Doktorsitesi.com

DEPREM SONRASI ÇOCUKLARA DOĞRU YAKLAŞIM

Uzm. Psk. Dan. Zehra Ezer
Uzm. Psk. Dan. Zehra Ezer
7 Şubat 2023259 görüntülenme
Randevu Al
Doğal afetlerde akut yaralanan hastaların %43’e varan kısmı çocuktur ve afet sonrası çocuklar sadece fiziki olarak etkilenmekle kalmayıp aynı zamanda yaşadıkları yerden ayrılma, aile bireylerini kaybetme, iletişim, ulaşım ve eğitim açısından da birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Doğal afetler, genellikle aniden gerçekleşmesi, sıra dışı, kestirilemez olması ve fiziksel ve zihinsel olarak hazırlık yapılması mümkün olmaması sebebiyle çocukluk döneminde rastlanan sıradan streslerden oldukça farklıdır. Deprem yaşantısına bağlı olarak oluşabilecek travmanın, çocuklar üzerinde çok yönlü ve karmaşık etkileri olabilmektedir. Afet yaşantısı geçirmiş küçük bir çocuk, bir sonraki öğünün nereden ve nasıl geleceği konusunda endişe duymazken en sevdiği oyuncağı kaybettiği için endişelenebilir. Çocuğun yaşadığı felaketin, sosyal çevresindeki iki önemli kurum olan aile ve okul tarafından anlaşılması, paylaşılması, bu iki kaynaktan alacağı destek, dayanışma ve yardım yaşadığı durumla baş edebilmesinde son derece önem taşımaktadır (İşmen,2001).
DEPREM SONRASI ÇOCUKLARA DOĞRU YAKLAŞIM
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Deprem Sonrası Çocukların Psikolojik Sağlığını Korumak

Doğal afetler, özellikle çocuklar üzerinde derin duygusal etkiler bırakabilen travmatik olaylardır. Deprem sonrası çocuklara yardımcı olmak, ebeveynlerin hem kendi psikolojik sağlamlıklarını korumalarını hem de çocuklarına güvenli bir alan yaratmalarını gerektirir. Bu süreçte çocukların verdikleri tepkileri anlamlandırmak ve onlara doğru yaklaşımlarla destek olmak, uzun vadeli travmaların önlenmesinde kritik bir rol oynar.

Ebeveynlerin Kendi Psikolojik Sağlığına Dikkat Etmesi

Doğal afet sonrasında ebeveynler, ancak kendilerine bakım verebildikleri ölçüde çocuklarına faydalı olabileceklerini unutmamalıdır. Ebeveynlerin sadece çocukların ihtiyaçlarına odaklanıp kendi fiziksel ve duygusal gereksinimlerini hiçe sayması, çocuklarına beklenen yararı sağlamayacaktır. Ebeveynin psikolojik dayanıklılığı, çocuğun iyileşme sürecindeki en temel dayanaktır.

Günlük Rutinlerin Korunması ve Güven Duygusu

Travmatik olayların ardından rutinler, çocuklara hayatın devamlılığına dair güçlü bir güvence sunar. Mümkün olduğunca düzenli yemek ve uyku saatlerine sadık kalınmalıdır. Deprem sonrasında kamp veya çadır gibi geçici barınma alanlarında olsanız dahi, bu rutinleri yeniden yaratmaya ve uygulamaya özen göstermek çocuğun kaygısını azaltacaktır.

Duygusal Temas ve İletişimin Gücü

Çocuğun kendisini güvende hissetmesi için sevgi ifadeleri içeren, güven verici bir dil kullanılmalıdır. Fiziksel temasın iyileştirici gücünden faydalanmak bu süreçte oldukça önemlidir:

  • Kucaklamak ve sarılmak,
  • Elini tutmak veya dokunmak,
  • Sakinleştirici bir ses tonuyla konuşmak.

Bu tür fiziksel temaslar, çocuğun duygusal olarak rahatlamasına ve regüle olmasına doğrudan yardımcı olur.

Medya Kullanımı ve Bilgi Kirliliğinden Korunma

Çocuğun izlediği televizyon programları veya sosyal medya içerikleri mutlaka sınırlandırılmalıdır. Aşırı duygusal, dramatik veya korkutucu haberler yerine; gerçekçi ve yaşa uygun bilgiler ebeveyn kontrolünde sunulmalıdır. Kontrolsüz medya maruziyeti, çocuktaki travma etkilerini tetikleyebilir.

Kendini İfade Etme Yöntemleri ve Sanatın Rolü

Ebeveynler, çocukların yaşadıkları duyguları dışa vurmalarına yardımcı olacak alanlar yaratmalıdır. Bire bir konuşmaların yanı sıra şu yöntemler teşvik edilebilir:

  • Hikaye yazdırmak veya anlatmasını istemek,
  • Resim yapmak veya çeşitli sanat projeleri geliştirmek,
  • Süreçteki olumlu figürleri (itfaiye ekipleri, gönüllüler) resmetmeye yönlendirmek.

İletişimde Kaçınılması Gereken Hatalı Yaklaşımlar

Çocuğun güvenini yeniden kazanmaya çalışırken gerçekçi olmayan sözler verilmemelidir. Özellikle şu iki noktaya dikkat edilmelidir:

  1. Gerçekçi Olmayan Vaatler: "Bitti, bir daha asla olmayacak" gibi kesin ve bilimsel olarak güvenilirliği olmayan ifadelerden kaçınılmalıdır.
  2. Duyguları Küçümsemek: Çocuğun korkusunu hafife alan "Korkacak bir şey yok" gibi cümleler, çocuğun duygusunun önemsizleşmesine neden olur.

Çocuklarda Regresyon (Geriye Dönüş) Belirtileri

Deprem gibi sarsıcı olaylardan sonra çocukların güven alanı zedelendiği için regresyon adı verilen davranışlar görülebilir. Bu durum, çocuğun gelişimsel olarak daha önceki dönemlere ait tepkiler vermesidir.

Regresyon BelirtileriDikkat Edilmesi Gerekenler
Parmak emme veya tırnak yemeAsla eleştirilmemeli ve ayıplanmamalıdır.
Anne ve babaya sürekli yapışık olmaBebeklik olarak değerlendirilmemelidir.
Yalnız kalamama ve sürekli ilgi isteğiSabırla ve anlayışla karşılanmalıdır.

Bu davranışlar, çocuğun yaşadığı yoğun kaygıya karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır ve profesyonel bir yaklaşımla desteklenmelidir.

Uzm. Psk. Dan. Zehra EZER

Etiketler

TravmatikÇocuklarda stresDeprem korkusuTravma sonrası yapılması gerekenlerÇocuklarda travma nasıl önlenirDepremlerin yarattığı korkudan korunma

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Zehra Ezer

Uzm. Psk. Dan. Zehra Ezer

Psk. Dan. Zehra Mezgil lise öğreniminin ardından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünü başarı ile tamamlayarak psikolojik danışman unvanını almıştır. Yüksek lisansını yine aynı okulda devam etmektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.