Doktorsitesi.com

FMF (AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ)

Doç. Dr. Meral Torun Bayram
Doç. Dr. Meral Torun Bayram
14 Nisan 2022200 görüntülenme
Randevu Al
Ailesel Akdeniz Ateşi nedir, nasıl bir hastalıktır? Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA) veya yaygın bilinen adıyla İngilizce “Familial Mediterranean Fever “in baş harflerinden oluşan FMF karın içi organları çepeçevre saran ve karın boşluğunun iç yüzünü örten periton denilen zarda, yine akciğer ile kalbi saran plevra ve perikard denilen zarlarda, cilt ve eklemlerde tekrarlayan ve kendiliğinden düzelen iltihabı ataklara neden olan genetik bir hastalıktır.
FMF (AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) Nedir?

Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF); karın, akciğer ve kalp gibi iç organları saran zarların yanı sıra cilt ve eklemlerde tekrarlayan iltihabi ataklarla seyreden genetik bir hastalıktır. Tıbbi literatürde periton, plevra ve perikard olarak adlandırılan bu zarlarda meydana gelen iltihaplanmalar, genellikle kendiliğinden düzelen ataklar şeklinde görülür. Hastalık, ismini klasik olarak Akdeniz çevresinde yaşayan toplumlarda sık görülmesinden alsa da, Türkiye'de özellikle İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde yaygınlık göstermektedir.

FMF Hastalığının Genetik Temelleri ve Geçişi

FMF, genetik mutasyonlar sonucunda ortaya çıkan kalıtsal bir rahatsızlıktır. Hastalıktan sorumlu olan genlerdeki değişiklikler, anne ve babadan çocuklara aktarılır. Her bireyde her genden iki kopya bulunur; bu kopyalardan biri anneden diğeri babadan gelir.

Genetik geçiş süreçleri şu şekilde işlemektedir:

  • Çekinik Kalıtım: Hem anne hem de babadan mutasyona uğramış genin geçmesi durumunda çocuk hasta olur.
  • Taşıyıcılık: Sadece bir ebeveynden mutasyonlu gen alınması durumunda çocuk taşıyıcı olur.
  • Sağlıklı Durum: Her iki ebeveynden de sağlam genlerin alınmasıyla birey tamamen sağlıklı olur.

Önemli bir detay olarak, taşıyıcı bireylerde bazen silik hastalık bulguları görülebilir. Bu nedenle aile öyküsünde FMF olan bireylerin klinik değerlendirmeleri titizlikle yapılmalıdır. Hastalık genellikle çocukluk veya erken ergenlik döneminde başlar; vakaların %80'i 20 yaşından önce, %60'ı ise 10 yaşından önce semptom vermeye başlar.

Ailesel Akdeniz Ateşi Belirtileri Nelerdir?

FMF'in en temel belirtileri tekrarlayan yüksek ateş ve buna eşlik eden şiddetli ağrılardır. Hastaların yaklaşık %90'ında görülen karın ağrısı, en sık karşılaşılan şikayettir. Ataklar genellikle 1 ile 4 gün arasında sürer ve atak aralarında hastalar kendilerini tamamen sağlıklı hissederler.

Hastalığın klinik tablosunda görülebilecek diğer bulgular şunlardır:

  • Göğüs Ağrısı: Genellikle tek taraflı olup derin nefes almayı zorlaştıracak kadar şiddetli olabilir.
  • Eklem Ağrıları: Sıklıkla ayak bileği veya diz gibi tek bir eklemde şişlik ve ağrı görülür. Bu ataklar 4 günden 2 haftaya kadar uzayabilir.
  • Deri Döküntüleri: Özellikle bacaklarda ve eklem üzerinde görülen, erizipel (yılancık) benzeri kırmızı döküntüler karakteristiktir.
  • Nadir Bulgular: Tekrarlayan perikardit (kalp zarı iltihabı), miyozit (kas iltihabı), menenjit ve periorşit (testis çevresi iltihabı).

