Doktorsitesi.com

Hafta hafta gebelik: 40. hafta

Op. Dr. Deniz Gökalp
Op. Dr. Deniz Gökalp
27 Ekim 2014332 görüntülenme
Randevu Al
  • 40. haftada doğan bebeklerin ortalama 3.2-3.5 kg ağırlığında olması beklenirken, doğum kanalından geçişi kolaylaştıran esnek kafatası yapısı nedeniyle baş bölgelerinde geçici şekil bozuklukları görülebilir.
  • Beklenen doğum tarihi geçtiğinde bebeğin sağlığını ve amniyotik sıvı miktarını kontrol etmek amacıyla Biyofizik Profil ve NST gibi testler uygulanarak süreç yakından takip edilir.
  • Doğumun kendiliğinden başlamadığı durumlarda, plasentanın işlevini yitirmemesi için tıbbi yöntemlerle kasılmaların başlatılmasına karar verilebilir.
Hafta hafta gebelik: 40. hafta
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

40. Haftada Bebek Gelişimi ve Fiziksel Özellikler

  1. haftaya ulaştığınızda bebeğinizin tam boyutlarını kesin olarak öngörmek güçtür. Doktorunuzun ultrason yardımıyla paylaştığı tahmini ağırlık verilerinde en az %10’luk bir yanılma payı bulunduğu unutulmamalıdır. Ortalama bir yeni doğan bebek, yaklaşık 3.2 - 3.5 kilogram ağırlığında ve 50 - 52 cm uzunluğundadır.

Bebeğinizin kafatasındaki kemikler henüz tamamen kaynaşmamıştır; bu yapı, doğum kanalından geçişi kolaylaştırmak için kemiklerin üst üste binmesine imkan tanır. Bu nedenle doğum sonrasında bebeğinizin kafası konik veya arkaya doğru uzamış bir görünümde olabilir; bu durum tamamen normal ve geçicidir. Ayrıca, yeni doğanların tırnakları beklenenden uzun ve keskin olabilir. Bebeğinizin yüzünü çizmesini önlemek adına bir bebek hemşiresi eşliğinde tırnaklarını kısa sürede kesebilirsiniz.

Beklenen Doğum Tarihi Geçtiğinde Ne Olur?

Doğum tarihinizin gelmesine rağmen sürecin başlamaması, hamilelikte sık karşılaşılan ve genellikle moral bozucu olan bir durumdur. Özellikle son adet tarihine dayalı hesaplamalarda, geç yumurtlama nedeniyle tarihleme hatalı olabilir. Ancak güvenilir tarihlemeye rağmen bazı gebelikler, net bir sebep olmaksızın 40. haftanın ötesine uzayabilmektedir.

Günaşımı (post-term) olarak adlandırılan bu durumda, doktorunuz bebeğin sağlık durumunu ve gelişimini yakından takip etmek için belirli değerlendirmeler yapacaktır. Bu süreçte uygulanan temel testler şunlardır:

  • Biyofizik Profil Testi: Ultrasonografi yardımıyla bebeğin solunum hareketleri, vücut hareketleri (uzuv hareketleri), kas tonusu ve içinde bulunduğu amniyotik sıvı miktarı incelenir. Sıvı miktarı, plasentanın bebeği destekleme kapasitesini gösteren kritik bir göstergedir.
  • Non Stres Test (NST): Bebeğin kalp atışlarının izlenmesine dayalı bu test, tek başına veya Biyofizik Profil Testi'nin bir parçası olarak uygulanır.

Eğer test sonuçları güven verici değilse veya amniyotik sıvı seviyesi çok düşükse, doğumun başlatılmasına karar verilir. Acil bir risk durumunda doktorunuz sezaryen doğum planlaması yapabilir.

Doğumun Başlatılması: Doğum İndüksiyonu Nedir?

