Doktorsitesi.com

Gömük Dişler

Dr. Dt. A. Selhan Kaya
Dr. Dt. A. Selhan Kaya
28 Aralık 20111061 görüntülenme
Randevu Al
Gömük Dişler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gömük Diş Operasyonları: Yirmi Yaş ve Köpek Dişleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Diş diziliminde en son süren dişler, halk arasında akıl dişi olarak da bilinen yirmi yaş dişleridir (3. büyük azı). Bu dişler genellikle 17 ile 25 yaşları arasında ağız ortamına sürmeye başlar. Eğer bu dişler doğru pozisyonda çıkıyor ve çevre dokulara herhangi bir zarar vermiyorsa, yerinde kalmalarında tıbbi bir sakınca görülmez.

Ancak modern insan çene yapısında, yirmi yaş dişlerinin sağlıklı bir şekilde sürmesi için yeterli alan nadiren bulunur. Bu yer darlığı nedeniyle dişler diş eti altında veya kemik içerisinde gömük kalabilir. Gömük kalan veya hatalı çıkan dişler, ağız ve diş sağlığını tehdit eden pek çok soruna yol açabilmektedir.

Yirmi Yaş Dişlerinin Çekilmesini Gerektiren Durumlar

Yirmi yaş dişleri, ağızda fonksiyonel bir sorun yarattığında veya potansiyel bir risk oluşturduğunda uzman hekimler tarafından çekilmesi önerilir. Bu dişlerin çekilmesini zorunlu kılan temel nedenler şunlardır:

  • Devamlı Ağrı: Sürme esnasında komşu dişlere baskı yapması veya enfeksiyona yol açması sonucu kulağa ve şakağa yansıyan şiddetli ağrılar oluşabilir.
  • Tekrarlayan Perikoronit: Kısmen sürmüş dişlerin çevresindeki diş etinde enfeksiyon odakları oluşabilir. Bu durum ağız kokusu, ödem, ağrı ve çene açmada kısıtlılığa yol açar.
  • Diş Çürükleri: Pozisyonu nedeniyle temizlenmesi zor olan bu dişlerde oluşan çürükler, şiddetli ağrı ve enfeksiyonla sonuçlanabilir.
  • Abse Oluşumu: Ciddi enfeksiyon tabloları, çevre dokuları da etkileyen abse oluşumuna sebebiyet verebilir.
  • Kist ve Tümör Oluşumu: Dişi çevreleyen folikül, çene kemiği içerisinde kist oluşumuna neden olabilir. Nadir de olsa gömük dişlerle ilişkili tümör vakaları görülebilmektedir.
  • Çevre Dokulara Zarar Vermesi: Sürme basıncı önündeki dişlere zarar verebileceği gibi, yanak dokusu başta olmak üzere yumuşak dokularda tahriş oluşturabilir.
  • Ortodontik Sebepler: Yirmi yaş dişlerinin uyguladığı basınç, ortodontik tedavi ile düzeltilmiş dişlerde yeniden çapraşıklık oluşmasına neden olabilir.

Çekim Sırasında Oluşabilecek Komplikasyonlar

Her cerrahi müdahalede olduğu gibi, yirmi yaş dişi çekimlerinde de belirli riskler mevcuttur. Operasyon sonrası kanama, ödem ve enfeksiyon riski standart komplikasyonlar arasında yer alır.

Özellikle alt yirmi yaş dişi çekimlerinde, dişin sinirlere yakınlığı nedeniyle sinir zedelenmesi riski bulunmaktadır. İstatistiksel olarak vakaların %10-12'sinde birkaç günlük, %1'inde ise birkaç haftalık hissizlik görülebilir. Çok ender durumlarda bu hissizlik kalıcı olabilir. Bu noktada, hekimin deneyimi ve operasyonun titizliği komplikasyon riskini minimize eden en önemli faktördür.

Gömük Köpek Dişleri (Kanin) ve Tedavi Seçenekleri

Yirmi yaş dişlerinden sonra ağızda en sık gömük kalan diş grubu köpek dişleridir (kanin). Birçok hastada süt köpek dişinin düşmediği, kalıcı köpek dişinin ise kemik içinde gömük kaldığı gözlemlenmektedir. Bu durumda uygulanabilecek tedavi yöntemleri şunlardır:

Tedavi YöntemiUygulama Şekli
Restoratif TedaviKöpek dişinin çekilerek oluşan boşluğun köprü veya implant ile tamamlanması.
ReimplantasyonGömük dişin zarar görmeden çıkarılıp olması gereken yere cerrahi olarak yerleştirilmesi.
Ortodontik SürdürmeOrtodontik apareyler yardımıyla dişin kademeli olarak kendi yerine sürdürülmesi.

Etiketler

Gömük diş sebepleriGömük diş tedavisi hangi durumlarda yapılırGömük diş riskleriGömük diş ne demektir

Yazar Hakkında

Dr. Dt. A. Selhan Kaya

Dr. Dt. A. Selhan Kaya

Dr. Dt. A. Selhan KAYA, lise öğrenimini 2000 yılında Antalya Mahmut Celal Ünal Fen Lisesi’nde bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde başladığı lisans eğitimini 2005 yılında tamamlayarak Diş Hekimi unvanı almıştır. Hemen ardından yine İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı'nda başladığı Doktora eğitimini ise 2010 yılında ‘SLA ve SLActive titanyum implantların neonatal sıçan kalvaryal osteoblast hücreleri üzerine etkilerinin incelenmesi’ başlıklı tezi ile tamamlamış ve doktora derecesini almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.