Doktorsitesi.com

Fazla kilolar ruh sağlığınızı bozmasın

Uzm. Psk. Sevda Sevimli Yurtseven
Uzm. Psk. Sevda Sevimli Yurtseven
8 Mayıs 2015184 görüntülenme
Randevu Al
Fazla kilolar ruh sağlığınızı bozmasın
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Depresyon ve Kilo Problemi Arasındaki Çift Yönlü İlişki

Psikolojik sorunlar ile kilo kontrolü arasında son derece güçlü ve çift yönlü bir etkileşim bulunmaktadır. Bazı durumlarda psikolojik problemler yeme isteğini artırarak fazla kilolara neden olurken, bazı durumlarda ise fazla kilolar kişide stres ve depresyon belirtilerinin ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle kilo yönetimi sürecinde sadece diyet ve egzersiz değil, psikolojik destek alınması da büyük önem taşımaktadır.

Duygusal Yeme Bozukluğu: Mutsuzluk ve Karbonhidrat İlişkisi

Depresyon ve kilo dengesi arasında her zaman yakın bir bağ mevcuttur. Depresyon sürecindeki bireyler; keyifsizlik, mutsuzluk, sosyal izolasyon ve enerji düşüklüğü gibi sorunlarla mücadele ederler. Kişi hayattan zevk alamadığı bu dönemlerde, biyolojik bir ihtiyaçtan ziyade duygusal bir yatırım olarak yemeğe yönelebilir.

Bu süreçte genellikle şu besin grupları tercih edilmektedir:

  • Çikolata ve şekerli ürünler
  • Hamur işleri ve yüksek karbonhidratlı gıdalar
  • Mutluluk hormonu salgılattığı düşünülen işlenmiş gıdalar

Ancak bu yiyeceklerin sağladığı haz duygusu geçicidir. Kısa süreli rahatlamanın ardından tekrar yeme ihtiyacı doğar ve bu durum kilo artışını kaçınılmaz kılar. Genellikle depresyon kilo alımını tetiklese de, bazı vakalarda kısa sürede aşırı kilo kaybı da gözlemlenebilen bir durumdur.

Beden İmajı ve Kiloya Bağlı Gelişen Depresyon

Kilo alımı her zaman psikolojik kökenli olmayabilir; ancak fiziksel nedenlerle alınan kilolar zamanla psikolojik yıkıma yol açabilir. Beslenme düzeninin bozulması, tiroit hastalıkları, diyabet, kronik rahatsızlıklar, genetik yatkınlık veya hareketsiz yaşam gibi faktörler kilo artışına neden olabilir.

Kişinin ideal beden imajına ulaşamaması şu sonuçları doğurabilir:

  1. Beden imajından hoşnut olmama ve kendini beğenmeme.
  2. Çevreden gelen eleştirilere ve bakışlara maruz kalma.
  3. Sosyal ve flört ilişkilerinde çekingenlik yaşama.
  4. Özgüven azalması ve kronik mutsuzluk.

Stres Yönetimi ve Yemek Yeme Alışkanlığı

Kendine değer veren bir birey, hem bedensel hem de ruhsal sağlığı için gerekli mesaiyi harcayan bir yapıdadır. Duygusal eksikliklerin yemekle doldurulmaya çalışılması, mevcut probleme yeni problemler eklemekten başka bir sonuç vermez. Stres anlarında yemeğe yönelmek uzun vadede daha derin mutsuzluklara yol açar. Unutulmamalıdır ki; duygusal boşlukların çözümü gıdalarda değil, stres yönetiminde gizlidir.

Kilo Verme Sürecinde Psikolojik Desteğin Başarıya Etkisi

Sürekli diyete başlama, sürdürememe ve başarısızlık döngüsü, genellikle altta yatan bir psikolojik soruna veya zayıf stres yönetimine işaret eder. Bu noktada profesyonel bir psikolojik destek almak; sorunun kaynağına inilmesini, içsel farkındalık kazanılmasını ve bu kısırdöngünün kırılmasını sağlar.

Tedavi YöntemiEtkisi ve Başarı Oranı
Sadece DiyetAltta yatan stres faktörü varsa başarı oranı düşüktür.
Diyet + PsikoterapiDepresyon ve anksiyeteyi azaltır, kilo verme başarısını artırır.
Eş Zamanlı TerapiFiziksel ve ruhsal sağlığa bütüncül bir kavuşma sağlar.

Sonuç olarak, kilo kontrolünde altta yatan bir psikolojik stres varsa, sadece beslenme programı uygulamak yeterli olmayabilir. Fiziksel ve ruhsal sağlığa tam anlamıyla kavuşmak için beslenme programı ile eş zamanlı olarak terapi görmek en etkili yöntemdir.

Etiketler

Diyet yaparken nelere dikkat edilmeliDiyet ve spor kadar psikolojik yardım da önemliStresten yemeyinMutsuzluk çikolata ve hamur işine itebiliyorSürekli diyete başlama ve sürdürememe

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Sevda Sevimli Yurtseven

Uzm. Psk. Sevda Sevimli Yurtseven

Uzm.Psk.Sevda SEVİMLİ YURTSEVEN, İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nde başlamış olduğu lisans eğitimini başarı ile tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.