Doktorsitesi.com

Gebelikte hipertansiyon (preeklampsi) belirtileri ve tedavisi

Prof. Dr. Ümit Özekici
Prof. Dr. Ümit Özekici
28 Ağustos 20142112 görüntülenme
Randevu Al
  • Preeklampsi, 20. gebelik haftasından sonra yüksek tansiyon ve idrarda protein artışıyla ortaya çıkan, hem anne hem de bebek için hayati risk taşıyan ciddi bir durumdur.
  • Hastalığın bilinen tek kesin tedavisi doğumun gerçekleşmesidir; ancak erken haftalarda anne ve bebeğin sağlığı arasındaki hassas denge gözetilerek ilaç tedavisi ve yakın takip uygulanır.
  • Düzenli doktor kontrolleri ve erken tanı, plasenta ayrılması veya nöbet gibi ağır komplikasyonların önlenmesinde en kritik koruyucu yöntemdir.
Gebelikte hipertansiyon (preeklampsi) belirtileri ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Hipertansiyon (Preeklampsi) Nedir?

Preeklampsi, daha önce normal kan basıncı değerlerine sahip olan bir gebede, 20. gebelik haftasından itibaren kan basıncının yükselmesi ve idrarda protein artışı ile karakterize olan ciddi bir durumdur. Kan basıncındaki hafif bir artış dahi preeklampsi belirtisi olabilir. Tedavi edilmediği takdirde bu hastalık, hem anne hem de bebek hayatını ciddi şekilde tehlikeye atabilmektedir.

Günümüzde preeklampsinin bilinen tek kesin tedavisi doğumun gerçekleşmesidir. Miada yakın dönemde doğum yapıldığında ve bebek eşi (plasenta) çıkarıldığında, anne kan basıncı genellikle normal sınırlara döner. Ancak erken gebelik haftalarında tanı konulduğunda, bebeğin gelişimi için zaman kazanmak ile anne hayatını riske atmamak arasında hassas bir denge kurulmalıdır.

Preeklampsi (Gebelik Zehirlenmesi) Belirtileri Nelerdir?

Preeklampsi genellikle 20. haftadan sonra yavaş yavaş gelişebileceği gibi aniden de başlayabilir. Aşağıdaki belirtiler preeklampsi açısından kritik uyarıcılardır:

  • Yüksek Tansiyon: Tansiyonun 140/90 mmHg veya üzerinde olması (en az 6 saat, en fazla 7 gün arayla yapılan iki ölçümün yüksek çıkması).
  • Proteinüri: İdrarda yüksek oranda protein bulunması.
  • Şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi.
  • Görme bulanıklığı veya görme bozuklukları.
  • Karın üst bölgesinde, özellikle sağ kaburga altında hissedilen ağrı.
  • Bulantı, kusma ve idrar miktarında azalma.
  • Hızlı kilo artışı.

Önemli Not: Yüz ve ellerde şişlik (ödem) preeklampsiye eşlik edebilir; ancak normal gebeliklerde de görülebildiği için tek başına tanısal bir değer taşımaz. Şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ve şiddetli karın ağrısı durumunda acil tıbbi yardım alınmalıdır.

Gebelikte Hipertansiyonun Nedenleri ve Türleri

Preeklampsinin nedenleri tam olarak anlaşılamamış olsa da araştırmacılar belirli teoriler üzerinde durmaktadır. Geçmişte anne kanındaki zararlı maddelerden kaynaklandığı düşünülse de güncel yaklaşımlar şu faktörlere odaklanır:

  • Rahime giden kan akımının yetersizliği.
  • Kan damarlarındaki hasarlar.
  • Bağışıklık sistemi bozuklukları.
  • Yetersiz beslenme.

Gebelikte Görülen Diğer Hipertansiyon Türleri

TürTanım
Gestasyonel HipertansiyonGebeliğe bağlı yüksek tansiyon vardır ancak idrarda protein görülmez.
Kronik HipertansiyonGebeliğin 20. haftasından önce başlayan ve doğum sonrası 12 hafta süren tansiyondur.
Süperpoze PreeklampsiKronik hipertansiyon zemininde gelişen preeklampsi durumudur.

