Doktorsitesi.com

GENÇLERDE UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI

Psk. Duygu Yakupoğlu
Psk. Duygu Yakupoğlu
24 Mayıs 2016394 görüntülenme
Randevu Al
GENÇLERDE UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Uyuşturucu Madde Bağımlılığı ve Küresel Yaygınlığı

2015 Dünya raporuna (UNODC) göre, dünya genelinde 15-64 yaş aralığındaki yaklaşık 246 milyon kişi geçtiğimiz yıl en az bir kez madde kullanmıştır. Bu istatistik, ilgili yaş grubundaki her 20 kişiden birinin risk altında olduğunu göstermektedir. Uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığı her yaş grubunda görülebilse de, en yaygın olarak ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkmaktadır.

Madde Bağımlılığının Nedenleri ve Risk Faktörleri

Uyuşturucu madde bağımlılığı; fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan ciddi zararlar barındıran kompleks bir süreçtir. Bağımlılığın gelişmesinde tek bir neden yerine, birbiriyle etkileşimli çeşitli faktörler rol oynar. Kişilerin madde kullanmaya başlamasında en sık karşılaşılan üç temel neden merak, arkadaş baskısı ve keyif alma arzusudur.

Bağımlılık sürecini tetikleyen diğer önemli unsurlar şunlardır:

  • Yaşamın getirdiği stresten kurtulma çabası,
  • Kişisel uyumsuzluklar,
  • Çevresel ve sosyokültürel etkenler.

Gençlerde Madde Kullanımının Belirtileri

Uyuşturucu kullanmaya başlayan gençlerde zamanla belirgin davranışsal ve fiziksel değişimler gözlemlenir. Bu değişimler hem sosyal çevrede hem de akademik hayatta kendini gösterir.

Sosyal ve Davranışsal Değişimler

Madde kullanan bireylerde genellikle içe kapanma ve mevcut arkadaş grubuna karşı (madde kullananlar hariç) ilgisizlik görülür. Duygularda tutarsızlık, cinselliğe karşı ilgisizlik ve başarıya yönelik rekabetçi çabalarda belirgin bir düşüş yaşanır. Bu durum, gencin sosyal izolasyona sürüklenmesine neden olur.

Fiziksel ve Akademik Göstergeler

Madde etkisindeki gençlerde ortaya çıkan fiziksel ve okul odaklı belirtiler şunlardır:

  • Fiziksel Belirtiler: Kilo kaybı, zayıflama (iştahsızlık), halsizlik, yorgunluk ve konuşmada peltekleşme.
  • Akademik Belirtiler: Dikkat dağınıklığı, dalgınlık, uykulu hal veya aşırı hareketlilik.
  • Okul Devamlılığı: Başlangıçta okul başarısında düşüş ve devamsızlık artışı görülürken, süreç ilerledikçe okuldan tamamen uzaklaşma gerçekleşir.

Madde Türlerine Göre Yoksunluk Belirtileri

Yoksunluk, madde etkisi kaybolduğunda ve yeni doz alınmadığında ortaya çıkan tabloyu ifade eder. Belirtilerin şiddeti, kullanım süresi ve miktarına göre değişiklik gösterir.

Madde TürüTemel Yoksunluk Belirtileri
AmfetaminYorgunluk, uykusuzluk, aşırı iştah, huzursuzluk, sinirlilik ve kabuslar.
Morfin ve TürevleriKas ağrıları (bacak/sırt), şiddetli huzursuzluk, sürekli madde arama, bulantı, kusma, terleme ve ateş.
Kokainİştah artışı, uykusuzluk veya aşırı uyku, depresyon, bitkinlik ve intihar düşüncesi.
Esrar (Ağır Kullanım)Uykusuzluk, huzursuzluk, mide bulantısı ve sinirlilik hali.

Uyuşturucu Madde Bağımlılığı Tedavi Süreci

Tedavi süreci, başlangıç aşamasında bağımlıya sunulan fiziksel ve psikolojik desteği kapsar. Bağımlı bireyler genellikle yoksunluk dönemindeki fiziksel acılardan korkarlar; ancak hastane ortamında bu semptomları yatıştıracak ilaç tedavileri uygulandığı için süreç kontrol altında yönetilir.

Fiziksel yoksunluk dönemi tamamlandıktan sonra tedavinin odağı değişir. Bu aşamada, bireyin topluma uyum sağlaması ve ileride tekrar madde kullanımına yönelmemesi (nüks önleme) için yürütülen terapilere ağırlık verilir.

Psikolog Duygu Yakupoğlu

Etiketler

Uyuşukluk hissiUyuşturucu etkisi türünde uyuşmaUyuşturucu tedavisiUyuşturucu bağımlılığı tedavi yaklaşımlarıUyuşturucu madde bağımlılığı tedavisiUyuşturucu madde alışkanlığıUyuşturucu madde alışkanlığı tedavisiUyuşturucu bağımlılığıUyuşturucu çeşitleri testiUyuşturucu kullanım oranıUyuşturucu tedavisi nasıl yapılırUyuşturucu bağimliliği ve nedenleriUyuşturucu bağımlılığı ve etkileriUyuşturucu bağımlılığı nasıl anlaşılır

Yazar Hakkında

Psk. Duygu Yakupoğlu

Psk. Duygu Yakupoğlu

Duygu Yakupoğlu lise eğitimini İstanbul da Bakırköy Anadolu lisesinde tamamlamıştır. Lisans eğitimini İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji bölümünde burslu olarak bitirmiş, aynı zamanda lisans eğitimine devam ederken ikinci üniversite olarak Sosyal Hizmetler bölümünü okumuştur. Lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra psikolojik test eğitimleri almıştır. Lisans eğitimi sırasında pek çok yerde staj görmüştür. Bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde sabahları poliklinik ve serviste visitlere katılıp, öğleden sonraları hastaları gözlemlemiş ve seanslara gözlemci olarak katılmıştır. Şizofreni ve borderline kişilik bozukluğu, paranoid kişilik bozukluğu gibi birçok kişilik bozuklukları bunun yanında majör depresif, bipolar gibi birçok duygu durum bozuklukları tanısı almış hastaları da görme ve onlarla çalışma fırsatı yakalayarak stajını tamamlamıştır. Bir sonraki stajını Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, gelen danışanların seanslarına ve psikolojik test uygulamalarına gözlemci olarak katılmış, danışan değerlendirmelerinde bulunmuştur. Bu hastanede depresyon, panikatak, anksiyete, bipolar, obsesif-kompülsif bozukluk, uyku bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi tanıları alan danışanlar ile çalışmıştır. Bakırköy Adalet Sarayında Aile mahkemelerinde bulunmuş, boşanmış ya da boşanmak üzere olan eşlerin çocukları ile çalışmış ve seanslara gözlemci olarak katılmıştır. Bunların yanı sıra Reem Nöropsikiyatri merkezinde Dr. Mehmet Yavuzun nöropsikolojik muayenelerine katılmış, klinikte bulunan psikologlar ile danışan değerlendirmeleri yapmıştır ve kliniğe gelen danışanlara psikolojik testler uygulamıştır. Klinikte EEG, EMG, TMS, MAGNOTERAPİ gibi tedavi yöntemlerinde gözlemci olarak bulunmuş ve uygulamada eşlik etmiştir. Psychother psikolojik danışmanlık merkezi kadrosuna dâhil olmadan önce Mehmet Akif Ersoy Hastanesinde özel bir proje içerisinde hasta ve çalışan ilişkilerini, diyaloglarını iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.