GLOKOM NEDİR?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir?
Glokom, optik sinir olarak adlandırılan göz sinirine zarar veren nöropatilerin genel adıdır ve halk arasında yaygın olarak göz tansiyonu adıyla bilinir. Bu hastalıkta genellikle göz içi basıncı yüksek seyretse de, göz tansiyonu yükselmeden de optik sinirin hasar gördüğü normal tansiyonlu glokom vakalarına rastlanabilmektedir.
Glokom nedeniyle meydana gelen optik sinir tabakası tahribatı maalesef geri dönüşümsüzdür. Bu durum, hastalığın takibinde erken teşhis ve tedavi süreçlerinin hayati bir önem taşımasına neden olur. Zamanında müdahale edilmeyen vakalar, kalıcı görme kaybı riski ile karşı karşıyadır.
Glokom Belirtileri ve Teşhis Yöntemleri
Glokom, göz içi basıncı çok yüksek seviyelere ulaşmadığı sürece genellikle belirgin bir şikayete yol açmaz. Basınç aşırı yükseldiğinde ise kornea bulanıklaşabilir; bu durum ağrı ve görme bulanıklığına neden olur. Ancak bu tablo oldukça nadir görülür.
Çoğu vakada sinir tabakası hasarı sinsice ilerler ve hasta çevre görmesindeki azalmayı fark edemez. Merkezi görme azaldığında ise hastalık genellikle anahtar deliğinden bakıyormuş gibi daralmış bir görme alanı aşamasına gelmiştir. Glokom teşhisi için şu yöntemler kullanılır:
- Tonometre: Göz muayenesi sırasında göz tansiyonunun ölçülmesini sağlar.
- OCT (Optik Sinir Analizi): Sinir tabakasının detaylı incelenmesi.
- Görme Alanı Testi: Görme kaybının derecesini belirlemek için yapılır.
- Pakimetri: Kornea kalınlığının ölçülmesi.
Glokom Neden Oluşur?
Glokom, göz içi sıvı dinamiğinde meydana gelen bozukluklar sonucunda oluşur. Göz içindeki sıvının dışarı atıldığı kanallardaki yapısal daralmalar, sıvının birikmesine ve göz içi basıncının artmasına neden olur. Artan bu basınç, doğrudan görme siniri üzerinde tahribat yaratır.
Bazı durumlarda ise kortizon içerikli ilaçların kullanımı göz tansiyonunun yükselmesini tetikleyebilir. Ayrıca, göz içi basıncı normal sınırlarda olsa dahi optik sinirdeki beslenme bozuklukları nedeniyle görme alanı hasarı oluşabilmektedir.
Glokom İçin Risk Grupları
Belirli faktörlere sahip bireyler, glokom gelişimi açısından daha yüksek risk taşırlar. Bu kişilerin rutin göz muayenelerini aksatmaması kritik önemdedir. Risk faktörleri şunlardır:
- Ailede glokom öyküsü bulunması
- 40 yaş ve üzeri ileri yaş grubu
- Diyabet (Şeker Hastalığı) varlığı
- Miyopi (uzağı görememe) göz bozukluğu
- Uzun süreli kortizon kullanımı
- Düşük kan basıncı, migren ve sigara kullanımı
| Risk Grubu | Önerilen Kontrol Sıklığı |
|---|---|
| 40 Yaş Üstü Bireyler | Yılda en az 1 kez |
| Ailede Glokom Öyküsü Olanlar | Yılda en az 1 kez |
| Risk Faktörü Taşımayanlar | Genel göz muayenesi rutininde |
Glokom Tedavi Yöntemleri
Glokom tedavisinde temel amaç, göz içi basıncını düşürerek optik sinir tahribatını durdurmak ve mevcut görmeyi korumaktır. Tedavi süreci şu yöntemleri kapsayabilir:
- İlaç Tedavisi: Genellikle göz damlaları yeterli olmaktadır. Doktor tarafından kesilmediği sürece bu damlalar ömür boyu kullanılmalıdır.
- Lazer Tedavileri: Lazer iridotomi veya lazer trabeküloplasti gibi uygulamalar gerekebilir.
- Cerrahi Müdahale: Damla tedavisinin yetersiz kaldığı veya hastanın uyum sağlayamadığı durumlarda glokom ameliyatı uygulanır.
- Acil Müdahale: Dar açılı glokom krizlerinde, damardan veya ağızdan yüksek konsantrasyonlu sıvılarla acil tedavi uygulanır ve Yag Lazer ile iris dokusunda açıklık oluşturulur.
Glokom Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler
Glokom tedavisi süreklilik arz eden bir süreçtir. Hastalar periyodik muayenelerine sadık kalmalı ve tetkiklerini zamanında yaptırmalıdır. Damlalar her gün belirlenen saatlerde uygulanmalıdır.
Kullanılan damlalar; kızarıklık, batma veya bulanık görme gibi yan etkiler oluşturduğunda, hasta vakit kaybetmeden göz doktorunu bilgilendirmelidir. Unutulmamalıdır ki glokomda tedavi, kaybedilen görmeyi geri getirmez; mevcut görme yetisini korumayı hedefler.




