Doktorsitesi.com

Gözyaşı Sistemi Hastalıkları

Prof. Dr. Raciha Beril Küçümen
Prof. Dr. Raciha Beril Küçümen
6 Eylül 2017177 görüntülenme
Randevu Al
Gözyaşı Sistemi Hastalıkları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Göz Kuruluğu Nedir? Belirtileri ve Risk Grupları

Göz kuruluğu, gözyaşı yetersizliğinin şiddetine bağlı olarak farklı semptomlarla kendini gösteren bir sağlık sorunudur. Bu durum, zaman zaman ortaya çıkan hafif yanma, sulanma ve kızarıklık gibi şikayetlerden, görme ve yaşam kalitesini ciddi oranda bozan ağır tablolara kadar geniş bir yelpazede seyredebilir. Günlük hayatta genellikle hafif seyreden kuruluk vakalarıyla karşılaşılmaktadır.

Bu rahatsızlık çoğunlukla belirli risk gruplarında daha sık gözlemlenir. Özellikle uzun süre bilgisayar kullananlar, uzun süreli kontakt lens kullanıcıları, alerjik konjonktiviti olanlar ve menopoz sonrası dönemdeki kadınlar birincil risk grubundadır. En yaygın belirtiler arasında gözde kuruma hissi, yanma, batma ve refleks olarak gelişen sulanma yer alır.

Göz Kuruluğu Tedavi Yöntemleri

Göz kuruluğu tedavisinde yaklaşım, hastalığın şiddetine göre belirlenir. Hafif vakalarda temel prensip eksik olan sıvıyı yerine koymaktır; bu amaçla suni gözyaşı damlaları kullanılır. Ancak ağır göz kuruluğu vakaları, daha kapsamlı ve ciddi tıbbi müdahaleler gerektirmektedir.

Sonradan Gelişen Gözyaşı Kanalı Tıkanıklıkları

Doğuştan olmayan gözyaşı kanalı tıkanıklıklarının nedeni çoğu zaman tam olarak belirlenemez. Tıkanıklık genellikle gözyaşı kesesi ile kanalın birleşim noktasında meydana gelir ve kadınlarda görülme sıklığı daha yüksektir. Nadir durumlarda bölgedeki yaralanmalar veya tümörler de tıkanıklığa yol açabilmektedir.

Belirtiler başlangıçta ara ara görülen sulanma şeklindeyken, ilerleyen dönemde sulanma sürekli hale gelir ve buna çapaklanma eşlik eder. Gözün alt iç kısmında şişlik ve kızarıklık oluşabilir. Bu noktada antibiyotikli damlalar sadece çapaklanmayı kontrol altına alır; kanalı açma özelliği yoktur.

Cerrahi Tedavi Seçenekleri

Gözyaşı kanalı tıkanıklığının kesin tedavisi cerrahidir. Temel amaç, gözyaşı kesesinden buruna yeni bir kanal oluşturmaktır. Uygulanan yöntemler şunlardır:

  • Eksternal Dakriyosistorinostomi: Cilt üzerinden yapılan cerrahi müdahale.
  • Endoskopik Dakriyosistorinostomi: Burun içerisinden girilerek yapılan işlem.
  • Diode Lazer: Gözyaşı pınarından girilerek uygulanan güncel bir yöntem.

Gözyaşı Sistemi Tümörleri ve Tanı Süreçleri

Gözyaşı bezi tümörleri, lenfoid doku veya epitel doku kaynaklı olabilir. Lenfoid doku kaynaklı lezyonların bir kısmı ağrılı akut inflamasyonla ortaya çıkar ve antiinflamatuvar tedaviye yanıt verir. Diğer bir kısmı ise lenfoproliferatif grupta yer alır; bu durumda biyopsi ile tanı konularak radyoterapi uygulanır.

Epiteliyal tümörler arasında yer alan pleomorfik adenomun cerrahi olarak çıkarılması şarttır. Daha agresif bir tür olan adenoid kistik karsinom vakalarında ise biyopsiyi takiben orbitektomi ve radyoterapi süreçleri planlanır.

Bebeklerde Doğuştan Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı

Yeni doğan bebeklerde, doğumu takip eden ilk iki hafta içinde gözyaşı kanalının alt ucunun kapalı olması durumudur. Bu durum bir veya her iki gözde sulanma ve çapaklanmaya neden olur.

Belirti TürüAçıklama
Sulanma ve ÇapaklanmaGözde kızarıklık olmaksızın görülür.
YapışıklıkUyanırken kirpiklerde belirgin yapışıklık olur.
Fiziksel BulgularKapak kenarında kızarıklık ve nadiren kese bölgesinde şişlik.

Tedavi ve Masaj Uygulaması

Tedavi süreci bebeğin yaşına göre planlanır. Erken dönemde aileye etkin masaj teknikleri öğretilir; çünkü yanlış yapılan masajın kanal açılmasına etkisi yoktur. İlk 6-9 ayda masajla kanal genellikle açılır. Bir yaşını geçen bebeklerde masajın etkisi kalmaz ve şu adımlar izlenir:

  1. Sondalama: Çelik bir çubuk yardımıyla kanal içindeki tıkanıklık açılır. Başarısız olursa işlem tekrarlanabilir.
  2. Balonla Genişletme: Sondalamanın yetersiz kaldığı durumlarda kanal balonla genişletilir.
  3. Silikon Tüp (Lakrimal Entübasyon): Kanalın açık kalmasını sağlamak için yerleştirilir. Bu yöntemler büyük ameliyat gereksinimini ortadan kaldıran güncel girişimlerdir.

Göz Yaşarması ve Nedenleri

Göz yaşarması, gözyaşı üretiminin aşırı artmasından veya boşaltım sistemindeki yavaşlamadan kaynaklanır. Üretim artışı; yabancı cisim, enfeksiyon veya alerjik reaksiyonlar nedeniyle oluşabilir. Gözyaşı yollarındaki tıkanıklık sonucu oluşan yaşarmaya tıpta "epifora" denir.

Gözyaşı Yolları Yaralanmaları ve Acil Müdahale

Gözyaşı boşaltım sisteminde kimyasal (kireç, deterjan, lavabo açıcı vb.) veya fiziksel (kesi) travmalar sonucu tıkanıklık oluşabilir. Bu durum genellikle göz kapağı yaralanmaları ile birlikte görülür.

  • Kimyasal Travmalar: Konjonktiva kesesi vakit kaybetmeden serum fizyolojik ile bolca yıkanmalıdır.
  • Fiziksel Yaralanmalar: Kanalikül onarımı öncelikli olarak yapılmalı, ardından kapak kesisi dikilerek bütünlük sağlanmalıdır.

Etiketler

Göz yaşarmasıGöz yaşı sistemi hastalıklarıGözyaşı yolları yaralanmalarıGözyaşı kanalı tıkanıklıklarıGöz yaşı sistemi tedavileriGözyaşı sistemi tümörleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Raciha Beril Küçümen

Prof. Dr. Raciha Beril Küçümen

Prof. Dr. Raciha Beril KÜÇÜMEN, İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1981 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1982 - 1988 yılları arasında Hamburg Üniversitesi Eppendort Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda yapmıştır. Münster Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim ve retina departmanında Yan Dal eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.