FMF hastalığında en kritik risk, amiloid adı verilen proteinin organlarda birikmesidir. Bu durum zamanla böbrek yetmezliği gibi geri dönüşümsüz organ hasarlarına yol açabilir.

FMF Tanısı Nasıl Konulur?

FMF tanısı esas olarak klinik bulgulara dayanarak konulur. Hastalığa özgü tek bir laboratuvar testi bulunmamakla birlikte, ataklar sırasında vücuttaki iltihabı gösteren değerler yükselir.

Test AdıDurumu
C-Reaktif Protein (CRP)Atak sırasında yükselir
Eritrosit Sedimantasyon Hızı (ESH)Yüksek seyreder
FibrinojenArtış gösterir
Lökositoz (Beyaz Küre)Sayısı artar

Genetik testler tanı sürecinde önemli bir yardımcıdır; ancak testin negatif çıkması hastalığı tamamen dışlamaz. Tanı, genetik sonuçların klinik öyküyle birleştirilmesiyle kesinleşir.

Tedavi Yöntemleri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ailesel Akdeniz Ateşi tamamen ortadan kaldırılamayan ancak kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Tedavinin temel taşı Kolşisin kullanımıdır. Bu ilaç, atakların sıklığını ve şiddetini azaltırken, hayati risk taşıyan amiloid birikimini engeller. İlacın sadece atak dönemlerinde değil, ömür boyu düzenli kullanılması zorunludur.

Atakları Tetikleyen Faktörler

Atakların ortaya çıkmasında kişiden kişiye değişen bazı tetikleyiciler rol oynayabilir:

  • Fiziksel ve ruhsal stres
  • Soğuğa maruz kalma
  • Yağlı beslenme alışkanlıkları
  • Enfeksiyonlar ve bazı ilaçlar
  • Kadınlarda adet dönemleri

Kolşisin Kullanımı ve Yan Etkileri

Atak sırasında ilaç dozunu artırmak fayda sağlamadığı gibi, yüksek dozda kolşisin kullanımı kanlı ishal ve şiddetli karın ağrısına neden olabilir. İlacın olası yan etkileri arasında alerjik reaksiyonlar, karaciğer enzimlerinde yükselme ve kan sayımı bozuklukları yer alır. Bu nedenle hastaların düzenli aralıklarla uzman bir hekim tarafından izlenmesi hayati önem taşır.

Etiketler

Ailesel akdeniz atesi tedavisiÇocuklarda ailesel akdeniz ateşi belirtileriAilesel akdeniz ateşi nedenleriAilesel akdeniz ateşi ataklarıAilesel akdeniz ateşi genetik midir

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Meral Torun Bayram

Doç. Dr. Meral Torun Bayram

Doç. Dr. Meral Torun Bayram, 1979 Konya doğumludur. İlkokulu Malatya 12 Eylül İlkokulu’nda, ortaokulu İstanbul Kartal Lisesi ve Diyarbakır Ali Emre Ortaokulu’nda, liseyi Diyarbakır Cumhuriyet Fen Lisesi’nde okumuştur. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ihtisasımı Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde tamamlamıştır. İkinci uzmanlığımı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı’nda tamamladıktan sonra mecburi hizmetimi Urfa Çocuk Hastanesi’nde yapmıştır. 2015 yılında Çocuk Nefroloji Doçenti ünvanını almıştır. Halen Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı’nda öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir. Özellikle çocukluk çağında görülen idrar yolu enfeksiyonu, gece gündüz idrar kaçırma ve diğer işeme bozuklukları, hematüri (idrarda kan görülmesi), proteinüri (idrarda protein yüksekliği), böbrek taşları, böbrek ve idrar yollarının gelişimsel problemleri, yüksek tansiyon (hipertansiyon), böbrek yetmezliği, nefrotik-nefritik sendrom ve böbrek ve idrar yollarının diğer tüm hastalıkları ile ilgilenmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.