Doktorsitesi.com

Gebelikten korunma yöntemleri kısırlığa neden olur mu?

Op. Dr. Seval Taşdemir
Op. Dr. Seval Taşdemir
2 Nisan 2021187 görüntülenme
Randevu Al
Gebelikten korunma yöntemleri kısırlığa neden olur mu?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikten Korunma Yöntemleri ve Doğurganlık İlişkisi

Çiftlerin en çok merak ettiği konuların başında, gebelikten korunma yöntemlerinin ileride çocuk sahibi olma potansiyelini etkileyip etkilemeyeceği gelmektedir. İstenmeyen gebelikleri önlemek amacıyla başvurulan pek çok farklı metot bulunmaktadır. Bu yöntemler arasından kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna en uygun olanı seçildiği sürece, gelecekteki gebelik planları için kalıcı bir engel teşkil etmez.

Uzman kontrolünde uygulanan modern korunma yöntemleri, doğurganlığı kalıcı olarak sonlandırmaz. Aksine, doğru yöntem seçimi üreme sağlığını korumaya yardımcı olabilir. İşte en sık tercih edilen ve en sağlıklı kabul edilen korunma yöntemleri:

Deri Altı İmplantları (Doğum Kontrol Çubukları)

Deri altı implantları, üst kola yerleştirilen ve yaklaşık 4 cm uzunluğunda olan küçük çubuklardır. Uzman hekimler tarafından kolayca uygulanan bu yöntem, yaklaşık 3 yıl süreyle yüksek oranda koruma sağlar. İmplant, yumurtalıklardan yumurta salınmasını önleyerek, rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak ve rahim iç tabakasını incelterek gebeliği engeller.

İmplant Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her tıbbi yöntemde olduğu gibi, doğum kontrol implantlarının da bazı yan etkileri ve kontrendikasyonları bulunmaktadır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Olası Yan Etkiler: Sivilce, baş ağrısı, vücut ağırlığında artış, memede hassasiyet, düzensiz kanama, vajinal enfeksiyon, sinirlilik ve yorgunluk görülebilir.
  • Kimlere Uygulanmaz: Etkin maddeye alerjisi olanlar, gebelik şüphesi taşıyanlar, damar tıkanıklığı (tromboz) öyküsü olanlar, tanı konmamış vajinal kanaması ve ciddi karaciğer hastalığı bulunanlar bu yöntemi kullanmamalıdır.
  • Kimler İçin Uygundur: Uzun süreli korunma isteyenler, östrojen içeren yöntemleri kullanamayanlar ve doğumdan 4 hafta sonraki emzirme dönemindeki kadınlar için ideal bir seçenektir.

Kondom (Prezervatif) Kullanımı

Erkeklerin cinsel ilişki öncesinde kullandığı lateks bariyer olan kondom, en yaygın korunma yöntemlerinden biridir. Kadın vücuduna hormonal veya fiziksel bir müdahalede bulunmadığı için kısırlık yapma riski yoktur. Ayrıca, cinsel yolla bulaşan ve tüplerde tıkanıklığa yol açabilen enfeksiyonları önlediği için dolaylı yoldan doğurganlığı koruyucu bir etkiye sahiptir. Ancak, kullanıcı hatasına bağlı olarak güvenilirliği sınırlı olabilir.

Spiral (Rahim İçi Araç - RİA) Kullanımı

Rahim içi araç (spiral), rahim içine yerleştirilen ve gebeliğin oluşmasını engelleyen küçük bir tıbbi cihazdır. Oldukça güvenli olan bu yöntem, en az 5 yıl boyunca ek bir koruma gerektirmez. Bakır iyonları içeren spiraller, sperm ve embriyoları etkileyerek döllenmeyi önler. Uygulama sonrası enfeksiyon gelişmediği sürece, doğurganlık üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır.

Doğum Kontrol Hapları

Günlük olarak alınan doğum kontrol hapları, içerdikleri östrojen ve progesteron hormonları sayesinde yumurtlamayı baskılar. Bu hapların en büyük avantajı, kullanım bırakıldıktan kısa bir süre sonra yumurtlama ve doğurganlığın hızla geri dönmesidir. Uzun süreli kullanımlarda dahi doğurganlığın kalıcı olarak etkilenmesi söz konusu değildir.

Aylık ve Üç Aylık Korunma İğneleri

Bu yöntemler, genellikle aylık veya üç aylık periyotlarla kalçadan kas içerisine enjekte edilerek uygulanır. İçerdikleri progesteron hormonu ile yumurtlamayı engellerler.

YöntemUygulama ŞekliEtki Mekanizması
Aylık İğneKas içi enjeksiyonYumurtlamayı baskılar
Üç Aylık İğneKas içi enjeksiyonUzun süreli hormon salınımı

Önemli Not: İğne yöntemi bırakıldıktan sonra yumurtlama fonksiyonunun tekrar düzene girmesi birkaç ay sürebilir. Gebelikten korunma yöntemlerinin çoğu güvenli olsa da, herhangi bir yönteme başlamadan önce mutlaka bir uzman kontrolünden geçilmeli ve kısırlık riskleri açısından değerlendirme yapılmalıdır.

Etiketler

Doğum kontrol haplarıKadın hastalıklarıtrombozgebelikten korunma yöntemleri

Yazar Hakkında

Op. Dr. Seval Taşdemir

Op. Dr. Seval Taşdemir

Op. Dr. Seval TAŞDEMİR, 1962 yılında Manisa'da doğmuştur. ilk orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamlamış olup 1987 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'nde yapmış ve Kadın Doğum Uzmanlığı eğitimini tamamlamıştır.. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.