Doğumun kendiliğinden başlamasını sağlayan mekanizma tıpta hala tam olarak aydınlatılamamış bir konudur. Güncel teoriler, bebeğin böbreküstü bezinden salgılanan stres hormonlarının plasentada kimyasal değişimler yaratarak rahim kasılmalarını tetiklediğini öne sürmektedir. Bu kasılmalar ve rahim ağzının (serviks) açılması doğumun başladığını gösterir.

Süreç kendiliğinden başlamadığında, tıbbi yöntemlerle kasılmaların başlatılmasına doğum indüksiyonu denir. Genellikle 41. ve 42. haftalar arasında, plasentanın besin ve oksijen taşıma kapasitesinin azalma riskine karşı bu işleme başvurulur.

Tıbbi Doğum Başlatma Yöntemleri

Doktorunuz, rahim ağzının durumuna ve durumun aciliyetine göre aşağıdaki yöntemlerden birini seçecektir:

YöntemUygulama Şekli ve Amacı
ProstaglandinVajinal yolla uygulanan bu ilaç, rahim ağzının yumuşamasını (olgunlaşmasını) ve kasılmaların başlamasını sağlar.
OksitoksinDamar yoluyla verilen bu hormon, kasılmaları başlatmak veya mevcut kasılmaların şiddetini artırmak için kullanılır.

Doğal Yöntemler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Doğumu başlatmak için halk arasında bilinen bazı teknikler olsa da, bunların güvenilirliği ve etkisi bilimsel olarak tam kanıtlanmamıştır. Doktorunuza danışmadan hiçbir yöntemi denememelisiniz.

  • Cinsel İlişki: Menide bulunan prostaglandinler ve orgazmın yarattığı kasılmalar süreci tetikleyebilir; ancak çalışmalar bu konuda çelişkilidir.
  • Meme Başı Uyarımı: Oksitoksin salgılanmasını sağlayabilir. Rahmi aşırı uyarabileceği için sadece tıbbi gözetim altında yapılmalıdır; evde denenmesi risklidir.
  • Hintyağı: Güçlü bir laksatiftir ve bağırsak hareketleri kasılmaları tetikleyebilir. Kesin bir kanıtı yoktur ve şiddetli ishale yol açabilir.
  • Bitkisel Çözümler: Bazı bitkiler kontrolsüz ve çok güçlü kasılmalara yol açarak bebek için risk oluşturabilir. Güvenlikleri ve etkileri tam olarak bilinmemektedir.

Etiketler

Doğumu başlatmak için deneyebileceğim teknikler var mıdır?Doğum nasıl başlatılır?Doğumu başlatmanın anlamı nedir?Doğumu başlatmak(indüklemek) hakkındaGebeliğin 40 haftasıHamileliğin 40 haftası40 haftada annenin durumu40 haftada bebek gelişimi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Deniz Gökalp

Op. Dr. Deniz Gökalp

1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlayan tıp eğitimi yolculuğu, 2000 yılında tıp doktoru unvanı alarak başarıyla tamamlandı. Ardından, 2004 yılında Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Hastanesi'nde gerçekleştirdiği ihtisas eğitimi sonucunda, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı oldu. 2005 yılında, Acıbadem Kadıköy Hastanesi'nin Jinekoloji Ünitesi ve Tüp Bebek Merkezi'nde tam zamanlı olarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı unvanıyla göreve başladı. 2006 yılında "Tüp Bebek ve Üremeye Yardımcı Teknikler" eğitimini tamamlayarak, Sağlık Bakanlığı'ndan sertifikasını aldı. 2007 yılında, Acıbadem Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'nde, genç kursiyer hekimlerin tüp bebek eğitiminde görev alma fırsatı buldu. Acıbadem Hastanesi'ndeki 6,5 yıllık görev süresi boyunca, hem Türk hem de yabancı uyruklu hastalarına en iyi sağlık hizmetini sunarak, özellikle kısırlık , üremeye yardımcı tedaviler ve natürel doğum konusundaki uzmanlığını pekiştirdi.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.