Doktorsitesi.com

Farklı Bir Perspektifle : Sağlık ve Hastalık

Psk. Mehmet Efeoğlu
Psk. Mehmet Efeoğlu
24 Mayıs 2019101 görüntülenme
Randevu Al
Farklı Bir Perspektifle : Sağlık ve Hastalık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Toplumsal Değişim ve Beden Üzerindeki Etkileri

Toplumsal değişimin beden üzerindeki etkisi, modern sosyolojinin en kritik konularından biridir. Anoreksiya, aslında küreselleşmenin etkilerini de kapsayan belirli toplumsal dönüşümlerin bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Batı toplumlarında beslenme bozukluklarındaki artış, gıda üretiminin son otuz kırk yılda hız kazanan küreselleşme süreciyle doğrudan ilişkilidir.

Gıda Üretiminde Küreselleşme ve Tüketim Alışkanlıkları

Yeni soğutma teknikleri ve konteynır taşımacılığının yaygınlaşması, gıda maddelerinin uzun süre saklanabilmesini ve küresel ölçekte taşınabilmesini sağlamıştır. 1950'lerden itibaren süpermarketler, dünyanın dört bir yanından gelen gıdalarla dolup taşmaya başlamıştır. Bu durum, gıdaya erişimi mevsimsel döngülerden çıkararak sürekli hale getirmiştir.

Günümüzde, özellikle gelişmiş ülkelerde insanlar beslenme düzenini daha ciddiye almaktadır. Bu durum sadece zayıflama çabası değil, gıdanın bol olduğu bir dönemde "ne yiyeceğimize karar verme zorunluluğu" ile ilgilidir. Modern birey, beslenme diyetini oluştururken bilimsel verilerin ve tıbbi bilgilerin (yüksek kolesterolün kalp hastalıklarına etkisi gibi) ışığında hareket etmektedir.

Bedenin Şekillendirilmesi ve Yaşam Tarzı

Gıdanın bolca bulunduğu toplumlarda, bireyler bedenlerini kendi yaşam tarzlarına ve alışkanlıklarına göre şekillendirme fırsatına sahip olmuştur. Bu süreçte kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Koşmak ve yüzmek
  • Bisiklete binmek
  • Yoga yapmak
  • Bilinçli beslenme programları uygulamak

Beslenme bozuklukları, bu imkanların sunduğu fırsatlar ile yarattığı şiddetli gerilim ve baskılar arasındaki dengesizlikten kaynaklanmaktadır.

Beslenme Bozukluklarında Cinsiyet Faktörü

Beslenme bozuklukları her ne kadar erkekleri de etkilese de (hastaların yaklaşık %10'u erkektir), kadınlarda görülme sıklığı çok daha yüksektir. Bunun temel nedenleri arasında toplumsal normların kadınların fiziksel çekiciliğine verdiği aşırı önem ve ideal erkek bedeni imgesinin farklılığı yer almaktadır.

Joan Jacobs Brumberg'in araştırmalarına göre, günümüzde genç kızların benlik algıları tamamen bedenleri etrafında şekillenmektedir. Brumberg, bedenin artık bir temel hedef haline geldiğini ve bu durum üzerinden ticari çıkar sağlandığını savunmaktadır.

FaktörEtki DüzeyiAçıklama
Toplumsal NormlarYüksekKadın görünüşüne verilen aşırı önem
Ticari ÇıkarlarOrta/YüksekBeden kaygısı üzerinden sağlanan kazanç
Benlik AlgısıKritikKimlik tanımlamasının beden odaklı yapılması

Görünüş Odaklı Toplum ve Psikolojik Yansımalar

Anoreksiya ve benzeri bozukluklar, kadınların toplumda daha aktif rol almalarına rağmen hala becerileriyle değil, görünüşleriyle değerlendirildikleri gerçeğini yansıtır. Bu durumun kökeninde yatan temel unsurlar şunlardır:

  1. Beden Utancı: Bireyin kendini yetersiz ve kusurlu bulması.
  2. Başkalarının Gözü: Diğer insanların değerlendirmelerine karşı duyulan aşırı kaygı.
  3. Zayıflık İdeali: Kilo vermenin tüm sorunları çözeceğine dair gelişen saplantı.

Doğanın Toplumsallaşması ve Gelecek Kaygıları

Teknolojik ilerlemeler, kalori hesabı gibi yöntemlerle beden üzerinde daha fazla özerklik sağlasa da, bu durum yeni kaygıları beraberinde getirmektedir. Sosyologların "doğanın toplumsallaşması" olarak adlandırdığı bu süreç, eskiden doğal kabul edilen görüngülerin artık toplumsal kararlarımıza ve irademize bağlı hale gelmesini ifade eder. Bedenimiz üzerindeki bu yeni kontrol gücü, hem olumlu fırsatlar hem de ciddi sağlık riskleri barındıran bir dönemin kapılarını aralamıştır.

Etiketler

PsikolojikPsikolojik destekPsikoterapiPsikolojik belirtilerAnoreksiya nervozaAnoreksiPsikolojik değerlendirmePsikolojik tedaviPsikoterapi süreciPsikoterapiye direnmePsikoterapi desteği

Yazar Hakkında

Psk. Mehmet Efeoğlu

Psk. Mehmet Efeoğlu

Mehmet Efeoğlu, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi, Yüksek Lisans eğitimini ise Beykent Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünde, hastane deneyimini de Fransız Lape Hastanesi'nde başarıyla tamamlamıştır. Mehmet Efeoğlu’nun kurucusu olduğu Homopsychologicus Profesyonel Danışmanlık merkezi zamanla bir dönüşüm geçirerek büyümüş ve bir akademi haline gelmiştir. Bu sebeple, artık “Mehmet Efeoğlu Akademi” olarak anılmaktadır. İnternette yapılan araştırmalarda Homopsychologicus olarak görülen süreç artık Mehmet Efeoğlu Akademi’ye evrilmiştir. Bu kurumun vizyonu öncelikle Homopsychologicus kavramına dayanır. Homopsychologicus; Homosapiens ya da Homoeconomicus gibi insanın duygu, düşünce ve davranış ekseninde eğilimlerini ve sınırlarını belirlemek için ortaya atılmış bir kavramdır. Homosapiens kavramı düşünebilmeye vurgu yaparak düşünen insan anlamına gelirken Homoeconomicus ise insan davranışlarını belirleyen temel faktörün ekonomik çıkarlar olduğunu öne sürer. Homopsychologicus kavramı ise bu noktada insanların davranışlarının, duygularının ve düşüncelerinin varoluş temelinde psikolojinin ağırlıklı etkisi olduğunu öne sürer. Homopsychologicus'a göre temel belirleyici faktör insanların psikolojileri ve onların diğer dinamiklerle ilişkisidir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.