüzde şişme şikayetleri ile doktora başvururlar.
Hashimoto tioridit otoimmün bir rahatsızlık olduğu için diğer otoimmün rahatsızlıklarla beraber de görülebilir. Bu hastalıklar ;
-Hipogonadizm (Seks hormonlarında azalma)
-Addison hastalığı (Böbrek üstü bezi yetmezliği)
-Şeker hastalığı
-Hipoparatiroidizm (Paratiroid hormon düşüklüğü, kalsiyum düşüklüğü)
-B-12 vitaminine bağlı kansızlık (Pernisiyöz anemi)

Tedavisinde ise bu tip tiroid iltihabını yok edecek bir tedavi ne yazık ki yoktur. Ancak hekimler gelişmiş olan hipotiroidi (tiroid hormonu yetmezliği) veya guatra yönelik bir tedavi uygulamaktadırlar.
Bazı durumlarda hastalık iyileşmekte, bazılarında ilaç dozu düşmekte fakat bezde küçülme varsa ne yazık ki hastalıkta bir iyileşme olmayacak ilaç dozu aynı seviyede doktor tarafından devam ettirilecektir.

HASHİMOTO TİROİDİTİ OLAN HASTALARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN NOKTALAR

-İyotlu tuz kullanmamaya dikkat etmelidirler. Bazı öksürük şurupları da iyot içermektedir. Bu sebeple öksürük şurubu kullanırlarken de iyot içeriğine dikkat etmelerinde fayda vardır.
-Tiroid ilacı içildikten sonra doktorunuzun önerdiği süre kadar beklemeye dikkat edin. Başka bir ilaç, özellikle demir ilacı, kalsiyum desteği, mide ilaçları tiroid ilaçlarının emilimini bozmaktadır.
-Başka bir ilaçla çakışmaması ile beraber tiroid ilaçları mutlaka aç karnına alınmalıdır. Çünkü aç karnına etken maddenin emilimi daha iyi olacaktır.
-Hashimoto tiroiditde kandaki selenyum mineralinin düzeyi de önemlidir. Çoğunlukla selenyum desteği önerilmektedir.

Beslenme kısmına gelirsek ;

Diğer hastalıklarda da olduğu gibi dengeli ve yeterli beslenmeye özen gösterilmelidir.
Özellikle kilo almamak , hatta kilo fazlalığı varsa da kilo kaybetmek hedeflenmelidir.
Beslenmede protein dengesi ihmal edilmemeli ve çeşitlilik sağlanmalıdır. Kırmızı et, kümes hayvanı tüketimi bir yana balık tüketimi de haftada en az 1-2 güne çıkartılmalıdır.
Herhangi bir destek ürünü kullanılıyorsa özellikle de yosun ile ilgili bir takviye ise mutlaka tiroid ile ilgili şikayetinizi yöneten,  ilacı ayarlayan hekime danışılmalıdır.
Bazı besinler ‘’ guatrojenik’’ olarak adlandırılmaktadır. Yani tiroid hormonlarının çalışmasını baskılayan besinler vardır. Bu besinler; brokoli,karnabahar,lahana,Brüksel lahanası,turp,kırmızı turp,şalgam,hardal otudur. Bu besinleri ölçülü tüketmekte fayda olacaktır.
Selenyum takviyesi olması adına selenyum içeren besinleri de sık sık tüketmek gerekir. Mercimek, susam, mantar selenyum içeren yiyecekler arasındadır.

Bu makale 15 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Dyt. Zeynep Işıl KÜÇÜKGÖNCÜ, 1987 yılında Tarsus - Mersin'de doğmuştur. Lisans eğitimini 2010 yılında Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde tamamlamış ve Diyetisyen unvanı almıştır. Üniversite eğitimi boyunca pek çok kurumda staj yapmış olan Dyt. Zeynep Işıl KÜÇÜKGÖNCÜ, henüz öğrenciyken mesleki deneyim edinmeye başlamıştır. 2009 yılı Eylül-Kasım aylarında Kadıköy Acıbadem Hastanesi'nde Klinik - Poliklinik stajını, 2009 yılı Kasım-Aralık aylarında Ankara Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde kurum beslenmesi stajını, 2010 yılında Ankara Yıldırım Bayezit Eğitim Araştırma Hastanesi, Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde Klinik ve Poliklinik stajını ve 2010 yılında ise Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi Klinik ve Poliklinik stajlarını tamamlamıştır. Mezuniyetinin hemen ardından 2010-2015 yılları arasında Kızılay Altıntepe Tı ...

Etiketler
Tiroid göz büyümesi
Dyt. Zeynep Işıl Küçükgöncü
Dyt. Zeynep Işıl Küçükgöncü
İstanbul - Diyetisyen
Facebook Twitter Instagram Youtube