Preeklampsi İçin Risk Faktörleri

Bazı durumlar gebelikte hipertansiyon gelişme riskini artırabilir:

  • İlk gebelik veya yeni bir partnerden olan gebelik.
  • Yaş faktörü: 20 yaş altı veya 40 yaş üstü gebelikler.
  • Obezite ve çoğul gebelik (ikiz, üçüz vb.).
  • Gebelikler arasında uzun süre olması.
  • Kronik hastalıklar: Diyabet, böbrek hastalığı, migren, lupus veya romatoid artrit.
  • D vitamini eksikliği ve gebelik sırasında geçirilen diş veya üriner sistem enfeksiyonları.

Olası Komplikasyonlar ve Riskler

Preeklampsi şiddetlendikçe ve ne kadar erken başlarsa risk o kadar artar. Başlıca komplikasyonlar şunlardır:

  1. Bebeğe giden kan akımının azalması.
  2. Plasental Abrupsiyo: Plasentanın doğumdan önce rahim duvarından ayrılması.
  3. Eklampsi: Preeklampsiye nöbetlerin eklenmesi durumu.
  4. Kardiyovasküler Risk: Preeklampsi öyküsü olan kadınlarda ileride kalp-damar hastalığı riski artabilir.

Tanı Testleri ve Tedavi Yöntemleri

Tanı koymak ve durumun şiddetini belirlemek için şu yöntemler kullanılır:

  • Kan Testleri: Özellikle pıhtılaşmayı sağlayan hücre (trombosit) sayısının kontrolü.
  • 24 Saatlik İdrar Takibi: İdrardaki protein miktarının kesin tespiti.
  • Fetal Ultrason ve NST: Bebeğin büyümesi ve iyilik halinin (biyofizik profil) izlenmesi.

Tedavi ve İlaç Kullanımı

Tedavi sürecinde hastanın loş ve sessiz bir ortamda dinlenmesi, yakın takip altında tutulması gerekir. Kullanılan başlıca ilaçlar:

  • Antihipertansifler: Tansiyonu düşürmeye yardımcı ilaçlar.
  • Kortikosteroidler: Karaciğer fonksiyonlarını düzenler ve bebeğin akciğer gelişimini hızlandırır.
  • Antikonvülzanlar: Nöbet geçirmeyi önlemek amacıyla kullanılır.

Doğum ve Sonrası

Eğer gebelik miada yakınsa, doktorunuz gebeliğin sonlandırılmasını (doğumu) önerecektir. Rahim ağzının durumu ve bebeğin sağlığına göre normal doğum veya sezaryen tercih edilebilir. Doğumdan sonraki birkaç hafta içinde kan basıncı değerleri genellikle normale döner.

Önleme: Preeklampsiyi engellemek için bilinen kesin bir yöntem (tuz kısıtlaması vb.) yoktur. En etkili korunma yolu, erken tanı için düzenli doktor kontrollerini aksatmamaktır.

Etiketler

Gebelikte yüksek tansiyonPreeklampsi nedirPreeklampsi belirtileri nelerdirHamilelikte tansiyon problemleri neden olurGebelikte hipertansiyon (preeklampsi) nedenleriGebelikte hipertansiyon (preeklampsi) belirtileri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ümit Özekici

Prof. Dr. Ümit Özekici

Prof. Dr. Ümit ÖZEKİCİ, tıp eğitimini İstanbul Tıp Fakültesi'nde tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine aynı üniversitenin Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda  yapmış ve Kadın Haatalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur. 1989 yılında Göttingen Üniversitesi Tıp Fükültesi’nde ilk fertilite eğitimine başlamış olan Dr. ÖZEKİCİ, 1991-1992 yılları arasında ise yardımcı üreme eğitimi için Nottingham Üniversitesi Queen’s Medical Center’de konuk öğretim üyesi olarak IVF/ ICSI, endoskopik ve mikrocerrahi konularında çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.