Doktorsitesi.com

Evlilik ve Hakkında merak edilenler!

Psk. Hatice Ertuğrul
Psk. Hatice Ertuğrul
21 Mart 2016230 görüntülenme
Randevu Al
Evlilik ve Hakkında merak edilenler!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Evlilik Süreci ve Günümüzdeki Boşanma Dinamikleri

Evlilik, kadın ve erkeğin ortak bir karar almasıyla başlayan ve kültürel faktörlere göre şekillenen bir süreçtir. Çiftler bu yola genellikle "iyi günde ve kötü günde" birlikte olma motivasyonuyla çıksalar da güncel veriler bu tablonun değiştiğini göstermektedir. Günümüzde boşanma oranları ciddi bir artış göstermekte ve ayrılıkların temel nedeni genellikle şiddetli geçimsizlik olarak kayıtlara geçmektedir.

Evlilikte Sınır Problemleri ve Aile Müdahalesi

Çiftlerin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, evliliğin sınırlarını sadece iki kişi arasında tutamamalarıdır. Özellikle ülkemizde evlilikler genellikle sadece iki kişi arasında değil; çiftler ve onların anne-babaları dahil olmak üzere toplamda altı kişi arasında yaşanmaktadır. Ailelerin bu yeni kurulan birliği onaylaması ve müdahale etmemesi kritik bir öneme sahiptir.

Ebeveynlerin çocuklarını hala küçük görmeleri ve bağımsız bir aile olduklarını kabullenememeleri, süreci zorlaştırmaktadır. Özellikle düğün hazırlıkları dönemi, ailevi kıyaslamalar ve müdahaleler nedeniyle en problemli evre haline gelmektedir. Bu süreçte kurulan "senin ailen, benim ailem" şeklindeki suçlayıcı cümleler, ilişkinin temelini sarsabilmektedir.

İletişim Sistemleri ve Cinsiyetler Arası Farklılıklar

Evlilikte kadın ve erkeğin düşünme sistemleri arasındaki farklılıklar belirginleşir. Kadınlar genellikle olayların altındaki derin nedenleri ve duygusal ihtiyaçları analiz ederken; erkekler duruma daha çok neden-sonuç ilişkisi ve çözüm odaklı yaklaşmaktadır.

Örneğin; bir kadının "üşüyorum" demesi aslında ilgi görme ve yakınlık kurma ihtiyacını simgelerken, bir erkek bu durumu sadece fiziksel bir ihtiyaç olarak algılayıp çözüm üretmeye odaklanabilmektedir. Bu noktada her iki tarafın da artan sorumluluklara hazır olması, evliliğin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşır.

Evlilikte İlk İki Yılın Önemi ve Sorumluluk Paylaşımı

Evliliğin ilk 2 yılı, çiftlerin birbirine ve yeni düzene alışması gereken kritik dönem olarak kabul edilir. Bu süreçte çiftlerin hemen çocuk sahibi olmamaları, ilişkinin temellerinin oturması açısından tavsiye edilmektedir. Farklı aile kültürlerinden gelen iki bireyin aynı evde ortak bir düzen kurması, beraberinde ciddi sorumluluklar getirir.

Ev içindeki temel görevlerin paylaşımı, evliliğin huzuru için belirleyicidir. Bu görevler arasında şunlar yer alır:

  • Ev düzeninin oluşturulması ve korunması,
  • Yemek hazırlığı ve mutfak alışverişi,
  • Temizlik ve kıyafetlerin düzenlenmesi,
  • Genel ev idaresi ve market ihtiyaçlarının karşılanması.

Eğer taraflardan biri üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmezse ve diğer taraf bu eksikliği tamamlamazsa, evlilik yapısında ciddi sarsıntılar meydana gelmektedir.

İlişkide Denge ve Çaba Faktörü

Sevgililik döneminde sorun edilmeyen pek çok konu, evlilikle birlikte bitmek bilmeyen taleplere dönüşebilmektedir. Çiftler zamanla ilişki yaşamayı bir kenara bırakıp nesnelere ve maddi unsurlara yatırım yapmaya başlamaktadır. Bu durumun temel nedeni, tarafların kendilerini garanti altında hissederek kaybetme korkusunu yitirmeleridir.

Evlilik meşakkatli bir yoldur ve bu yolun yürünebilmesi için karşılıklı denge şarttır. Tarafların alttan almadığı, sadece karşı taraftan çaba ve özür beklediği senaryolarda evlilikler maalesef sonlanmaktadır. Başarılı bir evlilik için sınırların baştan iyi belirlenmesi ve dış müdahalelere karşı korunması gerekmektedir.

Yazar Hakkında

Psk. Hatice Ertuğrul

Psk. Hatice Ertuğrul

Psk. Hatice ERTUĞRUL 28 Mayıs 1981 tarihinde doğmuştur. 2001 yılında Haliç Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünde başladığı lisans eğitimini 2005 yılında tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.