Doktorsitesi.com

Gastro-özefagial reflü

Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu
Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu
12 Ekim 2023104 görüntülenme
Randevu Al
Gastroözofageal reflü(GÖR) hastalığı mide asidinin kalıcı olarak ve düzenli olarak yemek borusuna aktığı, mide ekşimesi ve diğer semptomların yanı sıra olası doku hasarına neden olan bir durumdur. Bu sadece zaman zaman hazımsızlık ve asit reflü vakası değildir. Amerikan Gastroenteroloji Koleji, günlük olarak, en az 15 milyon Amerikalı mide ekşimesi (asit reflü semptomu) yaşıyor diyor.
Gastro-özefagial reflü
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Reflü Hakkında Bilinmesi Gereken Temel Bilgiler

Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH), mide asidinin düzenli ve kalıcı bir şekilde yemek borusuna geri kaçmasıyla karakterize kronik bir durumdur. Bu rahatsızlık, sadece geçici bir hazımsızlık vakası değil, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen tıbbi bir tablodur.

Reflü süreciyle ilgili öne çıkan kritik bilgiler şunlardır:

  • Reflü, mide asidinin yemek borusuna kaçtığı kalıcı ve düzenli bir durumdur.
  • Asit reflüsü haftada iki kereden fazla yaşandığında reflü teşhisi konulabilir.
  • Bu durum; mide yanması, hazımsızlık ve özofagusta (yemek borusu) tehlikeli doku hasarlarına neden olabilir.
  • Hastalık genellikle midenin üst kısmı ile yemek borusunun birleştiği noktadaki işlevsiz bir valf mekanizmasından kaynaklanır.
  • Sağlıklı kilo verme, sigarayı bırakma ve stres yönetimi risk faktörlerini azaltmada etkilidir.
  • Tedavi sürecinde proton pompası inhibitörleri, antiasitler ve yaşam tarzı değişiklikleri bir arada uygulanır.

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) Nedir?

Gastroözofageal reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna kaçarak mide ekşimesi, doku hasarı ve çeşitli semptomlara yol açmasıdır. Amerikan Gastroenteroloji Koleji verilerine göre, her gün yaklaşık 15 milyon Amerikalı asit reflüsünün en belirgin semptomu olan mide ekşimesini tecrübe etmektedir. Bu durum, basit bir sindirim probleminden ziyade süreklilik arz eden bir hastalık olarak tanımlanır.

Reflü Nedenleri ve Risk Faktörleri

Ara sıra görülen reflü; aşırı yemek yeme, yemekten hemen sonra uzanma veya belirli gıdaların tüketilmesiyle ortaya çıkabilir. Ancak kronikleşen GÖRH vakaları genellikle daha derin nedenlere dayanır. Hastalık, bazen nedeni bilinmeyen (idiyopatik) şekilde her yaş grubunda görülebilse de çoğunlukla yaşam tarzı faktörlerine bağlıdır.

Reflü riskini artıran temel unsurlar şunlardır:

Risk FaktörüAçıklama
Fazla KiloMide üzerindeki baskıyı artırarak asit kaçışını kolaylaştırır.
Sigara KullanımıValf mekanizmasının işlevini bozarak reflüyü tetikler.
Beslenme AlışkanlıklarıAşırı porsiyonlar ve yemek sonrası hemen yatmak temel nedenlerdir.
StresVücut fonksiyonlarını etkileyerek semptomların şiddetini artırabilir.

Reflü Belirtileri Nelerdir?

Reflü belirtileri, bazen izole ve zararsız bir atak gibi görünse de sıklıkla hastalığın habercisidir. En yaygın semptom olan mide yanması, göğüs kafesinin arkasında hissedilen yanma ve rahatsızlık hissidir. Bu his, özellikle kişi yemek yedikten sonra, eğildiğinde veya yatar pozisyona geçtiğinde daha da şiddetlenmektedir.

Reflü Tanısı Nasıl Konulur?

Sık sık asit reflüsü yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması hayati önem taşır. Aile hekimi yönlendirmesiyle gidilen bağırsak tıbbı uzmanları (gastroenterologlar), durumu daha detaylı incelemektedir. Modern tıp imkanları doğrultusunda, hastanemizde uygulanan pH metri ve endoskopi yöntemleri ile kesin tanı konulabilmektedir.

Reflü Tedavisi ve Korunma Yöntemleri

Reflü tedavisinde temel amaç, mide asidinin yemek borusuna verdiği zararı minimuma indirmektir. Tedavi süreci şu aşamalardan oluşur:

  1. İlaç Tedavisi: Mide asidi üretimini azaltan proton pompası inhibitörleri ana tedavi seçeneğidir. Ayrıca alkali kimyasallar içeren antiasitler asidi nötralize etmek için kullanılır.
  2. Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Kilo kontrolü ve zararlı alışkanlıkların bırakılması tedavinin başarısını artırır.
  3. Cerrahi Müdahale: İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda veya yemek borusunda kalıcı doku hasarı ve yapısal değişiklikler oluştuğunda cerrahi yöntemler ön plana çıkar.

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu

Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu

Dr.Öğr.Üyesi Ferhat FERHATOĞLU, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini başarı ile tamamlayarak Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayıp Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.